T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar ASIL DAVADA: DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av... Av... DAVALI : 1 -... DAVALI : 2 -... BİRLEŞEN Konya ... ATM'NİN ... E.…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar ASIL DAVADA: DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av... Av... DAVALI : 1 -... DAVALI : 2 -... BİRLEŞEN Konya ... ATM'NİN ... E. ... K. SAYILI DAVASINDA : DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av... Av... Av... DAVALI :... BİRLEŞEN Konya ... ATM'NİN ... E. ... K. SAYILI DAVASINDA : DAVACI :... VEKİLLERİ : Av... Av... Av... DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/03/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı- birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı ...... Şti. vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04/04/2017 tarihli sözleşme ve 01/02/2019 tarihli ek sözleşme düzenlendiğini, sözleşme gereğince davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmeler gereğince davacıya (diğer ödemelerin dışında) Konya, Karatay, ...... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki ... Blok, ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin verilmesinin kararlaştırıldığını, ... nolu bağımsız bölümün verilmesine rağmen ... nolu bağımsız bölümün verilmediğini ileri sürerek taraflar arasındaki her iki sözleşmede yer alan işlerin bedeli karşılığında Konya İli, Karatay İlçesi, ...... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, mümkün olmaması halinde ... nolu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bununda mümkün olamaması halinde ... nolu bağımsız bölümün sözleşmede kararlaştırılan bedeli olan 330.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ...... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında Elektrik işlerinin yapılması konusunda 04.07.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak davacı şirketin imzalanan sözleşme koşullarını yerine getirmediğinden taraflar arasında 01.02.2019 tarihinde ek sözleşme yapıldığını, ek sözleşme ile anahtar teslimi için gerekli işlemlerin eksik ve tamamlanması gerek işler olduğunun tespit olunduğunu, davacı şirket tarafından taahhüt edilen işe başlanmasına rağmen ek sözleşmede ayrıntıları belirlenen işlemlerin eksik ve ayıplı şekilde yapıldığını, davacı şirkete yapılan bildirimlere rağmen mevcut durumda herhangi bir düzelmenin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen ... E. sayılı dosyasında davacı ...... Şti. vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 04/04/2017 tarihli sözleşme ve 01/02/2019 tarihli ek sözleşme düzenlendiğini, sözleşme gereğince davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ayrıca davacının sözleşme dışı ek iş ve imalatlar da yaptığını, sözleşmelerden kaynaklanan alacak taleplerinin Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından istenildiğini, bu dosyada sözleşme dışı iş ve imalat bedellerinin talep edildiği, sözleşme dışı işlerin Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasında da belirlendiğini ileri sürerek, şimdilik 2.500 TL'nin muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 18/12/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; dava değerini 184.432,11 TL'ye arttırmıştır. Birleşen Konya ... ATM'nin ... E. sayılı dosyasında, davacı ...... Şti. vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 04/04/2017 tarihli sözleşme ve 01/02/2019 tarihli ek sözleşme düzenlendiğini, sözleşme gereğince davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalı tarafından yapılan işlerin eksik ve hatalı olduğunu, eksik ve hatalı işlerin Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyası ile de belirlendiğini, ayrıca cezai şart ve alacaklarının da bulunduğunu ileri sürerek, davalı tarafından sözleşme gereğince eksik ve hatalı yapılan ve gereği gibi yapılmayan işlerden dolayı şimdilik 10.000 TL alacağının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Birleşen Konya .... ATM'nin ... E. sayılı dosyasında davalı ...... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.02.2019 tarihli ek sözleşme akdedildikten sonra müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirdiğini, bilindiği üzere kamera sistemlerinin kontrol paneli inşaatın nizamiye alanında kurulumu yapılabilen bir sistem olup davacının şantiyeyi erken terk etmesi ve şantiyede müvekkili şirkete kamera sistemlerinin kurulabileceği bir alan sağlayamaması sebebiyle yerine getirilemediğini, bu hususta davacı taraftan defaatle kamera sistemlerinin kurulup kontrol edilebileceği bir nizamiye oluşturulması konusunda talepte bulunulmuş ise de bu taleplere olumlu bir dönüş olmadığını, davacı tarafça şantiye erkenden terk edildiğini, kaldı ki taraflar arasında akdedilen ek sözleşmede açıkça eksik işlerin tamamlanabilmesi için ''elektrik işlerinin yapılmasına engel bir durum olmadığı takdirde'' şeklinde bir şart konulduğunu, projede kombi şartellerinin kurulmasına yönelik bir madde veya açıklama bulunmadığını, tüm bloklarda bina ana beslemeleri kablolarının taşınması için kullanılacak elektrik tavalarının bulunması gerektiğine dair ne projede ne de ek sözleşmede yapılması gereken iş olarak gösterilmediğini, davacının bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın yazılı bildirim şartının yerine getirilmediğini, taraflar arasında sözlü bildirim yapılması hususunda bir anlaşma olmadığını, yazılı bildirim olmamasına rağmen müvekkili şirketin ek sözleşmede tarafına düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, yazılı bildirimden sonra yerine getirilmeyen eksikliklerin cezai şarta bağlanmış olmasına göre davalının cezai şart bedeli talep etmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"... Birleşmiş haldeki her üç dava, "Alacak" davasıdır. Somut olayda; Taraflar arasında 04/04/2017 tarihli taşeron sözleşmesi ve 01/02/2019 tarihli ek sözleşme imzalandığı, sözleşmeler gereğince ...... Şti. tarafından ...... Şti.'ye verilmesi kararlaştırılan taşınmazlardan ... nolu bağımsız bölümün verildiği, ... nolu bağımsız bölümün ise verilmediği ihtilafsızdır. ...... Şti. tarafından ... E. sayılı asıl davada, yapılan işlerin bedeli olarak ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile kendileri adına tescili veya dava tarihindeki değerinin ya da sözleşmede kararlaştırılan değerinin faizi ile beraber tahsili istenilmiş, birleşen ... E. sayılı dosyada ise sözleşme dışı ek işlerin ve fazladan yapılan imalatların bedelinin faizi ile beraber tahsili istenilmiştir. ...... Şti. tarafından ise taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ...... Şti. tarafından yapılması gereken işlerin eksik ve hatalı yapıldığı gerekçesiyle, eksik ve hatalı iş bedellerinin tahsili talep edilmiştir. a) ... E. sayılı dava yönünden yapılan incelemede; Davacı ...... Şti. vekili 26/03/2025 tarihli son duruşmadaki tavzih beyanlarıyla, terditli ilk talep olan tapu iptali ve tescil talebi yönünden dava değerinin 600.000 TL. olduğunu, terditli 2. talep olan dava konusu ... nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değerinin tahsili (alacak) talebi yönünden de dava değerinin 600.000 TL. olduğunu, terditli 3. ve son talep yönünden ise alacak taleplerinin (ve dava değerinin) 330.000 TL. olduğunu beyan etmiştir. Dava konusu Konya, Karatay, ...... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün, dava dışı 3. kişi adına kayıtlı olması nedeniyle, 10/01/2024 tarihli duruşmada davacı tarafın terditli ilk talebi olan tapu iptali ve tescil talebinin reddi ile terditli 2. talep olan bu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tahsili (alacak) talebinin incelenmesine geçilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 31/12/2023 tarihli raporundan, her iki tarafın ticari defterlerinin karşılıklı olarak birbirini teyit etmediği ve tarafların ticari defterlerinden taraflar arasındaki alacak-borç durumunun kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin taşeron sözleşmesi ve ek sözleşmesi olması ve ihtilafın eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle, eserin yapılıp yapılmadığının, yapılan kısmın bedelinin ve ayıplı ve eksik imalatların bedelinin, ticari defterler dışında keşif ve bilirkişi incelemesi ile de belirlenebileceği sonucuna varılmıştır. Dava konusu ... nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle (harca esas) değerinin tespiti için 06/10/2021 tarihinde 1. keşif yapılmış, taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 600.000 TL. olduğuna dair 28/11/2021 tarihli rapor alınmıştır. Yapılan işlerin tespiti yönünden 18/01/2023 tarihinde 2. keşif yapılmış, bilirkişi heyetinden 04/06/2023 tarihli rapor, 06/12/2023 tarihli 1. ek rapor ve 22/04/2024 tarihli 2. ek rapor alınmıştır. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 22/04/2024 tarihli 2. ek raporlarına göre; taraflar arasındaki sözleşmede yapılması gereken işin bedelinin KDV dahil 756.000 TL. olarak kararlaştırıldığı, ...... Şti. tarafından ...... Şti.'ye yapılan işlerin bedelinin dava tarihi itibariyle (ayıplı ve eksik imalatların bedelinin mahsubundan sonra) (1.437.165,21 - 106.430,18=) KDV dahil 1.330.735,03 TL. olduğu, işlerin %92.59443669 oranında tamamlanmış olduğu, ...... Şti. tarafından aralarındaki sözleşme ve ek sözleşmeye istinaden ...... Şti.'ye 146.000 TL.'lik ödeme ve 280.000 TL. karşılığında ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün devredildiği belirlenmiştir. 756.000 TL.'lik iş bedeli karşılığında 146.000 TL. + 280.000 TL. = 426.000 TL. ödenmesi nedeniyle, sözleşmeye göre kalan iş bedelinin 330.000 TL. olduğu, yapılan ödemelerin sözleşme bedeline oranlanması durumunda %56,3492063492063 oranındaki kısmının ödenmiş olduğu, bu oranın dava tarihi itibariyle davacının alacağına oranlanması halinde (KDV dahil 1.437.156,21 TL. x 56,3492063492063/100 =) 809.831,19 TL.'nin ödenmiş sayılması gerekeceği, yine dava tarihi itibariyle eksik ve hatalı iş bedeli olan 106.430,18 TL.'nin mahsubundan sonra davacı ...... Şti.'nin kalan alacağının (1.437.156,21 - 809.831,19 - 106.430,18 =) KDV dahil 520.894,84 TL. olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın tavzih beyanlarından terditli 2. alacak talebi yönünden 600.000 TL. istenildiği anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile (KDV dahil) 520.903,84 TL. alacağın, talep gibi dava tarihinden itibaren işleyecek ve tarafların tacir olması nedeniyle de avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacının terditli 2. talebi hakkında esastan karar verildiğinden, davacının terditli 3. talebinin incelenmesine geçilmemiştir. ... E. sayılı asıl davada ...... Şti., hem davalı ...... Şti.'den ve hem de diğer davalı ...'tan alacak talebinde bulunmuş ise de; davalılardan ...'ın sorumluğuna dayanak gösterilen 01/12/2019 tarihli ek sözleşmede, davalılardan ...'ın diğer davalı ...... Şti.'nin değil, davacı ...... Şti.'nin sorumluluğunu üstlenerek, bu şirket ile birlikte sorumlu olmayı kabul ettiği, ...'ın diğer davalı ...... Şti. ile ortak ve yöneticilik ilişkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, davalılardan ... yönünden davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. b) Birleşen ... E. sayılı dava yönünden yapılan incelemede ; Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 22/04/2024 tarihli 2. ek raporuna göre, ...... Şti. tarafından ...... Şti.'ye yapılan ve aralarındaki sözleşmede yer almayan ilave işlerin bedelinin KDV dahil 184.432,11 TL. olduğu anlaşılmıştır. Birleşen bu dava yönünden davacı ...... Şti. vekili alacak taleplerini 18/12/2024 havale tarihli talep arttırım dilekçesiyle 2.500 TL.'den 184.432,11 TL. yükselttiğinden, davacının birleşen bu davasının kabulü ile ilave işler nedeniyle (KDV dahil) 184.432,11 TL. alacağın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, bu alacak talebi yönünden faiz başlangıç tarihini belirtmediğinden, faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı taraf, bu talep yönünden en yüksek mevduat faizinin uygulanmasını istemiş ise de, taraflar arasındaki ihtilaf ve ilişkiye mevduat faizinin uygulanamayacağı, yasal faiz veya ticari faiz istenebileceği, davacı tarafın açıkça ticari faiz (avans faizi) istememesi nedeniyle de faiz olarak yasal faize hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmış, davacı tarafın fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz talebi reddedilmiştir. c) Birleşen ... E. sayılı dava yönünden yapılan incelemede ; Davacı ...... Şti tarafından, davalı ...... Şti'den, taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi ve ek sözleşmesine istinaden eksik ve hatalı yapılan işlerden dolayı 10.000 TL. alacak talebinde bulunulmuştur. Her ne kadar davacı tarafandan, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden cezai şart alacaklarının bulunduğu da açıklanmış ise de, açıkça cezai şarta yönelik bir talep olmadığından cezai şartın bu davada dava konusu yapılmadığı sonucuna varılmış, davacı tarafın sonraki duruşmalardaki buna ilişkin aksi yöndeki talepleri kabul edilmemiştir. Davacı taraf, eksik ve hatalı işlerden dolayı alacak talebinde bulunmuş ise de; davalı ...... Şti'nin, asıl işlerden dolayı Mahkememizde 23/06/2021 tarihinde dava açmasından sonra, ...... Şti. tarafından 12/01/2023 tarihinde bu davanın açıldığı, asıl dava içerisinde ...... Şti'nin alacağı belirlenirken ...... Şti'nin eksik ve ayıplı iş itirazında da bulunduğu ve eksik ve hatalı iş bedellerinin yapılan işe ilişkin alacak bedelinden mahsup edildiği, eksik ve hatalı iş bedellerinin ...... Şti'nin alacağını da geçmediği anlaşıldığından, birleşen bu davada ...... Şti'nin eksik ve hatalı işlerden dolayı alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 6100 s. HMK'nin 114/1-h maddesine göre hukuki yarar dava şartı olup, 115/1. maddesine göre de, dava şartının her aşamada ve re'sen değerlendirilmesi gerektiğinden birleşen bu davada davacı ...... Şti'nin davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; Mahkememizin asıl ... E. sayılı dosyasında, davacı ...... Şti.'nin davasının; Davalılardan ...... Şti. yönünden kısmen kabul, kısmen reddi ile 520.903,84 TL. alacağın, dava tarihi olan 23/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan ...... Şti.'den alınarak davacı ...... Şti.'ye verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, Davalılardan ...'a karşı açılan davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine, Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında, davacı ...... Şti.'nin davasının KABULÜ ile davacının yaptığı ek işler nedeniyle 184.432,11 TL. alacağın, dava tarihi olan 07/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... Şti.'den alınarak davacı ...... Şti.'ye verilmesine, davacının fazlaya ilişkin fer'i nitelikteki faiz taleplerinin reddine, Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında, davacı ...... Şti.'nin davasının hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından, taahhüt edilen işe başlanmasına karşın ek sözleşmede ayrıntıları belirlenen işlemlerin eksik ve ayıplı şekilde yapıldığını, buna ilişkin olarak davalı şirkete yapılan bildirimlere rağmen mevcut durumda herhangi bir düzelmenin olmadığını, daha sonra eksik işlerin müvekkili şirket ve yönetim tarafından tamamlandığını, mahkemece davacının gerek tamamladığını işler gerek ek işler olarak yaptığını iddia ettiği işlemlerin kim tarafından yapıldığının tespit edilmemesine rağmen davacı yapmış gibi birleşen dosyanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece ek işlerin ve eksik işlerin kim tarafından yapıldığının tespit edilmesinin gerektiğini, dava açılmadan evvel kendileri tarafından eksik işlerin tespiti için Konya ....Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını ve bilirkişi raporu aldırıldığını, ancak bu dosyadan alınan bilirkişi raporu ile Konya ....Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda çok ciddi çelişkilerin bulunduğunu, mahkemece bu dosyadan alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini, ancak çelişkilerin hep müvekkilinin aleyhine olacak şekilde raporda yer aldığını, tüm itirazlarına rağmen yeni bir bilirkişiden rapor alınmadığını, çelişkili olan rapora dayanılarak karar verildiğini, yapılmayan işlerin imalat bedelinin ne kadar olduğu, eksik işler dışında hatalı ve kusurlu işlerin neler olduğu ve bunların düzeltilmesi için ne kadar bedel gerektirdiği, yapılan işlerin sözleşme, ek sözleşme ve teklif metnine göre imalat bedelinin ne olduğunun yeni belirlenecek bilirkişi marifetiyle belirlenmesinin gerektiğini, ek sözleşmenin 8 ve 10. maddeleri gereği tarafların toplamda 250.000 TL cezai şart belirlediklerini, davalının taahhütlerin yerine getirmediğinden müvekkili şirketin belirlenen bu cezai şarta hak kazandığını, her ne kadar ek sözleşmeye taraflar arasında yazılı olarak bildirim yapılacağı yazsa da tarafların daha sonra bu konuda haricen anlaştığını ve sözlü bildirim yapılmasının da kabul edildiğini, ek sözleşmenin yapılmasından sonra müvekkili şirketin, davalıya sözlü olarak işe başlaması ihbarında bulunduğunu, davalı şirketin de bu hususu kabul ederek ek sözleşmenin 8.maddesinde yer alan bir aylık süre zarfından sonra işe başladığını, ancak davalı tarafından yapılan işin ödemeleri yapıldığı halde hem hatalı olduğunu hem eksik bırakıldığını, dolayısıyla yine ek sözleşmenin 10.madddesinin uygulama alanı bulduğunu, cezai şart alacağının da kendileri tarafından dava konusu edildiğini, yerel mahkemece cezai şart alacağını dava konusu etmeleri hususunda aksi kanaat oluşmuş ise de öncelikle bu hususta kendilerine süre verilerek talep konusunu açıklamalarının istenilmesi ve varsa eksik harçların müvekkili tarafından ödenmesinin sağlanmasının gerektiğini, cezai şart alacağının dava konusu olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığını, hatalı değerlendirme neticesinde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak yüklenici tarafından açılan asıl dava ,bakiye iş bedeli alacağı kapsamında tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde bedel, birleşen dava sözleşme dışı fazla imalat bedeli alacağı; iş sahibi tarafından açılan birleşen dava ise eksik ve ayıplı iş bedeli istemine ilişkindir. Davacı yüklenici ...... Şti. İle davalı iş sahibi ... arasında yapılan 04/04/2017 tarihli taşeron sözleşmesi ile yüklenicinin iş sahibine ait 3 adet şantiye sahasındaki inşaatlarda teknik projedeki gibi özelliklerde olan elektrik işlerinin yapılması konusunda sözleşme yapıldığı, inşaatlarda birinci kalite malzeme kullanılacağının hüküm altına alındığı ve sözleşmenin işin bedeli başlıklı 3.maddesinde Sancak Mah 16 dairelik proje için 70.000,00 TL, ...... Mah ...... Cad 70 adet ofis ve altındaki dükkanlar için 288.000 TL ve yine ...... Mah ...... Cad 60 daire ve 26 dükkan için 398.000 TL bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 04.04.2017 tarihli sözleşmenin ödeme koşulları başlıklı 4.maddesinde ise yukarıda anlaşma sağlanan bedeller için; " ...... Şti’ye ...... Mah ...... Cad bulunan projeden brüt ... numaralı bağımsız bölümü 280.000,00 TL bedel karşılığında, ...... mah ...... cad bulunan projeden brüt ... numaralı bağımsız bölümü 330.000,00 TL bedel karşılığında ...... şti iş bitiminde verecektir. Bunların yanı sıra 70.000,00 TL müşteri evrakı ile 76.000,00 TL nakit ödeme yapılacaktır.’ hükmüne yer verilmiştir. Sonrasında taraflar arasında 01/02/2019 tarihli ek sözleşme imzalandığı, sözleşmeler gereğince ...... Şti. tarafından ...... Şti.'ye verilmesi kararlaştırılan taşınmazlardan ... nolu bağımsız bölümün verildiği, ... nolu bağımsız bölümün ise verilmediği ihtilafsızdır. Bunun dışında davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye 146.000,00 TL iş bedeli ödemesi yaptığı hususunda da ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemenin ... E. sayılı dava yönünden yapılan incelemede; yüklenici ...... Şti. tarafından asıl davada, yapılan işlerin bedeli olarak ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescili veya dava tarihindeki güncel değerinin ya da sözleşmede kararlaştırılan değerinin faizi ile beraber tahsili istemiş, davalı iş sahibi tarafından ise yapılan işlerde eksik ve ayıplı işler bulunduğunu savunarak mahsup talebinde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir. Asıl davada ...... Şti., hem davalı ...... Şti.'den ve hem de diğer davalı ...'tan alacak talebinde bulunmuş ise de; davalılardan ... yönünden davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiş olup, bu kısım istinaf konusu edilmemiştir. Davacı ...... Şti. vekili 26/03/2025 tarihli son duruşmadaki tavzih beyanlarıyla, terditli ilk talep olan tapu iptali ve tescil talebi yönünden dava değerinin 600.000 TL olduğunu, terditli 2. talep olan dava konusu ... nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değerinin tahsili (alacak) talebi yönünden de dava değerinin 600.000 TL. olduğunu, terditli 3. ve son talep yönünden ise alacak taleplerinin (ve dava değerinin) 330.000 TL olduğunu beyan etmiştir. Dava konusu Konya, Karatay, ...... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki ... Blok, ... nolu bağımsız bölüm, dava dışı 3. kişi adına kayıtlıdır. Kural olarak; eser sözleşmelerinin geçerli olması herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Tarafların karşılıklı olarak "icap" ve "kabul" iradelerinin oluşmasıyla eser sözleşmesi ilişkisi kurulur. Yazılı olması ancak, taraflara ispat kolaylığı sağlar. Ne var ki, taşınmaz mülkiyeti nakli borcunu doğuran sözleşmelerin, sözleşme tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6098 sayılı TBK 237. md, TMK'nın 706, Tapu Kanununun 26 ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca resmi yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu zorunluluk sözleşmenin geçerliliğine ilişkin olup, bu şekil şartına uymayan bir sözleşme geçerli olarak kabul edilemez. Sözleşmenin geçersiz hükümlerine rağmen diğer hükümleri itibarıyla taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu anlaşılabiliyor ise tarafların hak ve yükümlülükleri bu sözleşmeye göre belirlenmelidir. Çünkü sözleşmenin yorumunda taraf iradelerine önem verilmesi ve sözleşmenin mümkün olduğunca ayakta tutulmaya çalışılması gerekir. Bu nedenledir ki şekil koşuluna uyulmadığından geçersiz olan bir sözleşme tümüyle geçersiz sayılmayıp, şekil koşulu gerektirmeyen hükümleri, kurulduğu anlaşılan eser sözleşmesi için uygulanması gereken geçerli hükümlerdir. Özellikle bedelin devredilecek taşınmaz olarak kararlaştırıldığı eser sözleşmesi, taşınmaz devri yönünden geçerli değil ise de yapılacak işin bedeli olarak geçerli ve bağlayıcıdır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ... E. ... K.) Bu halde sözleşmenin tapu devri yapılmasına ilişkin hükmünün geçerli olmadığı anlaşılmakla, davacı yüklenicinin tapu iptali ve tescil talebinin bu gerekçe ile reddi gerekirken yukarıda açıklanan mahkeme gerekçesi uyarınca reddi doğru olmamıştır. Bunun yanı sıra sözleşmede işin bedeli KDV dahil 756.000 TL olarak kararlaştırıldığı, 280.000 TL bedel karşılığı ... nolu bağımsız bölümün devrinin yapıldığı ve davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye 146.000,00 TL iş bedeli ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesindeki düzenlemeye göre; eser sözleşmesinde bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bunun mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdigi durumlarda yüklenici ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafi gerektirmiş olsa bile iş sahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür. Somut olayda, davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde davalı iş sahibi ile yapılan götürü bedelli eser sözleşmesinin tamamlandığını ancak iş bedeli alacağına karşılık ... nolu bağımsız bölümün devredilmediğini ileri sürerek iş bedelinin ödenmesi talebinde bulunmuş, davalı taraf ise yapılan işte eksik ve ayıplı işlerin bulunduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde iş bedeli toplam olarak kararlaştırıldığından götürü bedellidir. Götürü bedelli sözleşmelerde 6098 sayılı TBK’nın 480 ve devamı maddelerine göre yüklenici işi götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan gerçekleştirilen imalât ve hakedilen iş bedelinin gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranı tespit ve bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekir. Sözleşmede kararlaştırılan iş tamamlanmamış olsa dahi yüklenicinin işe devam etmemesi ya da iş sahibince devam ettirilmemesi halinde yüklenici işi tamamlamamasına rağmen gerçekleştirdiği kısmın bedelini, iş sahibinden talep edebilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre götürü bedelli işlerde işin tamamının yapılmamış olması halinde hakedilen bedelin yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranının tespit ve bu oranın götürü bedele uygulanarak hesaplanacağı kabul edilmektedir. Buna göre yapılan işin sözleşmedeki işe göre fiziki oranının tespit edilerek sözleşmediki bedele oranlanması neticesinde bulunacak bedel hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece davacı yüklenici tarafından yapılan işin fiziki oranına ilişkin yöntemine uygun bir araştırma yapılmamış olup dosya kapsamına yansıyan bilirkişi raporunda yapılan işin dava tarihindeki rayiç bedeli ile eksik ve ayıplı yapılan işin dava tarihindeki rayiç bedeli oranlanmak suretiyle işin tamamlanma oranı belirlenmiştir. Bu oran yapılan işin fiziki oranını göstermez. Mahkemece yapılması gereken davacı yüklenici tarafından işin tamamlanan kısmının fiziki oranının tespitinden ibarettir. Yargıtay 6 HD'nin yerleşik uygulamalarına göre; işin tamamlanma oranının tespiti fenni olarak ve fiilen yapılan işin teknik seviyesi, mahkemece dosya kapsamında yapılan keşif sonrası alınan ve Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyası ile belirlenen eksik ve ayıplı işleri irdeler şekilde hazırlanan ve usul ve yasaya uygun bilirkişi heyetinin 22.04.2024 tarihli ek raporunda belirlenen eksik ve ayıplı işlerde değerlendirilerek (bedeli baz alınmaksızın) ( geçmiş tarihli D.iş tespit dosyaları-ihtarnameler gibi yazılı deliller) gibi tespitler ışığında hesap edilmelidir. Bu noktada sözleşme ile kararlaştırılan işin tamamı 100 puan kabul edilerek, öncelikle her bir iş kaleminin bütünde yüzde kaç oranı işgal ettiği belirlenmeli, akabinde her bir iş kaleminin fiilen teknik ve fenni olarak kaçta kaçının tamamlandığı hesap edilmelidir. (Örneğin konut içi dekorasyon yapım işine dair bir eser sözleşmesi üzerinden izah edilecek olunur ise; bilirkişilerce işin tamamı gözetilerek "duvar kağıtları %20- zemin döşeme %40 - mutfak dolapları %40 orana isabet etmektedir" şeklinde öncelikle her bir iş kaleminin bütün iş içinde işgal ettiği oranlar tespit edilmelidir. Akabinde fenni ve teknik incelemelere istinaden "duvar kağıdı döşeme işinin yarısı imal edildiğinden duvar kağıdı işi yönüyle 20/2'den %10 oranda işin yapıldığı kabul edilmeli ve her iş kalemi için bu şekilde ayrı ayrı tamamlanma yüzdeleri üzerinden neticede toplam işin tamamlanma oranı bulunmalı ve bu oran götürü bedele uyarlanarak, tamamlanan iş bedeli bu şekilde hesaplanmalıdır.) Bu yönteme göre belirlenen fiziki oran taraflarca kararlaştırılan KDV dahil 756.000 TL olarak kararlaştırılan iş bedeline oranlanarak davalı iş sahibi tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye bedelin iş bedeli olarak davacıya ödenmesi gerekir. Bu kapsamda, mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. b) Birleşen ... E. sayılı dava yönünden yapılan incelemede; Taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulması durumunda işi üstlenen yüklenicinin işe hiç başlamadığı ya da işi terk ederek yarım bıraktığı iş sahibi tarafından yasal delillerle kanıtlanmadıkça sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilen imalatın bu işi üstlenmiş olan yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilecektir. Ancak davacı yüklenici tarafından sözleşme dışı fazla imalat yapıldığı ileri sürülerek eldeki birleşen dava açılmış, davalı iş sahibi ...... Şti. ise ilave işler yapıldığını kabul etmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi sabit olduğundan, sözleşme dışı fazla imalat yapıldığının davacı yüklenici tarafından ispatı gerekmektedir. Bu kapsamda davacı yüklenici tarafından tek taraflı olarak Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, alınan bilirkişi raporun bahse konu işlerin davacı yüklenici tarafından yapıldığının ispatı açısından tek başına yeterli olmayıp, tespit edilen işlerin davacı yüklenici tarafından yapıldığını tanık dahil her türlü delille ispatı gerekmektedir. Bu durumda mahkemece taraflara tanıklarını bildirmek üzere süre tanınarak ve bildirilen tanıklar dinlenerek tespit edilen fazla imalata konu işlerin davacı yüklenici tarafından yapıldığının tespiti halinde, hasıl olacak sonuca göre ve kazanılmış haklarda gözetilerek, hüküm tesisi gerekecektir. c) Birleşen Konya .... ATM'nin ... E. sayılı dosyası yönünden yapılan incelemede; Davacı tarafça dava dilekçesinin netice-i talep kısmında, davalı tarafından sözleşme gereğince eksik ve hatalı yapılan ve gereği gibi yapılmayan işlerden dolayı şimdilik 10.000 TL alacağının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş, dava dilekçesi içeriğinde ise eksik ve ayıplı işlerin bedeli ile birlikte, ek sözleşmenin 8 ve 10. maddeleri gereği tarafların toplamda 250.000 TL cezai şart belirlediklerini ve davalı yüklenicinin cezai şart alacağından da sorumlu olduğuna dair açıklama da bulunduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın Dava dilekçesinin içeriği başlıklı 119. Maddesi; " (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmünü içermektedir. O halde mahkemece, HMK 119/1-ğ-d maddeleri uyarınca davacı tarafa talep sonucunu açıklamak ve her bir talep yönüyle harca esas dava değerini göstermek üzere süre tanınarak davacısı iş sahibinin her bir talebi yönüyle hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken, dava dilekçesinin netice-i talep kısmında harçlandırılmış cezai şart alacağı istemine dair bir talep bulunmadığından bahisle cezai şartın bu davada dava konusu yapılmadığına ilişkin tespiti doğru olmamıştır. Öte yandan davacı taraf, eksik ve hatalı işlerden dolayı alacak talebinde bulunmuş ise de; davalı ...... Şti'nin, asıl işlerden dolayı Mahkemenin 23/06/2021 tarihinde dava açmasından sonra, ...... Şti. tarafından 12/01/2023 tarihinde bu davanın açıldığı, asıl dava içerisinde ...... Şti'nin alacağı belirlenirken ...... Şti'nin eksik ve ayıplı iş itirazında da bulunduğu ve eksik ve hatalı işin götürü bedelli yapılan işin fiziki oranının tespitinde dikkate alınarak yüklenicinin iş bedeli hesap edilecek olup, neticeten eksik ve hatalı iş bedellerinin ...... Şti'nin alacağını da geçmediğinin anlaşılması halinde ise, birleşen bu davada ...... Şti'nin eksik ve hatalı işlerden dolayı alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılarak birleşen davada, davacı ...... Şti'nin davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Bu aşamada ise, asıl dosyada iş bedeli götürü bedele göre tespit edilmediğinden eksik ve ayıplı işten kaynaklı olarak daha fazla bir miktarda iş bedeli ödendiği tespit edilemeyeceğinden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair hüküm de isabetli olmamıştır. Açıklanan sebeplerle davalı- birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile asıl ve birleşen davalar yönüyle verilen kararın HMk 353/1-a-6 uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davalı- birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/03/2025 Tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 1-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-Davalı birleşen dosya davacısı ... tarafından yatırılan 12.660,76 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince kendisine iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-Karar tebliğ ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/03/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸