1. Hukuk Dairesi 2024/3174 E. , 2025/3044 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1025 E., 2024/787 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/374 E., 2024/104 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
**1. Hukuk Dairesi 2024/3174 E. , 2025/3044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1025 E., 2024/787 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/374 E., 2024/104 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; muris ... ...'nun davacının eşi olduğunu, bu süreçte murisin hastalık ve bakımı ile yıllardır davacının ilgilendiğini, murisin dava konusu 114 ada 188 parseldeki payının tamamı ile 234 ada 126 parseldeki 11 nolu bağımsız bölümü ve 251 ada 30 parseldeki 24 nolu dükkanı kız kardeşi olan davalıya satış suretiyle mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı temlik ettiğini, davacının, devirleri murisin ölümünden sonra öğrendiğini, davalının taşınmazları satın alabilecek maddi gücünün olmadığını, tapuda gösterilen değerlerle gerçek değerler arasında fark olduğunu, 2004 yılında yapılan devre rağmen taşınmazların aynı şekilde muris ve davacı eşi tarafından kullanılmaya devam edildiğini, murisin taşınmazları satması için bir sebebinin de bulunmadığını, murise yapılan bir ödeme olmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacının miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; murisin kronik rahatsızlıkları bulunduğunu ancak normal hayatını sürdürmesine engel olacak bir rahatsızlığının olmadığını, davacının ve murisin birbirlerine hep destek olduklarını, davalı ve dava dışı annesinin taşınmaz satın alabilecek maddi güçlerinin olduğunu, murisin davacı ile gizlice evlendiğini, murisin ömrü boyunca çalışmayı sevmediğini, sürekli borçlandığını, masraflarını karşılayamadığını, sürekli davalıdan ve annesinden para istediğini, davalı ve annesinin de murise maddi katkıda bulunduğunu, borçlarını ödediklerini, bu şekilde murisin hacizler ile karşı karşıya kaldığını, halen dahi murisin kredi borcunun bulunduğunu, murisin devamında bankalardan kredi çekmeye de başladığını, bankalara borçlandığının öğrenilmesi üzerine dava dışı annenin murise para vermediğini, davalının da vermesini engellediğini, bunun üzerine murisin davaya konu taşınmazlarını satışa çıkarmaya başladığını ve davalının taşınmazları bedeli ile satın aldığını, murisin tekrar kendilerinden para istemesinin ve evsiz kalmasının önüne geçilebilmesi için davalıya devrettiği taşınmazları kullanmasına izin verildiğini, muvazaalı bir devrin bulunmadığını, bu şekilde murisin borçlarının ödendiği gibi satış karşılığı kendisine nakit elden para da verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; taşınmazların devir tarihindeki yaklaşık değeri 360.000,00 TL civarında iken murisin kredi borçları toplamının 75.000,00 TL civarında olduğu, devredilen taşınmazların değeri ile murisin borç miktarı arasında fahiş fark bulunduğu, tanık beyanlarında davacı ile murisin ailesinin arasının iyi olmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların devredildiğinden kimsenin haberinin olmadığı ve iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; muris ...'in davalı kız kardeşi ve dava dışı annesinden gizlice davacı ile evlendiği, devam eden süreçte davacı ile murisin kız kardeşi ve annesinin aralarının açık olduğu, murisin davaya konu taşınmazlardan 936 ada 1 parseldeki 24 nolu dükkan nitelikli bağımsız bölümde elektrik ürünlerini tamir işiyle uğraştığı, 2004 yılında yaptığı devre rağmen ölene kadar bu iştigaline devam ettiği, yine davaya konu taşınmazlardan 1091 ada 12 parseldeki 11 nolu bağımsız bölüm 2004 yılında davalıya devredilmesine rağmen ölene kadar davacı eşiyle birlikte kullanıldığı, murisin 2002 yılında davacı eşi ile olan evliliğinden tıbben müşterek çocuklarının olamayacağı hususunu öğrendiği, bunun üzerine davalının verdiği karşılıksız paralar ve murisin devir tarihinden sonra da devam edeceği ortada olan borçları nedeniyle murisin mirasçısı olan eşinden mal kaçırmak amacıyla temlikleri gerçekleştirdiği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçelerinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucunda delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek karar verildiğini, davalı tanık beyanlarının savunmaları doğrultusunda olup muvazaalı bir devir olmadığı hususunun anlaşılacağını, davalıya yapılan devrin gerçek bir satış olduğunu, muris aleyhine yapılan icra takiplerinin dosya arasına alınmadığını, murisin aldığı kredilerin geri ödemesi ile ilgi ... Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifi ve ... Bankası ... Şubesinden bilgi ve belgelerin istenmediği, murisin gelirine ilişkin vergi kayıtları ve borçlarının ödemelerine ilişkin belgeler Vergi Dairesi, Kooperatif ve Bankadan celp edilmiş olsa idi murisin geliri ile kredilerini dahi ödeyemeyecek durumda olduğunun ortaya çıkacağını, alım gücü anlamında davalının dava dışı annesiyle ortak hesaplarının bulunduğunu, davalının alım gücünün araştırılmadığını, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere murisin davacı eşinden mal kaçırmasını gerektirir bir husumetinin olmadığını, yine bu taşınmazları davalı kardeşine bedelsiz olarak verecek kadar murisin davalı kardeşi ile de bir yakınlığının bulunmadığını, anılan beşeri ilişkilere de dikkat edilmeden karar verildiğini, kararın çelişkili olduğunu, murisin paraya duyduğu ihtiyaç nedeniyle kardeşine taşınmazları devrettiği kabul edilmesine rağmen davanın kabul edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’in 30.08.2021 tarihinde öldüğü, geride 1999 yılında evlendiği eşi davacı ... ile kardeşi davalı ... ve dava dışı annesi ...’in mirasçı olarak kaldığı, murisin 29.06.2004 tarihinde 114 ada 188 parseldeki ½ payının tamamını, 28.09.2004 tarihinde 234 ada 126 parseldeki 11 nolu bağımsız bölümü ve 25.08.2004 tarihinde 251 ada 30 parseldeki 24 nolu bağımsız bölümü davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 33.877,48 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.