Ceza Genel Kurulu 2022/325 E. , 2022/614 K. "" Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Sanık ...’un teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/2, 35, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/1, 109/3-f, 109/5, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişk…
**Ceza Genel Kurulu 2022/325 E. , 2022/614 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Sanık ...’un teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/2, 35, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/1, 109/3-f, 109/5, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin ... 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.12.2018 tarihli ve 468-509 sayılı hükümlerin, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 05.04.2019 tarih ve 928-908 sayı ile TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkralarından çıkartılması suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın da sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 11.03.2020 tarih ve 7687-1923 sayı ile; “Mağdurenin hükümden sonra verdiği 22.04.2019 havale tarihli dilekçesi ile beyanlarını değiştirerek şikâyetinden vazgeçmesi karşısında, ortaya çıkan çelişkinin giderilmesi için mağdure ile sanığın yeniden dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; Sanığın, cinsel organını ağzına sokmak istediği mağdurenin direnmesi üzerine dudağına temas ettirebildiği ve mağdurenin ertesi gün geleceğini söylemesi üzerine eylemine kendiliğinden son verdiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince sanığın nitelikli cinsel istismar suçuna yönelik hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu hâlde ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden son vermesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 36. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümleri de nazara alındığında hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği ancak o ana kadar gerçekleşen eylemlerin aynı Kanun’un 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkûmiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken gerekçeli kararda sanığın eylemini cebir ve tehditle gerçekleştirdiği kabul edilmesine rağmen kurulan kısa hükümde anılan kabule aykırı olacak şekilde 5237 sayılı TCK'nın 109/1. maddesi gereğince temel cezanın teşdiden belirlenmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi suretiyle anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi,” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.