1. Hukuk Dairesi 2008/650 E. , 2008/3473 K. "" MAHKEMESİ : FETHİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları K..Y...149 parsel sayılı taşınmazın ifrazını sağlayarak 165 nolu parseli davalı k...E..’e bedelsiz olarak satış göstermek suretiyle temlik ettiğini diğer kızı F..’in eşine duyulan güvensizlik nedeniyle payını annesi F.. Y.. temlik ettiğini,amacın ilerde bu payın kızı F..temlikinin sağlanması, ise de …
**1. Hukuk Dairesi 2008/650 E. , 2008/3473 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FETHİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları K..Y...149 parsel sayılı taşınmazın ifrazını sağlayarak 165 nolu parseli davalı k...E..’e bedelsiz olarak satış göstermek suretiyle temlik ettiğini diğer kızı F..’in eşine duyulan güvensizlik nedeniyle payını annesi F.. Y.. temlik ettiğini,amacın ilerde bu payın kızı F..temlikinin sağlanması, ise de F..Y..n bu temliki yapamadan öldüğü,dolayısıyla davalı E..’in bu taşınmazda da mirasçı sıfatıyla pay aldığını, temlikin geçersiz ve muvazaalı olduğunu, yolsuz tescil nedeniyle diğer davalıya E..tarafından yapılan temlikin de geçersiz olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptal, tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa olgusunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi K..K...in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, dava dilekçesinde gösterilen dava değerine göre talebi reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişme konusu 149 parsel sayılı taşınmazdaki maliki olduğu 1/2 payını miras bırakan K..Y..ın, 10.02.1960 tarihli akitle satış suretiyle davalı kızı E..e, 1/2 payını da eşi dava dışı F..Y..a temlik ettiği, davacı tarafından işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek eldeki davayı açtığı, mahkemece de miras bırakanın hak dengesini gözeterek paylaştırma yaptığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Bilindiği gibi; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.