5. Hukuk Dairesi 2023/12413 E. , 2024/734 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/307 Esas, 2021/735 Karar Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2015/2576 sayılı icra dosyasında yürütülen icra takip dayanağı bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin açılan davada Ankara 1. Tüketici Mahkemesince, davada davalının satıcı sağlayıcı olmadığı, bu durumda davaya 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında …
**5. Hukuk Dairesi 2023/12413 E. , 2024/734 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/307 Esas, 2021/735 Karar Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2015/2576 sayılı icra dosyasında yürütülen icra takip dayanağı bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin açılan davada Ankara 1. Tüketici Mahkemesince, davada davalının satıcı sağlayıcı olmadığı, bu durumda davaya 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanamayacağı, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği; Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesince, bonodan kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 5 inci maddesi gereğince bu uyuşmazlıklara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu, dava konusu yapılan bononun bütün zorunlu unsurları içerdiği ve icra takibine konu edildiği, davacının iddialarının ve davalı taraf itirazlarının taktir ve değerlendirilmesinin de Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince ise tarafların tacir olmadığı, bononun 6102 sayılı kanunda düzenlendiği ancak bonoya dayalı menfi tespit davalarında senedin ihdas sebebine göre bir görev ayırımı yapmak gerektiği, davaya konu bononun satım sözleşmesinden değil, simsarlık sözleşmesi sebebiyle simsar ... tarafından (emlakçının) müşterisinden simsarlık ücreti için aldığı bir bono olduğu ve davanın mutlak ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Kanun 3 ünü maddesinin l inci fıkrasında sözleşmelerinin tüketici işlemi olduğunun belirtildiği, anılan Kanuna göre dava açan kişinin tüketici vasfına haiz olması da aranmadığı, her türlü tüketici işlemi ile ilgili açılan davada Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.” Olumsuz yetki uyuşmazlığından bahsedilebilmesi için mahkemeler arasında karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmesi zorunludur. Somut olayda, mahkemeler arasında karşılıklı olarak verilmiş bir yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında yetkili olduğu belirtilen Ankara 1.Tüketici Mahkemesinin de karşı yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararın kesinleşmesi gerektiği nazara alındığında yargı yeri belirlenmesi için aranan "iki mahkeme arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı bulunması" koşulunun henüz gerçekleşmediği kuşkusuzdur. KARAR Açıklanan sebeplerle;