8. Ceza Dairesi 2024/16450 E. , 2024/6142 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1306 E., 2023/1263 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temy…
**8. Ceza Dairesi 2024/16450 E. , 2024/6142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1306 E., 2023/1263 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuğun 10.01.2020 tarihli eylemi nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.01.2020 tarihli iddianamesiyle, 21.02.2020 tarihli eylemi nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.07.2020 tarihli iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle iki ayrı dava açılmıştır. 2. Açılan davaların birleştirilmesinden sonra, Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 6 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 13.880,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2021 hakkında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 02.11.2023 tarihli kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği, suçu işlemediğine ve suçsuz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun, 10.01.2020 tarihinde tanık F.A'ya uyuşturucu madde içeren haplar sattığı, 21.02.2020 tarihinde uyuşturucu madde içerdiği belirlenen hapları satışa arz etmek üzere bulundurduğu, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet kararında uygulama maddeleri yönünden düzeltme yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 293 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin bölge adliye mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe yedi gün içinde tebliğ edilir. 5271 sayılı Kanunu'nun 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve yine aynı Kanunun 295 inci maddesinde yer alan "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; suça sürüklenen çocuğun, yokluğunda verilen hükme yönelik 5271 sayılı Kanunu'nun 291 inci maddesinde belirtilen 15 günlük yasal süre içerisinde 13.11.2023 tarihinde temyiz dilekçesi sunduğu ancak temyiz dilekçesinde gerekçe göstermediği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilen gerekçeli kararda 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir temyiz dilekçesinin tebliğden itibaren 7 gün içerisinde verilmesi gerektiğine dair meşruhat bulunmasına karşın, gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamasının hüküm ve sonuçlarının bildirilmediği, bu sebeple yapılan ihtaratın usulüne uygun olmadığı görülmüştür. Ayrıca suça sürüklenen çocuk ve müdafiine yapılan tebligatlarda da gerekçeli temyiz sunulmamasının hüküm ve sonuçlarının bildirilmediği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiine gerekçeli temyiz dilekçesi sunulması gerektiğine dair usulüne uygun bir ihtarat bulunmadığı için, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 7 günlük sürenin de başladığından söz edilemeyecektir. Bu nedenle suça sürüklenen çocuğun temyiz inceleme aşamasında 25.03.2024 tarihinde sunduğu ve üzerine atılı eylemleri gerçekleştirmediğine, suçsuz olduğuna yönelik dilekçesinin gerekçeli temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki gerekçesiz temyiz dilekçesi sunulması nedeniyle temyiz talebinin reddedilmesi gerektiğine dair görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan incelemede: Olayların intikal şekli ve zamanı, kolluk tarafından tutulan olay tutanakları, tanık F.A'nın 10.01.2020 tarihli olaya ilişkin aşamalardaki beyanları, 21.02.2020 tarihli olaya ilişkin tanık H.S'nin müdafii huzurunda alınan soruşturma aşamasındaki beyanı ve müdafii de olduğu yapılan canlı teşhis ve tutanağı, her iki olaya ilişkin alınan ekspertiz raporları, tutanak mümzilerinin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2021/1306 Esas, 2023/1263 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.