1. Hukuk Dairesi 2013/12225 E. , 2013/13146 K. "" MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine i…
**1. Hukuk Dairesi 2013/12225 E. , 2013/13146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece temlikin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre;tarafların ortak miras bırakanı olan N... Ç...'in 22.06.2011 tarihinde öldüğü, geride eşi olan davalı ile ilk eşden olma çocukları olan davacılar ve ikinci eşinden dünyaya gelen dava dışı Ç...'i mirasçı olarak bıraktığı, murisin maliki olduğu 112 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 nolu bağımsız bölümü 16.12.1998 tarihinde eşi olan davalıya satış yolu ile temlik ettiği, davacıların miras bırakanın kendilerinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak temlik işlemlerini gerçekleştirdiğini ileri sürerek eldeki davayı açtıkları, davalının ise savunmasında, miras bırakanın davacılara da karşılıksız kazandırmalarda bulunduğunu ve temlik konusu taşınmaz dışında da terekesinde çok sayıda taşınmazı olduğunu, murisin mal kaçırmak amacıyla hareket etmediğini ileri sürmüşlerdir. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.