Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ve 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkeleriyle 36. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ve maddesinde düzenlenen eşitlik ilkeleriyle maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/11/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, askerlik hizmeti esnasında verilen temizlik görevini yerine getirmek için içtima alanından koğuşlar bölgesine gittiği sırada, buzlu merdivenlerden çıkarken ayağının kayması sonucu sol kolunun üzerine sertçe düştüğünü ve merdivenlerden aşağı yuvarlandığını, düşme sonrası birkaç gün beklediğini, bu süre içinde şişlik ve morluklar oluştuğunu ifade etmiştir. Başvurucu 8/3/2011 tarihinde revire çıkarılmış, devam eden tedavi süreci sonunda Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Sağlık Kurulunun 17/10/2011 tarihli raporuyla ''B 58/F 10 askerliğe elverişli değildir.'' kararı verilerek terhis edilmiştir. Başvurucu, askerlik hizmeti sırasında kaygan olan merdivenler için kaymayı engelleyici tedbir almadığı ve kazaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle, uğradığını ileri sürdüğü 000 TL maddi ve 000 TL manevi zararının tazmini istemiyle idare aleyhine dava açmıştır. AYİM İkinci Dairesi, 27/2/2013 tarihli ve E.2013/139, K.2013/352 sayılı kararıyla davayı reddetmiş ve reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) maddesi uyarınca takdir edilen 690 TL avukatlık ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye verilmesine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:"Dava dosyası, tıbbi kayıtlar, K.K.K.lığı As. Savcılığının KYOK ve tanık ifade tutanakları dikkate alındığında; K.K.K.lığı As.Sav.lığının 2012 tarihli, AS.SAV.:2012/183 MÜT (240750) sayılı ve "Maddi ve manevi tazminat" konulu yazısında davacının talimat yoluyla alınan ifadesinde "... 2011 tarihinde hava kar yağışlı olduğundan koğuşlar bölgesinde merdivenden çıkarken kaydım ve sağlam olan sol kolumun üzerine düştüm. Bu olay üzerine kolumda şişlik ve morluk oldu. Olay olurken tektim, yanımda kimse yoktu, daha sonra ağrılarım çok olduğundan dolayı olaydan bir gün sonra Nöbetçi Amirini bulamadığımdan dolayı P.Çvş. Hasan BAŞAR'a ulaştım ve rahatsızlığımı söyledim." şeklinde ifadesini verdiği, davacının 2011 tarihinde düşmesine rağmen 2011 tarihinde revire gidene kadar Tk.K.na bilgi vermediği, bu tarihte yoklamaya katılması gerekirken amirlerine bilgi vermeden vizite sorumlusu personel ile birlikte revire gittiği, düşme olayının olduğu gün saat 45 sularında içtima alanına gitmek üzere koğuş merdivenlerinden çıkarken düştüğünü beyan etmesine rağmen, davacının görevli olduğu Komutanlık Hizmet Tk. içtima alanında gitmek için merdivenden çıkmak gerekmediği, aksine Tb. Binasının 2'nci katındaki koğuşundan içtima alanına gitmek için merdiven inmek gerektiği, iddia edilen olayın meydana geldiği 2011 tarihinde Güvercinlik Havalimanı Meydan Meteoroloji Müdürlüğünden alınan ve Kr.HvcI.K.lığının da içinde bulunduğu Güvercinlik/Ankara bölgesinin meteorolojik verilerine göre anılan bölgede kar yağışı olmadığı, hafif yağmur olduğu, sıcaklığın saat 50 itibariyle 7 derece, saat 50 itibariyle de 8 derece olduğu, davacı iddialarına göre Pazar günü olduğu tespit edilen olay tarihinde davacıya amirleri ya da BI.Nöb-Astsb. tarafından temizlik görevi verilmediği, davacının koğuşlar bölgesinin birinci katında kaldığı ve bu kata çıkan merdivenin bina içerisinde olduğu ve nedenle buzlanma olmasının mümkün olmadığı, davacının kullandığı koğuş binası çevresinde merdiven bulunmadığı, koğuşa gitmek için kullanılan güzergahlarda da merdiven bulunmadığı, tanık ifadelerine göre olay bölgesinin bina içinde olması nedeniyle hiç buzlanma olayı yaşanmadığı, aksine koğuşlar bölgesinde kaloriferler yanması nedeniyle kış boyunca ortalama 17 derece sıcaklık olduğu, olay günü davacıyı gören tanıkların ifadelerine göre davacının kolunu çok sıkı bir şekilde bandajladığı, arkadaşlarının ikazlarına rağmen bandajı gevşetmediği, hatta revir görevlisinin ikazlarıyla bandajı çıkardığı, aynı akşam tekrar aynı şekilde kolunu bandajladığı ve tanıklara "hava değişimi alıp buradan gitmem lazım' şeklinde beyanlarda bulunduğu, bir başka tanığa da "eğer askerde kalırsa büyük maddi zararlar edeceğini, hava değişimi aldığı takdirde büyük paralar kazanacağını" ifade ettiği anlaşıldığından davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine sebep olan rahatsızlığının ortaya çıkması ile askerlik hizmetinin sebep ve tesiri arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, iddia edilen olayın olduğu koğuşlar bölgesinin bina içinde olduğu, bu nedenle buzlanmaya sebep olabilecek herhangi bir nedenin bulunmadığı, davacının iddia ettiği kendisine temizlik görevi verildiği emrini kanıtlayabilecek herhangi bir delil, tanık beyanı olmadığı, davacının iddia ettiği düşerek kolunun yaralanması olayına kimsenin sebep olmadığı, dolayısıyla idarenin meydana gelen zararı tazminle sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.” Başvurucu, AYİM kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini talep etmiş; AYİM İkinci Dairesinin 18/9/2013 tarihli ve E.2013/1176, K.2013/999 sayılı kararıyla talebin reddine karar verilmiş ve karar 10/10/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un maddesi ile 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle şöyledir:“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” 2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.”