Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7905 E. , 2024/1091 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7905 Karar No : 2024/1091 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7905 E. , 2024/1091 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7905 Karar No : 2024/1091 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan, adil bir disiplin süreci işletilmeden, mahkemeye erişim hakkı engellenmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, yasa dışı herhangi bir fiilinin olmadığı, yargılama yapılmaksızın OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, somut herhangi bir delil gösterilmediği, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, suç oluşturmadığı kesin hükümle saptanan faaliyetlerin tekrar yargılama konusu yapılamayacağı, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, sendika üyeliğinin yasal olduğu, bu üyeliğinin örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği ve kullanıldığı, Bank Asya hesap hareketlerinin yasal olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, Kimse Yok Mu Derneğine yapılan bağışın irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, barışçıl dini sohbetlere katılmış olmasının örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak iki ayrı yargılama yapılamayacağı, OHAL döneminde OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda, OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca hak ihlallerinin giderilmediği, Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.