11. Ceza Dairesi 2012/9661 E. , 2012/10708 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak HÜKÜM : 1) 2003 yılında işlenen suç nedeniyle : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi gereğince sanıkların 15 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. 2) 2004 yılında işlenen suç nedeniyle : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 765 sayılı TCK.nun 59.…
**11. Ceza Dairesi 2012/9661 E. , 2012/10708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak HÜKÜM : 1) 2003 yılında işlenen suç nedeniyle : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi gereğince sanıkların 15 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. 2) 2004 yılında işlenen suç nedeniyle : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi gereğince sanıkların 15 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihlerinin suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılması nedeniyle 26.01.2004, 26.01.2005 ve 21.01.2006 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 1- Sanıklar hakkında 2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanıkların temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ... hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesinde belirtilen dava şartı olan mütala alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Sanıklar hakkında 2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyize gelince; a- 213 sayılı Kanunun 367. maddesinde belirtilen dava şartı olan mütalaanın dosya içersinde bulunan Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığının 24.07.2008 tarih 4963 sayılı yazısında yüklenen suçları birlikte işledikleri iddia ve kabul olunan sanık ... ile ilgili olduğu, diğer sanık ... hakkında verilmiş bir mütalaa bulunmadığı anlaşıldığından; sanık ... yönünden de mütalaa alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması, b- Sanıkların kullandığı ve sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen Burak Nur İnşaat Malzemeleri Metal Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile Şubat 2004' ten sonra ünvan değiştirerek Burak Kağıtçılık Metal Sanayi Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 12.05.2008 tarih, VDENR-2008-1072/18 sayılı vergi tekniği raporu ve ekleri dosyaya getirtilip, sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp bu dava ile birleştirilmemesi halinde, dava dosyası celp edilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, gerektiğinde faturaları düzenleyen mükellef ile sanığın yetkilisi olduğu şirkete ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile, faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılması ile; 3-Kabul ve uygulamaya göre de; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere; aynı takvim yılında farklı dönemlerde birden çok sahte faturanın kullanılması durumunda faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, 765 sayılı Türk Ceza Yasası ile 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı somut olarak ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle kararın gerekçe bölümünde lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan temel ceza belirlendikten sonra lehe Yasa değerlendirmesi de yapılmadan ve sanıklara yüklenen 2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçunun suç tarihinin 26.01.2006 olduğu halde bu takvim yılı için de suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 765 sayılı TCK. hükümlerinin uygulanması, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 05.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.