3. Ceza Dairesi 2021/1810 E. , 2023/8907 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/914 E., 2019/783 K. SUÇLAR : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, tasarlayarak, yangın, su baskını, tahrip, veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs), tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, 6136 ... Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan …
**3. Ceza Dairesi 2021/1810 E. , 2023/8907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/914 E., 2019/783 K. SUÇLAR : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, tasarlayarak, yangın, su baskını, tahrip, veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs), tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, 6136 ... Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, tasarlayarak, yangın, su baskını, tahrip, veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs), tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, 6136 ... Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 ... Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 ... Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2019 Tarihli ve 2018/54 Esas, 2019/134 ... Kararı ile Sanık Hakkında 1. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, 2. Katılanlar ..., ve ...'a yönelik 16.04.2016 tarihli eylem nedeniyle tasarlayarak, yangın, su baskını, tahrip, veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs) suçundan, 5237 ... Kanun'un 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (g) bentleri, 5237 ... Kanun'un 35 inci maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 18 kez 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 3. Katılanlar ..., ve ...'a yönelik 06.09.2016 tarihli eylem nedeniyle tasarlayarak, yangın, su baskını, tahrip, veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs) suçundan, 5237 ... Kanun'un 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (g) bentleri, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 kez 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, 4. Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 ... Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 52 nci maddesinin bir, iki ve dördüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 2.500 ... adli para cezası (2.500 x 20 TL) ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, 5. 6136 ... Kanun'a muhalefet suçundan, 6136 ... Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 52 nci maddesinin bir, iki ve dördüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1250 ... adli para cezası (1.250 x 20 TL) ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. B.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 02.05.2019 Tarihli ve 2019/914 Esas, 2019/783 ... Kararı ile Sanık Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi İstinaf mahkemenin yukarıda esas ve mahkeme kararı yazılı dava dosyasında verdiği karara karşı, esas hakkında mütaalaya karşı sundukları savunma dilekçesine, bütün yargılama safahatinde yaptıkları savunmalar, öne sürdükleri gerekçeler ve değindikleri, vurgu yaptıkları kanun maddelerine atıfta bulunduklarına, kararın gerekçesiz olduğuna, örgütün eleman kazanmak için hedef kitle olarak genç ve çocuk yaşta olanları belirlediğine, örgütün genç insanları kandırarak dağa kaldırdığını devletin bütün resmi kurumları en yüksek perdeden bütün iletişim vasıtalarıyla açıkladığına, iradesi fesada uğratılarak, medeni hukuk bağlamında da henüz ... olarak kabul edilmeyen, 15 yaşındaki bir çocuk olarak dağa katılım yaptığını müvekkil en baştan beri ifade ettiğine, üzerine atfedilen 2 eylemden bahsedildiğine, müvekkilin 6 Eylül 2016 tarihli eyleme katılmadığını belirttiğine, buna ilişkin olarak da, örgüt hiyerşisinde komutan olarak kabul edilen A. K. isimli örgüt mensubu da müvekkilin 6 Eylül 2019 tarihli eyleme iştirak etmediğini, müvekkilin pasif konumda yer aldığını, telsizci olduğunu, örgüte uyum göstermediğini, örgütten ayrılmak istediğini duruşmada mahkeme huzurunda açık bir şekilde belirttiğine, müvekkile 6 Eylül 2019 tarihli eylem için de ceza verilmesinin hakkaniyet ve ceza yargılamasının ruhu ile bağdaşmadığına, müvekkilin, kendi iradesiyle teslim olduktan sonra güvenlik kuvvetlerine daha ilk andan hüküm giydiği ana kadar sonuna kadar yardım ettiğine, dava dosyası kapsamında, müvekkilin üzerine atılı 6 Eylül 2016 tarihli suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, örgüte katılmış olması ve telsizci dahi olsa 6 Eylül 2016 tarihli eyleme iştirakinin kabulünün zorlama ve ağır bir yorum olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...Toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; 2014 yılı Mayıs ayında PKK/KCK silahlı terör örgütüne fiili katılım yapıp "Botan Riha" kod adıyla faaliyet yürüten sanığın da aralarında bulunduğu tamamı silah ve el bombası taşıyan 25 örgüt mensubunun, Resor Köprüsü olarak adlandırılan yerde 16.04.2016 günü, saat 05:00 sularında Güvenlik Korucuları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'la çatışmaya başladığı, bir saate yakın süren çatışma sırasında uzun namlulu silahların, el bombalarının ve roketlerin kullanıldığı, örgüt mensuplarının güvenlik korucularının bulunduğu mevzilerin yayına kadar yaklaştıkları ve çatışma neticesinde 2 örgüt mensubunun etkisiz hale getirildiği, bir tanesinin kaçarken derede boğularak ... verdiği ve bunlara ait 6 adet el bombası ile roketatar mühimmatının ele geçirildiği, 2016 yılı ... döneminden itibaren örgütün sözde üst yönetimi tarafından, beklenen eylemselliğin gerçekleştirilememesi nedeniyle sözde Botan Saha komutanlığına sansasyonel eylem gerçekleştirilmesi yönünde baskılar yapıldığı, bunun neticesi olarak 2016 yılı Ağustos ayında sözde Botan Saha komutanı H. M. nin öncülüğünde Besta Bölgesi ... Tepe mevkiinde bir toplantı gerçekleştirildiği, sanığın da hazır bulunduğu bu toplantıda Kuyu Tepe Üs Bölgesine geniş katılımlı bir eylem kararı alındığı, bu doğrultuda yapılan keşif çalışmalarının ardından guruplara ayrılan örgüt mensuplarının geniş bir alanda mevzilendikleri ve 06.09.2016 günü saat 12:00 sularında, aralarında Güvenlik Görevlileri ..., ..., ..., ... ve ...'in de bulunduğu Kuvvetlerimizle çatışmaya başladıkları, bir saate yakın süren çatışma sırasında uzun namlulu silahların, el bombalarının ve roketlerin kullanıldığı, örgüt mensuplarının Güvenlik Güçlerimizin mevzilerine kadar girdikleri ve çatışma neticesinde 2 örgüt mensubunun etkisiz hale getirildiği, bunlara ait 6 adet AK47 marka tüfek, 16 adet el bombası ile roketatar ve uçaksavar mühimmatının ele geçirildiği ve Güvenlik Görevlileri ... ile ...'un yaralandığı, 06.09.2016 tarihli bu eylemde, örgüt mensuplarının muhabere için telsiz kullandıkları, telsiz çağrı kodunun "Bahoz" olduğu, sanığın eylem kararını alan, planlayan ve yöneten ... Mardin'in telsizcisi olarak çatışmada yer aldığı,... ....Resor Köprüsü olarak adlandırılan yerde, 16.04.2016 günü yaşanan ve 3 örgüt mensubunun etkisiz hale getirilmesiyle sonuçlanan çatışmada uzun namlulu silah ve el bombalarıyla bulunduğu, sanığın Kolluktaki teferruatlı anlatımı ve mahkememizdeki ikrarı ile sabittir. Her ne kadar sanık, bu çatışmada tetiğe dokunmadığını ve üzerindeki el bombalarını kullanmadığını savunmuşsa da, aynı amaca yönelik olarak birlikte hareket ettiği diğer örgüt mensuplarıyla iştirak iradesine sahip olduğu için, saldırı neticesinde vücuda gelen bütün suçlardan sorumlu tutulması gerektiği tartışmasızdır. Kuyu Tepe Üs Bölgesine, 06.09.2016 günü gerçekleştirilen saldırıya gelince; aslında Kolluk ifadesinde de bu eylem sırasında H. M. nin yanında uzak koordine maksadıyla bulunduğunu ve bu sırada silahlı olduğunu belirten sanık, A. K. nin anlatımındaki gibi telsiz kodunun "Bahoz" olduğu beyan etmiştir. Telsiz başında muhabere maksadıyla görev yapan sanık, her ne kadar bu eylemle ilgili muhaberenin söz konusu olmadığını savunmuşsa da; eylem kararının alındığı toplantıda hazır bulunması, planlama ve keşif faaliyetleri hususunda teferruatlı bilgi sahibi olması, eylem sırasında da saldırıyı yöneten H. M. nin yanında durması, "Bahoz" şeklindeki telsiz koduyla ilgili bilgi sahibi olduğunun anlaşılması ve neredeyse bölgede bulunan bütün örgüt kadrolarının iştirak ettiği büyük çaplı bir saldırıda koordinasyon ve komutayı üstlenen H. M. nin telsiz aracılığıyla haberleşmemiş olmasının mümkün görülmemesi birlikte düşünüldüğünde, aynı amaca yönelik olarak H. M. ile ve onun koordinesindeki diğer örgüt mensuplarıyla iştirak iradesine sahip olduğu ve bu eylemle ilgili iş bölümüne dayalı hiyerarşik düzende muhabere görevini üstlendiği anlaşıldığı için, bu saldırı neticesinde vücuda gelen bütün suçlardan da sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmiştir...." Tespitlerine yer verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, bu kapsamda sanığın aşama beyanlarında samimi ikrarına dayanan 16.04.2016 ve 06.09.2016 tarihlerinde güvenlik güçleriyle terör örgütü mensupları arasında yaşanan çatışma olaylarına katıldığı, müşterek fail olarak bu eylemlerin içinde yer aldığı, güvenlik güçlerini elverişli araçlarla öldürmeye teşebbüs ettiği görülmekle, sanığın sübutu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda güvenlik güçleriyle çatışmaya girmek şeklinde tezahür eden eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun sabit olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında, 06.09.2016 tarihli eyleme katılmadığını beyan etmişse de, müdafii huzurunda alınan kolluk beyanında söz konusu eyleme katıldığını ikrar ettiği, bu eylemle ilgili ayrıntılı bilgilere yer verdiği görülmekle; bir eylemin planlama ve icra faaliyetlerinde bizzat yer almayan bir kişinin bu kadar ayrıntılı bilgiye vakıf olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilerek sanığın söz konusu eyleme katılmadığına dair beyanlarına itibar edilmemiştir. Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanık Hakkında Tasarlayarak, Yangın, Su Baskını, Tahrip, veya Bombalama ya da Nükleer, Biyolojik veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın 16.04.2016 ve 06.09.2016 tarihlerinde güvenlik güçleriyle terör örgütü mensupları arasında yaşanan çatışma olaylarına katıldığı, müşterek fail olarak bu eylemlerin içinde yer aldığı sabit ise de, girdiği bu çatışmalarda karşısında kaç kişinin olduğunu bilip bilmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, 16.04.2016 tarihli çatışmada katılan ...'ün, 06.09.2016 tarihli çatışmada ise katılanlar ... ve ...'un yaralandığı görülmekle, sanığın yaralanan güvenlik gücü sayısınca öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle 16.04.2016 tarihli çatışmadan dolayı bir kez, 06.09.2016 tarihli çatışmadan dolayı iki kez nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken çatışmalara katılan güvenlik güçlerinin sayısınca kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur. C.Sanık Hakkında Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi ve 6136 ... Kanun'a Muhalefet Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yakalandığında üzerinde herhangi bir silah ya da bomba ele geçirildiği dosya kapsamından anlaşılamayan sanığın aşama beyanlarında, 16.04.2016 tarihinde güvenlik güçleriyle yaşanan çatışma olayında üzerinde el bombası ve kaleşnikof taşıdığını ikrar etmesine ve 16.04.2016 ile 06.09.2016 tarihli çatışmalara ilişkin tanzim edilen olay tutanaklarında terör örgütü mensuplarından ele geçirilen el bombaları ve kaleşnikof silahlara dayanılarak atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmişse de; olay tutanaklarına göre söz konusu silah ve el bombalarının ölü teröristlerden ele geçirildiğinin belirtildiği, söz konusu olaylara birden fazla teröristin katıldığının sabit olduğu, sanığın olay yerinde ele geçirilen silah ve bombalarla ilişiğini kuracak herhangi bir bilgi belgenin dosyada olmadığı, dolayısıyla sanığın ikrarına dayanan üzerinde taşıdığını söylediği silah ve el bombalarının 6136 ... Kanun ve TCK'nın 174 üncü maddesi kapsamına girip girmediği ve türüne dair uzmanlık raporunun da bulunmadığı görülmekle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık Hakkında Devletin Birliğini Ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2019/914 Esas, 2019/783 ... kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B.Sanık Hakkında Tasarlayarak, Yangın, Su Baskını, Tahrip, veya Bombalama Ya da Nükleer, Biyolojik veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs, Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi ve 6136 ... Kanun'a Muhalefet Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2019/914 Esas, 2019/783 ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.