5. Ceza Dairesi 2012/7251 E. , 2012/12270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik (sanık ... hakkında), zimmete iştirak (sanık ... hakkında) HÜKÜM : Sanık ...'in zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkümiyetine, sanık ...'in üzerine atılı resmi belgede sahtecilik, sanık ...'in zimmete iştirak suçundan beraetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; sanık ...’in mahkümiyetine dair hüküm yönünden duruşmalı olarak yap
**5. Ceza Dairesi 2012/7251 E. , 2012/12270 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik (sanık ... hakkında), zimmete iştirak (sanık ... hakkında) HÜKÜM : Sanık ...'in zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkümiyetine, sanık ...'in üzerine atılı resmi belgede sahtecilik, sanık ...'in zimmete iştirak suçundan beraetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; sanık ...’in mahkümiyetine dair hüküm yönünden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: Dilekçeleri içeriklerine göre şikayetçi Hazine vekili ile O Yer C.Savcısının temyiz isteklerinin beraet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Kamu davalarına katılmasına karar verilen Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü yerine karar başlığında İl Müdürlüğünün gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi, Sanıklar hakkında zimmet suçundan da kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 14 ve 18. maddelerine göre Hazinenin bu suçun mağduru ve suçtan zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hükümler kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 247. (765 sayılı TCK'nın 202.) maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılan kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesinin", yine 765 sayılı Kanunda açıkça düzenlenmeyen ancak doktrin ve uygulamada kabul edilen zimmet suçunun hafif cezayı gerektiren nitelikli hali olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 247/3. maddesi ile yasal zemine kavuşan, failin, görevi gereği yasal olarak kendisine tevdi edilen mal ya da parayı belli bir süre kullanıp hakkında herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade ettiği hallerde oluşan kullanma zimmetinde suçun konusunun; “kullanma ile elde olunan yarar” olmasına göre, değer azlığının ve pişmanlık nedeniyle iade edilecek miktarın kullanma ile elde edilen yarar yani nema miktarı esas alınarak belirlenmesi gerektiği, somut olayda; sanık ...’in kendisine yasal olarak tevdi edilen paraların bir kısmını maledinmesi, bir kısmını ise kullandıktan sonra iade etmesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin yanında, kendisinin düzenlediği ya da kendisine duyulan güven nedeniyle fiilen düzenleyip ilgililerine imzalattığı gider fişlerinin içeriğini ekindeki gider belgelerine veya yapılacak giderlere nazaran daha yüksek miktarda düzenleyip, çek ile tahsil edilen paraların gerçekte ödenecek miktarını ödedikten sonra gider fişlerinde gerçeğe aykırı olarak artırdığı miktarları maledinmesi şeklindeki eylemlerinde suça konu paraların görev dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, sanığın muhafaza ve gözetim sorumluluğunun da olmadığı bu nedenle de fiillerinde yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediği, düzenlenen sahte evrakları kullanıp hileli ve yasal olmayan yollarla kendisine haksız olarak para ödenmesini sağladığı, bu durumda 03/06/2009 günlü iddianamenin 6. bendinde belirtilen (kısmen 10 lirayı), 7. bendinde belirtilen (kısmen 2.992,64 lirayı), 8, 9, 10, 11, 12, 15, 16, 17, 18, 19, 22, 23 ve 27. bentleri ile 08/02/2010 günlü iddianamenin A 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve B 1, 2, 3. bentlerinde yer alan eylemlerinin belgelerin aldatıcı nitelikte olması durumunda evrakta sahtekarlık ve kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, aldatıcılığın bulunmaması durumunda da kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma, 03/06/2009 günlü iddianamenin 1, 2, 3, 4, 5, 6 (kısmen 39.952.52 lirayı kullanması), 7 (kısmen 6.100 lirayı kullanması), 14, 21, 24, 25, 26. bentlerinde, 08/02/2010 günlü iddianamenin A 10. bendinde açıklanan eylemlerinin zincirleme kullanma zimmeti, 03/06/2009 günlü iddianamenin 7 (kısmen 148,46 lira), 13, 20 ve 08/02/2010 günlü iddianamenin B 4. ve C 1. bentlerinde açıklanan eylemlerinin basit ve nitelikli zimmet suçlarını oluşturacağı ve fiillerin değişik zamanlarda işlenmiş olması nedeni ile sonuç olarak zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması gerekeceği gözetilerek kullanma zimmetleri ile ilgili olarak nemayı belirlemek amacıyla bilirkişiden ek rapor alınarak bu miktar diğer zimmet tutarına ilave edilerek toplam zimmet miktarı belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken sanık ... hakkında eksik inceleme ile suç niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkındaki resmi belgede sahtecilik, sanık ... hakkındaki nitelikli zimmete iştirak suçlarından esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 29/11/2012 tarihinde verilen işbu karar 12/12/2012 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin yokluğunda tefhim olundu.