3. Hukuk Dairesi 2023/4145 E. , 2024/3074 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ: 22.05.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/29 E., 2020/156 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması-tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının is…
**3. Hukuk Dairesi 2023/4145 E. , 2024/3074 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ: 22.05.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/29 E., 2020/156 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması-tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 22.05.2023 tarihli ek karar ile karar kesin nitelikte olduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinde temyiz edilemeyecek kararlar belirtilmiş olup, eldeki davada davanın konusu ve davacının talepleri dikkate alındığında karara karşı temyiz yolu açık olup, davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, ek karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mah. 2525 ada, 36 parsel sayılı taşınmazda 159,90 m² arsanın 1/9 hisse paylı taşınmazın maliki olduğunu, bu gayrimenkulün de dahil olduğu ... Kentsel Yenileme Projesinin uygulanmayacağının baştan belli olmasına rağmen müvekkilinin aldatılarak sözleşmeye rızasının alındığını, yapılan sözleşmenin haksız şart niteliğindeki şartlarının iptal edilmesi, müvekkile ait taşınmazın sözleşme tarihindeki değerinin esas alınması ve geç teslimat nedeniyle müvekkiline uygun bir kira bedeli ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazla hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkili ile davalı kurum arasında imzalanan birinci ve ikinci sözleşmede yer alan haksız şart niteliğindeki tüm şartlarının iptaline ve geçersiz olduğunun tespitine, müvekkile ait gayrimenkulün değerinin 2. sözleşme tarihine uyarlanmasına, bu değere faiz uygulanmasına, 2. sözleşme ile müvekkile yüklenen fazla ödemelerin iptaline ve bu kapsamda yaptığı ödemelerin borçtan mahsubuna, müvekkili lehine dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik geç teslimattan kaynaklanan 1.000,00 TL kira bedelinin tahsiline, taleplerinin kabul edilmemesi halinde bilirkişi raporuyla tazminat hesaplaması suretiyle, talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 9.000,00 TL tazminatın belirsiz alacak olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP