2. Ceza Dairesi 2020/13588 E. , 2021/14586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 21.01.2015 yerine 20.01.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş; adli sicil kaydına göre, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2010 tarihli ve 2009/1102 E., 2010/103 K. sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan verilen 2 y
**2. Ceza Dairesi 2020/13588 E. , 2021/14586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 21.01.2015 yerine 20.01.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş; adli sicil kaydına göre, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2010 tarihli ve 2009/1102 E., 2010/103 K. sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 11 ay hapis cezası nedeniyle tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının sanıklar ..., ... ve ... bakımından uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. I) Sanık ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Kısmi iade halinde suçtan zarar gören kişinin 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca rıza göstermesi koşuluyla, etkin pişmanlık hükümlerinden kısmi iadede bulunan sanığın yararlanabileceği gözetildiğinde, mağdurun 16/04/2015 tarihli keşif sırasındaki beyanına göre; hırsızlık suçundan oluşan zararın yalnızca sanık ... tarafından kısmen tazmin edildiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iadede bulunmayan sanık ... hakkında TCK'nın 168/2. maddesi gereğince indirim yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde; TCK'nın 142/2-h. ve 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından, TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine 3 yıl 11 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarihli ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine sanıklar ... ve ... bakımından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...’nin karar tarihinden sonra, 31/07/2020 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nın 64/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, 2- Hüküm tarihinde aynı yargı çevresinde bulunan Denizli D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...’a duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 13/01/2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 3- Tüm dosya içeriğine göre; suça konu iş yerinden içinde toplam 400 TL para bulunan iki adet yazar kasanın çalınmasından sonra, 28/01/2015 günü yakalanan sanıklar ... ile ...’in yer göstermesi sonucu yazar kasa çekmecesi ve yazar kasa fişi rulosunun ele geçirildiği, kovuşturma aşamasında da sanık ... tarafından hırsızlık suçundan kaynaklanan zararın birkısmının tazmin edildiği somut olayda; öncelikle mağdurdan ele geçirilen eşyaların tam ve sağlam olarak kendisine teslim edilip edilmediği çelişkiye yer bırakmayacak şekilde sorularak bu hususun açıklığa kavuşturulması, soruşturma aşamasında kısmi iade gerçekleştiğinin tespiti halinde kısmi iade nedeniyle indirimden sadece kısmi iadede bulunan kişinin yararlanabileceği de nazara alınarak, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığının belirlenmesi, rızanın bulunduğunun tespiti halinde sanık ... hakkında TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Kısmi iade halinde suçtan zarar gören kişinin 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca rıza göstermesi koşuluyla, etkin pişmanlık hükümlerinden kısmi iadede bulunan sanığın yararlanabileceği gözetildiğinde, mağdurun 16/04/2015 tarihli keşif sırasındaki beyanına göre; hırsızlık suçundan oluşan zararın yalnızca sanık ... tarafından kısmen tazmin edildiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iadede bulunmayan sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 168/2. maddesi gereğince indirim yapılarak eksik ceza tayini, 5- Kabule göre de; Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde; TCK'nın 142/2-h. ve 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından, TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine 3 yıl 11 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... bakımından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçu yönünden bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.