1. Hukuk Dairesi 2008/2151 E. , 2008/3845 K. "" MAHKEMESİ : OSMANİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2007 Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları M.... adına kayıtlı 62 ve 8 parseldeki paylarını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı oğullarına temlik ettiğini ileri sürerek, payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, 8 parselin hibe yoluyla adlarına tescil edildiğini, 62 parseli ise bedelini ödeyerek…
**1. Hukuk Dairesi 2008/2151 E. , 2008/3845 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : OSMANİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2007 Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları M.... adına kayıtlı 62 ve 8 parseldeki paylarını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı oğullarına temlik ettiğini ileri sürerek, payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, 8 parselin hibe yoluyla adlarına tescil edildiğini, 62 parseli ise bedelini ödeyerek satın aldıklarını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakanın maliki olduğu 8 ve 62 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını 11.04.1991 ve 23.01.2001 tarihlerinde davalı oğullarına temlik ettiği, 8 parseldeki payın bağış suretiyle, 62 parseldeki payın ise, satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, bağış geçerli işlemlerden olup, koşullarının gerçekleşmesi halinde tenkis hükümlerine tabi olacağı kuşkusuzdur. Başka bir ifadeyle anılan işlemde 01.04.1974 tarih ½ Sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı mahkemece gözetilmek suretiyle bu parsel bakımından davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen davacının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ancak, davacının 62 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı, yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1-4-1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.