10. Hukuk Dairesi 2022/5088 E. , 2022/8337 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin (kapatılan) bozma ilamına uyularak hükümde belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davalı ..., davalı Kurum ve dahili davalılardan ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde ol…
**10. Hukuk Dairesi 2022/5088 E. , 2022/8337 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin (kapatılan) bozma ilamına uyularak hükümde belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davalı ..., davalı Kurum ve dahili davalılardan ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dava, davacının davalı işverene ait ... yerinde 27/05/1997- 17/10/2007 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığının tespiti ile SSK'ya bildirilmeyen günlerin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) 04/04/2016 tarih, 2015/8151 Esas 2016/5910 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, davacının İmal Mobilya isimli ... yerinde 24/09/1998-20/08/1999, 22/02/2001-30/04/2006 ve 02/12/2006-10/07/2007 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur. Ayrıca 506 Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılmaz ve feragat edilemez” olması, sosyal güvenliğin Anayasal haklardan bulunması itibariyle, bu tür davaların “kamu düzeni” ile ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla yürütülmesi ve kanıtların re’sen toplanması gereği vardır. Husumet konusu kamu düzeni ile ilgili olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. (mülga HUMK 187.) maddesinde yer alan ilk itirazdan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. İşveren tanımı mevzuata bakıldığında; 506 sayılı Yasa madde 4 - Bu kanunun uygulanmasında 2 nci maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler "İşveren" dir. 5510 sayılı Yasa madde 12- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan Kurum ve kuruluşlar işverendir.