21. Hukuk Dairesi 2013/7254 E. , 2013/11627 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylıkların kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen r…
**21. Hukuk Dairesi 2013/7254 E. , 2013/11627 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylıkların kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle davalı kurumun 16/05/2011 tarihli yetim aylığını sonlandıran işleminin iptali ile aylıkların kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının davasının kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup kabul edilen hüküm sonucunun ne olduğu açıklanmamıştır. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Eldeki dosyada, davacının davasının kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ancak davacının hangi talepleri ile ilgili olarak ne şekilde hüküm kurulduğu açık bir şekilde belirtilmemiş olup hükmün bu haliyle infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle, yukarıda da belirtildiği gibi kabul edilen hüküm sonucunun ne olduğu açık bir şekilde belirtilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı SGK vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.