Ceza Genel Kurulu 2014/673 E. , 2015/182 K. "" İtirazname: 2013/349584 Mahkemesi : İSTANBUL 21. Ağır Ceza Günü : 18.09.2013 Sayısı : 264 - 272 Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık M.. O..'ın 5237 sayılı TCK'nun 188/3, 43/1, 52/2, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 660 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, İstanbul 21. Ağır …
**Ceza Genel Kurulu 2014/673 E. , 2015/182 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname: 2013/349584 Mahkemesi : İSTANBUL 21. Ağır Ceza Günü : 18.09.2013 Sayısı : 264 - 272 Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık M.. O..'ın 5237 sayılı TCK'nun 188/3, 43/1, 52/2, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 660 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.09.2013 gün ve 264-272 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 28.02.2014 gün ve 13621-1381 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.04.2014 gün ve 349584 sayı ile; “5271 sayılı Kanunun 139/1. maddesi 'soruşturma konusu suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde hakim ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararı ile kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir'demektedir. Kanunun bu hükmünden de anlaşılacağı gibi sanık hakkında delil elde edilmesi halinde gizli soruşturmacının görevi sona erecektir. Olayımızda gizli soruşturmacının ilk uyuşturucu alım satımının gerçekleştirilmesi ve kayda alması ile bu görevi sona ermiştir. Devletin güvenlik kuvvetinin görevi suç işlendiğinin tespiti halinde sanığın yakalanması ve gerekli soruşturmanın başlanılmasıdır. Suçun işlenmesinin devam etmesi ve sanığın cezasının artırımına yönelik bir görev gizli soruşturmacıya verilmemiştir. Bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 43/1. maddesi gereğince artırım yapılmaması gerekir” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak sanık hakkındaki onama kararının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 02.10.2014 gün ve 3547-10103 sayı ile, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daireyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespitine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, uyuşturucu madde ticareti yaptığı bilgisine ulaşılan sanık hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, sulh ceza hakimliğinden alınan karar doğrultusunda gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kamu görevlilerinin on sekiz gün içerisinde sanıktan farklı günlerde dört kez toplam ağırlığı üç gram olan on adet uyuşturucu hap satın aldıkları anlaşılmaktadır.