T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/359 Esas KARAR NO : 2026/141 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 21/05/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili ... 'nın davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi nezdinde toplamda 50.000 adet payının 8.522,80 adedine sahip olduğunu, Huzurdaki dava ile Davalı Şi…
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/359 Esas KARAR NO : 2026/141 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 21/05/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili ... 'nın davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi nezdinde toplamda 50.000 adet payının 8.522,80 adedine sahip olduğunu, Huzurdaki dava ile Davalı Şirket’in 22.02.2025 tarihli 2022-2023-2024 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda alınan 3, 4, 6 ve7 nolu kararların, yasanın emredici hükümlerine aykırı bulunmaları nedeniyle TTK m. 445 hükmü uyarınca iptallerine karar verilmesi zorunlu olduğunu, Davalı Şirket’in 08.10.2015 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında; şirketin faaliyetinde devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiyeye girmesi ve tasfiye memurunun seçilmesine ilişkin karar alındığını, Aradan geçen 6 yıl boyunca 08.10.2015 tarihinde atanan tasfiye memuru tasfiye amacına yönelik hiçbir işlem yapmadığını, Dava konusu genel kurul toplantısına dahi katılmadığını, Davalı Şirket’in 08.10.2015 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında; şirketin faaliyetinde devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiyeye girmesi ve tasfiye memurunun seçilmesine ilişkin karar alınmış olmasına rağmen; 9 yıldır hiçbir işlem yapılmadığını, Davalı Şirket’in paylarını devralan çoğunluk hissedar ..., Şirket’in menfaatlerini kendi çıkarları için kullanan kötüniyetli tavırlar ile Müvekkilimi adeta dışladığını, 22.02.2025 Tarihli Genel Kurul Toplantısı’nda Gündemin 3. maddesinde Yer Alan 2022-2023-2024 Yıllarına ait Faaliyet Raporları, Gerçeğe Aykırı Şekilde Hazırlanmış Şirket Defter ve Kayıtlarına Dayanarak, Eksik ve TTK, Vergi Usul Kanunu, “Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporu’nun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik” Hükümlerine Aykırı Olarak Hazırlanmış Olup, Bu Usulsüzlüklerin Kabul Edilmesi Yönünde Alınan Çoğunluk Kararı Kanuna ve Dürüstlük Kuralına Aykırı olduğunu, 22.02.2025 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nda alınan 2022-2023-2024 dönemlerine ait faaliyet raporlarının onaylanmasına dair karara alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olmaları itibarı ile muhalefet ettiğini ancak söz konusu raporlar, oyçokluğuyla kabul edildiğini ve Müvekkilinin bu husustaki muhalefeti tutanağa şerh edildiğini, Dava konusu genel kurulda onaylanan faaliyet raporları, 6102 sayılı TTK m.516 hükmünde öngörülen içerikte olmadığı ve davalı şirket’in finansal durumunu, eksiksiz, dolambaçsız ve gerçeğe uygun olarak dürüst şekilde yansıtmadığından, tasfiye halinde bir şirketin tasfiye süreciyle ilgili hiçbir bilgiye yer verilmediğinden; faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, Kanuna aykırı bir şekilde eksik olarak hazırlanarak Genel Kurul’a sunulan faaliyet raporu kanuna aykırılık teşkil ettiğini, TTK m.436 uyarınca, pay sahiplerinin kendileri ve yakınlarının kişisel nitelikteki işlerine ilişkin kararlarda ve yönetim kurulu üyelerinin kendilerine TTK m.395 ve 396 uyarınca yetki verilmesine ilişkin oylamalara katılmalarının yasak olduğunu beyanla: Davalı Şirket’in 22.02.2025 tarihinde yapılan 2022-2023-2024 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4, 6, ve 7 no’lu kararların, hukuka ve TTK’nın emredici hükümlerine aykırı olmaları nedeniyle batıl (kesin hükümsüz) nitelikte olduklarının tespitine, bu talepleri reddedilecek olursa, söz konusu kararların kanuna ve iyiniyet/ dürüstlük kurallarına aykırı bulunmaları nedeniyle iptal edilmelerine, yargılama süresince, davalı şirketin 22.02.2025 tarihinde yapılan 2022-2023-2024 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4, 6, ve 7 no’lu kararların, Şirket için ciddi zararlara yol açacağı göz önünde tutularak TTK m. 449 hükmü çerçevesinde yürütmelerinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Dava, genel kurulda alınan kararların T.T.K. 447. Madde çerçevesinde batıl olduklarının tespiti, bu talep reddedilecek olursa T.T.K. 445. Maddeye göre iptali talebiyle terditli olarak açıldığını, Terditli davalarda mahkeme H.M.K. 111. Maddeye göre asli talebin reddine esastan karar vermedikçe fer’i talebi incelenemeyeceğini ve hükme bağlanamayacağını, Butlanın tespiti davasının açılabilmesi için H.M.K. Madde 106/2 uyarınca Davacının davayı açmakta korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiğini, yürütmenin geri bırakılması kararı için gerekli koşulların da oluşmadığını, Yapılmış olan genel kurul’da butlan ve iptal koşullarının hiçbiri bulunmadığını, 2021 yılında yapılan genel kuruldan sonra davacı ile hissesinin satışı için istediği fiyat konusunda görüşme talep edildiğini, davacı görüşmeyi reddederek avukatı tarafından 16.02.2021 tarihinde gönderilen, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına delil olarak sunduğumuz WhatsApp Mesajında, kendince bir değer biçerek 5.936 USDm2 fiyatı x 3.000 M2=17.808.000 USD toplam arazi fiyatı, kendisi için de ½ karşılığı = 8.904.000 USD Dolar talep ettiğini bildirmiştir. Bunun üzerine diğer ortak ... davacıya teklif götürmek üzere BDDK ve SPK Lisanslı ... A.Ş.’ne 02.03.2021 tarihinde ... sayılı ekspertizi yaptırmış ve taşınmazın arsa birim değeri 8.125,95 TL/M2, toplam arsa değeri 24.060.944,00 TL olarak tespit edildiğini, Davacının şirketteki payı %17,0456 olmakla o tarihte payına düşen rakam 4.101.332 TL olduğunu ve davacı tarafından reddedildiğini, Son yapılan ve bu davaya konu olan genel kurulda da davacı haksız ve dayanaksız olarak kendi belirleyeceği dolar fiyatının ½ karşılığını talep ettiğini, Oysa yeniden bir değerleme yaptırılarak, güncel değerden davacının hissesine düşen %17,0456 payın karşılığını tespit etmek mümkün olduğunu ama amaç diğer ortak üzerinde baskı yaratarak fahiş menfaat elde ettiğini, 2015 yılından bu yana Tasfiye Memurları belirtildiği şekilde davacının hukuki girişimleri nedeniyle görevlerini yapamadıkları halde, onları görevlerini yerine getirmemekle itham ettiğini, M.K. 2 Maddesi uyarınca davacının kötü niyetine ve hakkın kötüye kullanılmasına esas teşkil ettiğini beyanla: Davanın hukuki dayanaktan tamamen yoksun, aynı nedenle daha önce açılmış dava bulunması, hakkaniyet ve iyiniyet ilkelerine aykırı olması, şirketin yasal işleyişine engel olmak suretiyle fahiş kazanç elde edebilmek için açılmış bulunması nedeniyle reddine, yürütmenin durdurulması talebinin öncelikle reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun TTK 451.madde kapsamında kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Anonim Şirket genel kurul kararlarının TTK 447 md gereğince batıl (kesin hükümsüz) nitelikte olduklarının tespiti bu kabul edilmez ise TTK 445 md gereğince iptal edilmeleri istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nün ...-0 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye halinde ... Şirketi nin 22.02.2025 tarihinde yapılan 2022-2023-2024 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3, 4, 6, ve 7 numaralı kararların kanuna ve iyiniyet/ dürüstlük kurallarına aykırı olmaları nedeniyle batıl (kesin hükümsüz) nitelikte olduklarının tespiti bu kabul edilmez ise iptal edilmeleri ile kararların TTK md 449 gereğince yürütmesinin geri bırakılmasına, karar verilmesi olarak tespit edilmiştir. Taraflarca bildirilen ve ibraz olunan deliller dosya içine alınmış, tespit edilen uyuşmazlık konusunda bilirkişiler Nitelikli hesaplamalar uzmanı Dr. ... ve Mali Müşavir ...'dan 27/01/2026 tarihli raporu alınmıştır. Davacı tarafın yürütmeyi durdurma istemi HMK 389 ve TTK 449 gereğince yönetim kurulu üyelerinin yazılı görüşleri alındıktan sonra 06/11/2025 tarihli karar ile yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden reddedilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK nun 445 maddesi İptal sebepleri başlığı altında; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. TTK nun 446 maddesi İptal davası açabilecek kişiler başlığı altında; a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. TTK nun 447 maddesi ;“(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.” hükmü mevcuttur, Davalı şirketin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; ...-0 sicil numarasında kayıtlı olup, ünvanının Tasfiye Halinde ... Şirketi, olduğu, merkezinin Fatih/ İstanbul da bulunduğu,davalı şirket merkezinin mahkememiz yargı alanı içinde bulunduğu, mahkememizin TTK 445 maddesi gereğince yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Dava tarihi 21/05/2025 olup, olağan genel kurul toplantısının yapıldığı 22/02/2025 dan itibaren 3 aylık süre içinde dava açılmıştır.TTK 445 maddesi gereğince dava süresindedir. Davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi nin ticaret sicil kayıtlarına, pay defteri , hazirun cetveline göre; e Şirketin toplam 5.000,-Tl.lık sermayesine takabül eden 5.000 TL değerli 50.000 adet hissesinden 4.147,72 TL değerli 41.477,20 adet hisse nin asaleten ortaklardan ... tarafından, 852,28 TL değerli 8.525,80 adet hissenin diğer ortak ... tarafından temsil edildiği , hisselerin tamamının hazır bulunduğu TTK 418 maddesi gereğince esas sözleşmeye göre aranan toplantı nisabının 22.02.2025 tarihli genel kurul toplantısında sağlandığı tespit edilmiştir. Davacı ... nın toplam 50.000 adet hisse içinde; 8.525,80 adet hisse karşılığı 852,28 TL itibari değerli paya sahip bulunduğu ,toplantıya asaletin katıldığı, iptalini istediği 3-4-6-7 maddeye karşı muhalefet şerhini tutanağa geçirip, olumsuz oy kullandığı davacı ... nın TTK 446 maddesi gereğince davacı sıfatının bulunduğu tespit edilmiştir. 3 Numaralı Gündem Maddesi Kararı Davalı şirketin 22.02.2025 tarihli 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin uyuşmazlık konusu genel kurulunun 3 nolu gündem maddesinin 2022-2023-2024 yılı faaliyet raporlarına ilişkin olduğu Bilirkişi raporundaki mali tespitlerde açıklandığı üzere “… bir gelir gider kaleminin bulunmadığı, kar olmadığı tespitinin doğru olmadığı, 2024 yılında şirketin hem gelirinin enflasyon düzeltme karı, gider olarak genel yönetim giderinin var olduğu gibi şirket 2024 yılını 4.049,39 TL kar ile kapattığının gelir tablosundan görüldüğü, dolayısıyla genel kurul 4.maddedeki tespit hatalı bir öngörüye sahip olduğu, yönetim kurulu faaliyet raporunda bununla ilgili gerekli olan açıklamaların var olmadığı…” belirlenmiştir. Bu nedenle 3 numaralı genel kurul kararı dürüst resim ilkesine aykırı olduğundan iptaline karar vermek gerekmiştir. Kararın batıl olduğu iddiası yasal koşullar oluşmadığından kabul edilmemiştir. 4 Numaralı Gündem Maddesi Kararı Davalı şirketin 22.02.2025 tarihli 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin uyuşmazlık konusu genel kurulunun 4 nolu gündem maddesinin bilanço ve gelir-gider hesaplarına ilişkin olduğu Bilirkişi raporundaki mali tespitlerde açıklandığı üzere “Genel Kurul toplantı tutanağının 4.maddesinde geçen ‘Ticari faaliyet olmadığı için bir gelir gider kaleminin bulunmadığı kar olmadığı anlaşıldı.’ cümlesinin 2024 yılıyla ilgili olarak doğru ve gerçeği yansıtmadığı, davalı şirketin ticari faaliyetinin olmadığı doğru fakat bir gelir gider kaleminin bulunmadığı, kar olmadığı tespitinin doğru olmadığı, 2024 yılında şirketin hem gelirinin enflasyon düzeltme karı, gider olarak genel yönetim giderinin var olduğu gibi şirket 2024 yılını 4.049,39 TL kar ile kapattığının gelir tablosundan görüldüğü, dolayısıyla genel kurul 4.maddedeki tespit hatalı bir öngörüye sahip olduğu gibi yönetim kurulu faaliyet raporunda bununla ilgili gerekli olan açıklamaların var olmamasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu" belirlenmiştir. Bu nedenle 4 numaralı genel kurul kararı dürüstlük kuralı ve dürüst resim ilkesine aykırı olduğundan iptaline karar vermek gerekmiştir. Kararın batıl olduğu iddiası yasal koşullar oluşmadığından kabul edilmemiştir. 6 Numaralı Gündem Maddesi Kararı Davalı şirketin 22.02.2025 tarihli 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin uyuşmazlık konusu genel kurulunun 6 nolu gündem maddesinin yönetim kurulunun seçimine ilişkin olduğu Genel kurulda alınan 5 numaralı karar ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine karar verilmiştir. 6 numaralı gündem maddesi dahilinde ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmelerine karar verilmiştir.İbrası gerçekleşmemiş yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçimi hususunda, İstanbul BAM 43. HD nin 17.07.2024 tarih ve 2021/160 E-2024/1114 K sayılı kararında; “… Yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesi ve ibrasına ilişkin 4 nolu genel kurul kararı yönünden; Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, görev sürelerinin belirlenmesi ve görevden alınmaları TTK. 408/2-b bendi gereğince genel kurulun devredilmez yetkileri arasındadır. Genel kurulun bu yetkisine müdahale doğru olmadığından alınan kararın iptali koşulları oluşmadığından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde değildir. İbra, genel kurulun yönetim kurulu üyeleri hakkında bir irade açıklaması olup genel kurulun ibra kararı yönetim kurulu üyelerinin söz konusu dönemdeki işlemlerinin hukuka ve ortaklık açısından işin gereğine uygun bulduğunu beyan etmektedir. Genel kurul, ibra kararı ile yönetim kurulu üyelerini ilgili dönemdeki faaliyetleri sebebi ile sorumlu tutmayacağını açıklamaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin ibrasının sorumluluk davasına etkisi ibranın doğal ve kanuni sonucudur. Ortakların aldığı ibra kararı, karara muhalif hisse sahiplerinin açacağı sorumluluk davaları yönünden etkisi de bulunmamaktadır. Davalı şirketin Yönetim Kurulu üyeleri ..., ... Holding A.Ş ve ... olup, yönetici ...'ın ibra edilmediği, diğer Yönetim kurulu üyelerinin ibrasında ise yönetim kurulu başkanı ...'ın oydan mahrum olmasına rağmen olumlu oy kullanması neticesinde ibra edildikleri anlaşılmakla bu yöneticiler yönünden usulünce alınmış ibra kararı bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ibra kararının iptaline karar verilmiş olması isabetli görülmüş olup bu yöne ilişen istinaf sebepleri de yerinde değildir…” açıklamalarına yer vermiştir. İçtihatlar ve yerleşik uygulamalar dikkate alınarak ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin yeniden yönetim kuruluna seçiminde bir engel bulunmadığı, aksi halde şirketin organsız kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı sabit olmakla, batıl olduğu yada iptal edilmesi isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 7 Numaralı Gündem Maddesi Kararı Davalı şirketin 22.02.2025 tarihli 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin uyuşmazlık konusu genel kurulunun 7 nolu gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerine TTK m. 395 ve TTK m. 396 uyarınca yetki verilmesine ilişkin olduğu TTK m. 436/1 uyarınca “Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.” Doktrindeki konuya ilişkin görüş; “…rekabet yasağının kaldırılması (TTK m. 396) yönetim kurulu üyesinin ortaklık dışı kişisel menfaatini ilgilendirdiğinden aynı zamanda pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın alınmasında oydan yoksundur. Ortaklıkla işlem yapma izni verilmesi (TTK m. 395) aynı nitelikte olduğundan bizzat kendisi ve ilgili yönetim kurulu üyesiyle TTK m. 436/1 anlamında yakınlık ilişkisi bulunan pay sahipleri oydan yoksundur.” (Cenkci, Esra: Şirketler Hukuku Şerhi C. II -Edit. Şenocak, Kemal-Ankara 2022, s. 2462-2463). Uyuşmazlık konusu gündem maddesi uyarınca ...’ın olumlu oyu ile ... dışındaki diğer iki yönetim kurulu üyesi olan ... ve ...’a TTK m. 395 ve m. 396 uyarınca yetki verildiği anlaşılmaktadır. Dosya içine alınan tam aile nüfus kayıt tablosuna göre ... ın oğlu olduğu Yönetim kurulu üyelerinden ... ile çoğunluk pay sahibi ... arasında alt soy/üst soy hısımlık ilişkisi bulunduğundan; TTK m. 436 çerçevesinde ...’ın 7 nolu gündem maddesi açısından oy hakkının donacağı, oy kullanamayacağı, kalan oyların davacı ... tarafından kullanılan olumsuz oylar olacağı, olumlu oy kalmadığı, uyuşmazlık konusu genel kurulun 7 nolu gündem maddesinde, ... yönünden karar yeter sayısı sağlanamadığı sabit olacaktır. Mahkememizce 7 numaralı genel kurul kararının ... yönünden batıl/kesin hükümsüz olduğuna karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nün ...-0 sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ nin 22.02.2025 tarihinde yapılan 2022-2023-2024 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan; -7 numaralı genel kurul kararının ... yönünden BATIL/KESİN HÜKÜMSÜZ OLDUĞUNA, diğer kararlar yönünden istemin reddine -3 ve 4 numaralı kararların kanuna ve iyiniyet/ dürüstlük kurallarına aykırı olmaları nedeniyle İPTALİNE, diğer kararlar yönünden istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 732-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsiline, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.230,80-TL ilk gider, 41.217,50-TL tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 42.448,30-TL yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 32.143,93-TL sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 6-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2026 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır