Ceza Genel Kurulu 2011/6-503 E. , 2012/237 K. "" İtirazname: 2009/106818 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Sanık T.H.’nün kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, katılan S. T.’a yönelik yağma suçundan TCY’nın 149/1-a-h ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis, katılan E. Ç.’ye yönelik yağma suçuna teşebbüsten ise TCY’nın 149/1-a-h, 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezalarının TCY’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere ö…
**Ceza Genel Kurulu 2011/6-503 E. , 2012/237 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname: 2009/106818 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Sanık T.H.’nün kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, katılan S. T.’a yönelik yağma suçundan TCY’nın 149/1-a-h ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis, katılan E. Ç.’ye yönelik yağma suçuna teşebbüsten ise TCY’nın 149/1-a-h, 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezalarının TCY’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.09.2008 gün ve 335-359 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 18.10.2011 gün ve 11510-44083 sayı ile; “Sanığın sorgusunun yapıldığı 26.10.2007 tarihli oturuma ait tutanağın 1 ve 2. sayfalarının yazman tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 219. maddesine aykırı davranılması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 25.11.2011 gün ve 106818 sayı ile; “Sanık hakkındaki 26.10.2007 tarihli oturumu belgeleyen duruşma tutanağının 49303 sicil numaralı yazman tarafından imzalanmamış olduğu görülmüştür. Ancak, 18.01.2008 tarihli (sonraki) duruşma tutanağında, heyet değişikliği nedeniyle önceki tutanaklar (26.10.2007 tarihli tutanak da dahil) okunmuş, tutanak, bu duruşmaya da katılan 49303 sicil numaralı yazmanca da imzalanmıştır. O halde, 26.10.2007 tarihli duruşma tutanağı içeriği, aynı yazman tarafından imzalanmış bulunmakla, delillerin belgelendirilmesinde gerçeğe uygunluk sağlanmış, maddi gerçeklik de ihlal edilmemiştir. Zira, eksiklik olduğu belirtilen duruşmada kaydedilen savunma, gerekçeli kararda da aynen belirtilmiş, yine bu eksikliğe ilişkin itiraz da ileri sürülmemiştir. Yine, CMK’nun 304/2. maddesi; ‘Yargıtay, dosyayı 303 üncü maddede belirtilenlerin dışında kalan hâllerde yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan bölge adliye mahkemesine veya diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderir’ şeklindedir. Maddi gerçekliğin ihlal edilmediği ve eksik imzalı duruşma tutanağındaki işlemlerin daha sonra tekrar edilmiş olduğu da göz önüne alındığında, yeniden incelemeyi gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu nedenle, söz konusu eksiklik, yerinde giderilebilir bir unutma olarak değerlendirilmelidir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, imza eksikliğinin giderilmesi ve dosyanın incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI