(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11792 E. , 2013/17215 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, nüfus kayıtlarına yanlış yazılan baba adının düzeltilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nüfus …
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11792 E. , 2013/17215 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, nüfus kayıtlarına yanlış yazılan baba adının düzeltilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nüfus kayıtlarında babasının "..." olarak gözüktüğünü, gerçekte ise babasının "..." olduğunu ileri sürerek baba adının değiştirilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava açmakta hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi (HMK. 76.) gereğince Hâkim, Türk hukukunu re'sen uygular. Dolayısıyla olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir. Davacı tarafın dava dilekçesi ve yargılama sırasında yaptığı açıklamalara göre istem, hatalı yapılan nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesidir. Buna göre mahkemece; 1-Davacının kaydının istem gibi düzeltilmesi durumunda, gerçek babası olduğu iddia edilen ... ile kayden babası olarak görünen ölü ...’nin mirasçılarının da hukukunu ilgilendireceği gözetilerek bunların tespiti ile yöntemince davaya katılmalarının sağlanması gerektiğinin dikkate alınmaması, 2-Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda mahkemece salt tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.