Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/3/2014 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 24/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 7/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 28/5/2015 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/25368 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında 21/4/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve Denizli Sulh Ceza Mahkemesinin 24/4/2009 tarihli ve 2009/93 Sorgu sayılı kararı ile suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etmesuçlarından tutuklanmıştır. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/9 sayılı fezlekesi ile başvurucu hakkındaki soruşturma dosyası İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK mülga maddesiyle görevli bölümü) gönderilmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 31/8/2009 tarihli ve E.2009/293 sayılı iddianamesiyle başvurucunun suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesine kamu davası açılmıştır. Dava, İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga maddesiyle görevli) E.2009/176 sayılı dosyası üzerinden tutuklu olarak görülmüştür. Mahkemenin 20/1/2010 tarihli ve E.2009/176, K.2010/12 sayılı kararı ile başvurucunun yargılandığı davanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga maddesiyle görevli) E.2009/55 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 14/9/2012 tarihli ve E.2009/55, K.2012/178 sayılı kararı ile başvurucunun "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis, "(12/2/2008 tarihli) uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan 16 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 740 TL adli para, "(9/4/2008 tarihli) uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan 15 yıl hapis ve 000 TL adli para, "(23/12/2008 tarihli) uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan 15 yıl hapis ve 000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, hüküm ile birlikte "verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdikleri süreler dikkate alınarak" başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar verilmiştir. Başvurucu, hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü 17/9/2012 tarihinde temyiz etmiştir. Başvurucu müdafii tarafından sunulan 19/2/2013 tarihli (gerekçeli) temyiz dilekçesinde hükmün bozulmasının yanı sıra tahliyeye karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Başvurucu 14/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesinin 16/4/2015 tarihli ve E.2014/4056, K.2015/31053 sayılı ilamı ile başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama kararı" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir. (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir."