Ceza Genel Kurulu 2010/5-163 E. , 2010/211 K. "" İtirazname : 2010/140895 Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Sanık İ. K..'nin 5237 sayılı TCY’nın 103. maddesinin (1) ve (6). fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 53 ve 63. maddelerinin uygulanmasına ilişkin, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.11.2008 gün ve 47-174 sayılı re’sen temyize tabi olan hüküm, sanık müdafii tarafından da temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dair…
**Ceza Genel Kurulu 2010/5-163 E. , 2010/211 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2010/140895 Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Sanık İ. K..'nin 5237 sayılı TCY’nın 103. maddesinin (1) ve (6). fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 53 ve 63. maddelerinin uygulanmasına ilişkin, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.11.2008 gün ve 47-174 sayılı re’sen temyize tabi olan hüküm, sanık müdafii tarafından da temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 15.09.2009 gün ve 7621-10349 sayı ile onanmıştır. Yargıtay C.Başsavcılığınca 09.07.2010 gün ve 140895 sayı ile; “Basit cinsel istismar eylemi sonucunda, neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal olan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 103/6. maddesinin uygulanmasına dair verilen hüküm, 1. Hükme dayanak yapılan İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’nun düzenlediği 23.05.2008 tarihli adli raporu düzenleyen bilirkişiler içinde ‘çocuk psikiyatrisinin’ bulunmaması karşısında; bu adli rapora dayanılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 103/6. maddesi uyarınca ceza verilmesi, 2659 sayılı Kanunun 7/f ve 23/B maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden verilen karar bu yönden usul ve yasaya aykırılık içermektedir. Şöyle ki: 2659 sayılı Adli Tıp Kanunun 7/f ve 23/B maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, mağdurlarla ilgili olarak basit ya da nitelikli cinsel istismar eylemleri sonucunda ruh sağlığında (5237 sayılı TCK’nun 103/6. maddesi kapsamında) bir bozulma olup olmadığının tespiti görevi Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun görevi dahilinde olup, kurulun bir başkan ve adli tıp uzmanı iki üye ile birlikte, tetkik edilecek konunun uzmanı çocuk psikiyatrisi bir üye olmak üzere en az dört üyenin iştirakiyle karar vermesi gerektiği halde, Adli Tıp Kanunun 23. maddesinin B bendinin 2. fıkrasının son cümlesindeki ‘Şu kadar ki tetkik edilecek konu, ilgili uzman üye hazır bulunmadıkça müzakere edilemez’ hükmüne aykırı olarak çocuk psikiyatrisi bir üye heyete iştirak etmeksizin veya 2659 sayılı Adli Tıp Kanunun 4810 sayılı Kanunla değişik 24/1. maddesi gereğince çocuk psikiyatrisi bir uzman bilirkişi görevlendirilip olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığında bir bozulma olup olmadığı konusunda rapor almadan, ya da çocuk psikiyatrisi uzmanının da olduğu bir rapora dayanılmadan; ergen psikiyatrisi olan başkan ile iki Adli Tıp Uzmanı, bir Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı, bir Radyoloji Uzmanı ve bir Çocuk Cerrahisi Uzmanının iştirakiyle düzenlenen 23.05.2008 tarihli rapora dayanılarak yazılı şekilde mahkemece hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bu yönden mahkeme hükmünün bozulması gerekmektedir.