8. Hukuk Dairesi 2021/4303 E. , 2023/3552 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1993/60 E., 1999/59 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmişt…
**8. Hukuk Dairesi 2021/4303 E. , 2023/3552 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1993/60 E., 1999/59 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 1256 parsel ... 226.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 1012 parsel ... taşınmazın tapu ve vegi kaydının miktar fazlası olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş; bu tespite ... ... ve müşterekleri, ... ve ... ..., ... ... ve ... ... tarafından itiraz edilmesi üzerine Kadastro Komisyonu'nun 07.05.1979 tarihli kararı ile itirazların reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. 2. Davacı ... ... ve müşterekleri dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kendilerine irsen intikal yoluyla kaldığını ve 80 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek, taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevabında, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.11.1989 tarihli ve 1980/328 Esas, 1989/486 Karar ... kararı ile taşınmazın Mart 1307 Yoklama ve 4 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın ölü oldukları tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmek sureti ile ... oğlu ... ... evlatları ... ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 20.01.1993 tarihli ve 1990/5163 Esas, 1993/132 Karar ... ilamıyla, araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, tespite esas tapu kaydının komşu 1012 parsel ... taşınmaza revizyon gördüğü ve tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazın miktarından az olduğu, bu kapsamda tapu kaydının her iki taşınmazı tümüyle çevrelediği belirtilerek hüküm kurulmakla birlikte tapu kaydında yazılı sınırların taşınmazları bütünüyle çevreleyip çevrelemediği, hudutlarında açık kısım kalıp kalmadığının tüm komşu taşınmazların tutanak ve dayanak kayıtları ile denetlenmediği, diğer taraftan 1012 parsel ... taşınmaza uygulanan vergi kaydı çekişmeli taşınmaz yönünü Hazine okuduğu halde bu yön üzerinde de durulmadığı ve taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olup olmadığının da araştırılmadığı açıklanarak, çekişmeli taşınmaza komşu tüm taşınmazların tutanakları ile dayanağı olan belgelerin getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi, bundan sonra mahallinde keşif yapılarak dayanak tapu ve vergi kayıtlarının uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, kayıt uygulamasına yönelik bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, kayıtların taşınmazları açık sınır bırakmayacak şekilde kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, açık sınır bulunması halinde tapu kaydında yazılı miktara değer verilmesi ve kayıt miktar fazlası olarak en fazla 100 dönüm edinilebileceğinin hususunun göz önünde bulundurulması ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın komşu 1012 parsel ... taşınmazın tespitine de esas olan Mart 1307 Yoklama ve 4 sıra numaralı tapu kaydı ile 1936 tarih 118 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı ve sözü edilen tapu ve vergi kaydının sınırlarında okunan mütegayyip eşhastan intikal eden taşınmazların Hazine tarafından gerçek kişilere dağıtılması nedeni ile sınırlarının sabit hale geldiği ve sabit sınırla itibari ile taşınmazları kapsamına aldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları nispetinde ... ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde, eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın davacı tarafın dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı ve davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 20 inci maddeleri, mülga 766 ... Tapulama Kanunu'nun (766 ... Kanun) 33 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince (IV.B) no.lu paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 2. Davacı ... ... ve müşterekleri Haziran 1292 tarihli ve 233 sıra numaralı "..., ..., ... oğlu tarlaları ve dere" sınırlarını ihtiva eden "100 dönüm" miktarındaki tapu kaydından gelen Aralık 1938 tarihli ve 36 sıra numaralı; kuzey yönü, "... iken Adanalı ...", güney yönü, "Küre ... oğlu iken ... ... oğlu ... ve ... tarlası", batı yönü, "dere" ve doğu yönü ise "Karabit iken ...'in muhacirlerinden ... ve ..." sınırlarını ihtiva eden "91.930,00 m2" miktarındaki tapu kaydına ve 10.12.1936 tarihli ve 118 tahrir numaralı kuzey yönü, "...", güney yönü "yol", batı yönü "dere" ve doğu yönü ise "Hazine" sınırlarını ihtiva eden "20 hektar" miktarındaki vergi kaydına dayanmışlardır. 3. Dosya kapsamına göre, sözü edilen tapu ve vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmaz ile bu taşınmaza komşu 1012 parseli kapsadığı doğru olarak belirlenmiştir. Ne var ki, sözü edilen tapu ve vergi kayıtları hudutlarında okunan "dere" sınırı nedeni ile gayri sabit sınırlı olduğu gibi, tapu ve vergi kaydının açıkta yer bırakmayacak şekilde taşınmazları çevrelemediği anlaşıldığından bu yönüyle de sabit sınırlı olarak kabulüne imkan bulunmamaktadır. Dolayısı ile davacı tarafın dayandığı tapu ve vergi kaydı miktarı ile geçerlidir. 4. Diğer taraftan tapu ve vergi kayıtlarının revizyon durumu göz önüne alındığında, tapu ve vergi kayıtları taşınmaza komşu 1012 parsel ... taşınmaza revizyon görmüş olup, bu taşınmazın kadastro tespiti de kesinleşmiştir. 5. Tapu kayıtlarının revizyon gördüğü 1012 parsel ... taşınmazın yüzölçümü "200.000 m2" olup, esasen bu miktar, tapu ve vergi kayıtlarının toplam yüzölçümünden az olmakla beraber, aynı yere uygunluğu saptanan kayıtlardan miktarı fazla olan kayda değer verileceğine ve davacı tarafın dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının aynı yere uyduğunun anlaşılmasına göre, davacı yanın kayda dayalı olarak edinebileceği taşınmaz bulunmadığı kuşkusuzdur. 6. Öte yandan, dosya kapsamına, icra edilen keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, tespit günü itibari ile iktisaba yeter şekilde taşınmazın davacı yanın zilyetliğinde olduğu da belirlenmiştir. 7. Hal böyle olunca, tespit günü itibari ile yürürlükte bulunan 766 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca zilyetlikten 100 dönüm kazanılabileceği göz önüne alınarak, dava dışı 1012 parsel ... taşınmaz yönünden başlanarak taşınmazın 100 dönüm miktarındaki kısmının davacılar adına tesciline karar verilmesi, geriye kalan kısmının ise tespit gibi Hazine uhdesinde bırakılması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.