7. Ceza Dairesi 2024/3336 E. , 2024/6024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1574 E., 2023/2075 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli hükmünün, Dairemizin 25.05.2023 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize
**7. Ceza Dairesi 2024/3336 E. , 2024/6024 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1574 E., 2023/2075 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli hükmünün, Dairemizin 25.05.2023 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; sanık tarafından arama tutanağının imzalandığına, iş yerinde ürünün ele geçtiğini ikrar ettiğine, yargılama boyunca herhangi bir hakkının ihlal edildiğine dair itirazda bulunmadığına, dosya kapsamı ve ele geçen deliller uyarınca sanık tarafından atılı suçun işlendiğinin sabit olduğuna, Yargıtay bozma ilâmı uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, kararın sanık aleyhine bozulması talebine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; dosya kapsamında sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verilmesine yetecek delil bulunduğuna, beraat kararının hatalı olduğuna, karar verilirken, arama işlemine yönelik Yargıtay kararlarının gözardı edildiğine, usule uygun olarak alınan arama kararına istinaden herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan aramada ele geçen delillerin, sadece arama esnasında orada bulunması gereken kişilerin aramada hazır bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil kabul edilemeyeceklerine, belirtilen nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Ceza Muhakemesinin amacı; sosyal düzenin korunması ile kişilerin hak ve özgürlüklerine saygı arasında bir denge kurulması suretiyle hukuken geçerli kanıtlarla hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Ceza Muhakemesi hukukumuz ''delil serbestliği'' ilkesini benimsemiş, delilleri değerlendirmede de hakime tam bir serbestlik tanınmıştır. Delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplanması zorunludur. Delillerin bir ya da bir kaçının hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmesi hukuka uygun yöntemle elde edilen diğer delillerin yok sayılmasını gerektirecek midir? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde sunulan kanıtların kabul edilebilir olup olmadığına karar verme usulünü gösteren ve hangi kanıtların kabul edilebilir olduğunu, hangilerinin kabul edilemez olduğunu belirleyen bir kural olmadığı gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de “ İç hukukta yeterli hukuki temeli bulunmadan veya hukuka aykırı vasıtalar kullanılarak elde edilmiş materyallerin yargılamada kanıt olarak kullanılması kural olarak, başvurucuya gerekli usulü güvencelerin sağlanmış olması ve materyelin baskı, zorlama ve tuzak gibi yargılamayı lekeleyebilecek nitelikli ve kaynaklı olmaması şartıyla, sözleşmenin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki adil yargılanma standartlarına aykırılık oluşturmaz.” (Chalkley/Birleşik Krallık [kk] B.No: 6383/100, 26.09.2002) bir delilin, diğer yan delillerle desteklenmemiş olması, mutlak suretle adil yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturmaz. Mahkemece hükme esas alınan bir delilin çok kuvvetli olması ve güvenilirliği konusunda herhangi bir risk bulunmaması, destekleyici delillere olan ihtiyacın yoğunluğunu azaltır. Buna karşılık gücü ve güvenilirliği konusunda birtakım şüpheler bulunan bir delilin, suçun sübutu konusunda ulaşılan vicdani kanaat bakımından belirleyici olması halinde, bu durum hakkaniyete uygun yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturabilir ” (Güllüzar Erman, B. No: 2012/542 04.11.2014) şeklinde kararlar vermiştir. 5271 sayılı Kanun'un 230/1-b maddesinde ''mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller ayrıca ve açıkça...'' gösterilir denilmek suretiyle hukuka uygun yöntemlerle elde edilen diğer delillerin geçerliliğini koruyacağı benimsenmiştir. Somut olayda ise, Kanun'a uygun olarak verilen arama kararının yerine getirilmesi sırasında o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmamış ise de, katılan vekilinin şikâyet dilekçesine ek olarak sanığa ait iş yerinden satın aldığını beyan ettiği bir adet ... markalı peluş oyuncağa ait fotoğraf ile 21.07.2013 tarihinde ... tarafından düzenlenen 5,00 TL tutarındaki satış fişini dosyaya delil olarak sunması, Sulh Ceza Mahkemesinden alınan karara istinaden yapılan aramada, iş yeri girişinin karşısındaki rafların altında suça konu bir adet oyuncağın bulunması, sanığın arama işleminin içeriğine herhangi bir itirazı bulunmadığı gibi arama ve el koyma tutanağını iş yeri sahibi olarak imzalaması ve sanığın arama sonucunda ele geçen eşyanın kendisine ait iş yerinde bulunduğuna ilişkin tevilli ikrarının mevcut olması karşısında; sanığın üzerine atılı suçun uzlaştırma kapsamında yer alan suçlardan olduğu hususu da gözetilerek, uzlaştırma prosedürü yerine getirildikten sonra tüm bu deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken; Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin 25.05.2023 tarihli ve 2023/4220 Esas, 2023/5428 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Dairemizin 25.05.2023 tarihli ve 2023/4220 Esas, 2023/5428 Karar sayılı bozma ilâmındaki karşı düşüncemi aynen tekrar ediyorum.