1. Hukuk Dairesi 2018/932 E. , 2018/8606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakanları ... oğlu ...’nın maliki olduğu 1422 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine tarafından açılan davada TMK 501. maddesi gereğince mirasçıların istihkak davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, tapuda kayıt maliki ... o
**1. Hukuk Dairesi 2018/932 E. , 2018/8606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakanları ... oğlu ...’nın maliki olduğu 1422 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine tarafından açılan davada TMK 501. maddesi gereğince mirasçıların istihkak davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, tapuda kayıt maliki ... oğlu ...’in soyadı yasası gereğince soyadının ‘...’ olarak yazıldığını, kendilerinin ...’nın mirasçıları olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı Hazine, taşınmazın hükmen idare adına tescil edildiğini, bütün aramalara rağmen kayıt malikine ulaşılamadığından, ölü veya sağ olduğu bilinmediğinden yasal ilanlar yapılarak taşınmazın tapusunun iptaline karar verildiğini, davanın iki mirasçı tarafından açıldığını ancak tüm mirasçılar adına tescilinin talep edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine ilişkin karar Dairece “...... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/407-826 sayılı mahkeme hükmü ile kayıt malikinin mirasçı bırakmadan öldüğü saptandığına ve davacıların da elde etmiş oldukları veraset ilamı gereğince kayıt malikinin mirasçısı olduklarını ileri sürdükleri anlaşıldığına göre mirasçılık olgusu yönünden farklılık yaratan iki mahkeme kararı bulunduğu görülmektedir. Bu durumda mirasçılık ilişkisi yönünden değinilen iki mahkeme kararı arasında farklılık bulunduğu gözetilerek davacı tarafın hazineye husumet tevcih etmesi suretiyle açacağı dava sonucunda elde edeceği hasımlı veraset ilamı ile eldeki davanın çözüme kavuşturulması zorunluluğu bulunmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece, hasımsız elde edilen mirasçılık belgesi hükme esas alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacıların tapu kaydında ismi geçen ... oğlu ...’in mirasçıları oldukları gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine ilişkin karar Dairece; “...dava konusu 2509 ada 1 parsel sayılı taşınmazda Hazine payı 1075/66000 olmasına rağmen 1131/66000 payın iptali ile mirasçılar adına tescile karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca birleşen davadaki tapu iptal ve tescil isteği yönünden ayrıca bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir..” gerekçesiyle 2. kez bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davalı Tapu Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, 02.04 .2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.