4. Hukuk Dairesi 2023/8100 E. , 2023/10568 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/496 E.- 2021/47 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/İHK-27332 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi/ İtirazın Kabulü ile Başvurunun Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K- 2020/81607 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz ed…
**4. Hukuk Dairesi 2023/8100 E. , 2023/10568 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/496 E.- 2021/47 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/İHK-27332 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi/ İtirazın Kabulü ile Başvurunun Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K- 2020/81607 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilinin murisi tarafından kullanılan tüketici kredisinin teminatı kapsamında davalı ile uzun süreli kredi hayat sigorta poliçesi tanzim edildiğini, murisin poliçe teminat süresi içinde vefat ettiğini, davalı sigorta şirketinin murisin sağlık sorunlarını bildirmediği gerekçesiyle sigorta bedelini ödemediğini, murisin davalı sigorta şirketinin iddia ettiği gibi bir sağlık problemi olmadığını belirterek ödenen kredi taksitlerinden şimdilik 5.000,00 TL’nin ödeme tarihi itibarıyla işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 72.504,69 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı sigorta şirketi vekili cevabında; murise poliçe öncesi “kronik iskemik kalp hastalığı” tanısı konmasına rağmen murisin sağlığı ile ilgili sorulara gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve mevcut hastalıklarını bildirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "Tüm dosya kapsamı, davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanları, davalı vekilinin cevap ve beyanları, davacı ve davalı tarafından ibraz edilen belgeler, yeterli görülen bilirkişi raporları karşısında; davacı murisinin 08.03.2019 tarihinde ölümüne neden olan kronik iskemik kalp hastalığının uzun süreli kredi koruma grup hayat sigorta poliçesinin başlangıç tarihi olan 16.01.2019 tarihinden önce mevcut olduğu ve sigortalı müteveffanın hastalığını bildiği halde sigorta şirketine beyan etmediği, kaza sayılmayan vefat teminatından davalının sorumlu olamayacağı, müteveffaya Özel Medicana Hospitals Çamlıca Hastanesinde 24.12.2014 tarihinde kronik iskemik kalp hastalığı tanısının konulduğu, müteveffanın hipertansiyon ve damar hastalıklarını bildiği, ölümün “ani kardiyak ölüm ” olarak gerçekleştiği, müteveffanın hastalığını gizlediği, dolayısı ile beyan yükümlüğünü ihlal ettiği belirtilerek TTK Md.1435 ve 1439 hükmü uyarınca başvurunun reddine" karar verilmiştir. IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI A. İtiraz Edenler Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; müteveffanın 24.12.2014 ve 08.08.2018 tarihli efor testi sonuçlarının negatif çıktığını, ekokardiyografi raporu sonuçlarının da normal olduğunu ve 08.08.2018 tarihli holter raporu sonucu ile uyumlu olduğunu, müteveffanın hastalığını gizlemediğini, başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Hayat Sigortaları Genel Şartları C.2- Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü 2.2- maddesi "Gerek sigorta ettiren gerekse sigortalı ve temsilci, sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali halinde, sigortacı durumu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeden cayabilir veya sözleşmeyi yürürlükte tutarak sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir. Ancak, sigortacının bildirilmemiş, eksik veya yanlış bildirilmiş olan hususları bilmesi veya ihbar etmemenin ya da yanlış ihbar etmenin kusura dayanmaması halinde cayma caiz değildir." şeklinde düzenlendiği, davalı sigorta şirketinin yukarıda sayılan prim iadesi ve sair haklarını yargılama sırasında veya öncesinde kullanmadığı, varılan bu sonuç nedeniyle sigortalının sorumlu olduğu miktarın bilirkişi marifeti ile hesaplandığı, raporda müteveffanın poliçenin 1. yılında vefat etmesi sebebiyle vefat teminatının 72.504,69 TL olduğunun belirlendiği, bu nedenlerle başvurunun kabulüne, 72.504,69 TL tazminatın 31.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti kararını davalı vekili temyiz etmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müteveffa sigortalı Osman Günç’ün imzaladığı sigorta poliçesi Uzun Süreli Kredi Grup Hayat Sigortaları Başvuru Bilgilendirme Formlarında yer alan sağlık beyanı ile ilgili soruların tümüne “HAYIR” cevabı vererek tamamen sağlıklı olduğunu beyan ettiğini, bu beyana istinaden sigorta poliçesinin otomatik olarak tanzim edildiğini, Özel Medicana Hospital Çamlıca Hastanesi tarafından 2014 yılında kronik iskemik kalp hastalığı teşhisi konulduğu tespit edilmiş olması nedeni ile ölüm belgesi de dikkate alınarak ve bu hastalıklara bağlı olarak vefat ettiği gerekçesi ile tazminat talebinin reddedildiğini, müteveffa QNB Finansbank A.Ş Uzun Süreli Kredi Grup Hayat Sigortası Başvuru Bilgilendirme Formunda sigortalanmadan önce mevcut hastalığını beyan etmiş olsaydı sigorta kapsamına alınmayacağını, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu’nun 1435. maddesi ile Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.2-2 maddesi gereğince ödeme yapılamayacağını, TTK 1435 ve 1439 uncu maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Uzun Süreli Kredi Grup Hayat Sigortası Poliçesi gereğince davacı/ mirasçının sigorta vefat teminatının ödenmesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) 1435 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalının 6102 sayılı TTK'nın 1435'inci maddesi uyarınca beyan yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğün ihlalinin yaptırımı 1439 uncu madde de düzenlenmiştir. Bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. Gerek TTK’nın düzenlemeleri ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. Dosya kapsamından davacı murisinin QNB Finansbank A.Ş'den kullandığı kredi karşılığında Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş ile 16.01.2019/10.11.2026 vadeli uzun süreli kredi koruma grup hayat sigortası poliçesi tanzim edildiği, teminat tutarının 72.504,69 TL olarak belirlendiği, 08.03.2019 tarihinde kronik iskemik kalp rahatsızlığı nedeni ile vefat ettiği, belirtilen rahatsızlığın uzun süreli kredi koruma grup hayat sigorta poliçesinin başlangıç tarihi olan 16.01.2019 tarihinden önce mevcut olduğu ve sigortalı müteveffanın hastalığını bildiği halde sigorta şirketine bu durumu bildirmediği ve bilgilendirme formunda yer alan sağlık beyanı ile ilgili sorulara "HAYIR" cevabı vererek tamamen sağlıklı olduğunu beyan ettiği, Özel Medicana Hospital Çamlıca Hastanesi tarafından 2014 yılında kronik iskemik kalp hastalığı teşhisi konulduğu, müteveffanın hipertansiyon ve damar hastalıklarını bildiği, ölümün “ani kardiyak ölüm ” olarak gerçekleştiği, yine ölüm belgesinde önceki nedenler olarak "bronş veya akciğer malign neoplazmı, tanımlanmamış" şeklinde belirtildiği, ölüm belgesi dikkate alındığında müteveffanın kronik iskemik kalp rahatsızlığına bağlı olarak vefat ettiğinin anlaşılması karşısında Uyuşmazlık Hakem Heyetince TTK 1435 ve 1439 uncu maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin itirazı neticesinde İtiraz Hakem Heyetince “Hayat Sigortaları Genel Şartları C.2- Sözleşmenin Yapılması Sırasındaki Beyan Yükümlülüğü 2.2- Gerek sigorta ettiren gerekse sigortalı ve temsilci, sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali halinde, sigortacı durumu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeden cayabilir veya sözleşmeyi yürürlükte tutarak sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir. Ancak, sigortacının bildirilmemiş, eksik veya yanlış bildirilmiş olan hususları bilmesi veya ihbar etmemenin ya da yanlış ihbar etmenin kusura dayanmaması halinde cayma caiz değildir. Bu durumda rizikonun kabul edildiğinden daha yüksek olması nedeniyle daha fazla bir prim alınması gerekiyorsa sigortacı durumu öğrendiği tarihten itibaren sekiz gün içinde prim farkını talep edebilir. Sigorta ettiren, talep edilen prim farkını kabul ettiğini sekiz gün içinde bildirmediği takdirde sözleşmeden cayılmış olur. Ancak, prim farkının kabul edilmemesi nedeniyle sözleşmeden cayılması sigortacının gerçeğe aykırı veya eksik beyanı öğrendiği tarihten itibaren bir aylık süre içinde söz konusudur…” şeklinde düzenlendiği, bu maddelere göre beyan yükümlüğünün ihlalinde sigortalının sorumluluktan kurtulamadığı, davalı sigorta şirketinin yukarıda sayılan prim iadesi ve sair haklarını yargılama sırasında veya öncesinde kullanmadığı, varılan bu sonuç nedeniyle sigortalının sorumlu olduğu miktarın bilirkişi marifeti ile hesaplandığı, bilirkişi raporunda müteveffanın poliçenin 1. yılında vefat etmesi sebebiyle vefat teminatının 72.504,69 TL olduğunu belirtildiği, başvuran tarafın talebini bu miktara ıslah ettiği, açıklanan nedenlerle davanın kabulü gerektiği belirtilerek 72.504,69 TL tazminatın 31.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak başvuranlara ödenmesine karar verilmiştir. Yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince öncelikle davacı murisinin tüm tedavi evraklarının ilgili hastanelerden eksiksiz bir şekilde celbi ile dosya içerisine alınması, daha sonra Adli Tıp Kurumundan içinde kardiyoloji uzmanının da bulunduğu heyetten ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sigortalının tedavi gördüğü gizlenen hastalığıyla vefatı arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığının, başka bir anlatımla vefatın gizlenen hastalıktan meydana gelip gelmediğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılıp belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.