3. Hukuk Dairesi 2011/10608 E. , 2011/14070 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 6.000 TL maddi-manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece görevsizlik cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, sulama suyu onarım ve yenileme işi sırasında susu…
**3. Hukuk Dairesi 2011/10608 E. , 2011/14070 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 6.000 TL maddi-manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece görevsizlik cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, sulama suyu onarım ve yenileme işi sırasında susuzluktan kaynaklanan ürün zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kamu hizmeti sırasında zarar verilmesi nedeniyle idari yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. 11.2.1959 gün ve 17/15 sayılı YİBK. kararında belirtildiği üzere, kamu kurumlarının verdikleri karar sonunda plan ve projelere uygun olarak tesisler yaptırmış olmaları yada bu tesisleri kullanmaları veya tesislere bakmaları nedeniyle idari eylem veya işlem sonucu kişilerin uğramış oldukları zararların ödetilmesinde idari yargı yeri görevlidir. Somut olayda davacının istediği zarar, kamu hizmetinin plan veya projeye uygun yerine getirilmesinden dolayı ortaya çıkan bir zarar olmayıp, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Diğer bir anlatımla bir kamu kurumu tarafından bir tesis yapılması sırasında başkalarının malına kamu kurumunun el atma ve zarar verme hakkı bulunmadığı gibi, bu yönde plan ve projelere düzenleme de konulamayacağından üçüncü kişiye verilen zarar nedeniyle açılan dava, haksız eylemden doğan tazminat davası niteliğindedir. Davalının kamu hizmeti çalışması yapıyor olması,, üçüncü kişiye zarar verilmesi eyleminin haksız eylem niteliğini değiştirmez. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasının ise, adli yargı yerinde sonuçlandırılması gerekmektedir. Davalının yüklenici aracılığıyla kamu hizmeti vermesi sırasında zararın gerçekleştiğinin kabul edilmesi durumunda ise; kamu kurumunun yüklenici ile özel hukuk sözleşmesi yapmış olması, sözleşme gereğince ve BK.nun 55. maddesi uyarınca özel hukuk hüküm ve Ilkeleri gereği tazminat sorumluluğunun ve yüklenicinin haksız eylemi bulunması gözetilerek adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. Öte yandan yüklenici, kamu tüzel kişisi niteliğinde olmadığından hakkında idari yargının görevli olduğu da benimsenemez. Şu durum karşısında işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece görevsizlik kararı verilmesi bozma nedenidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.