1. Hukuk Dairesi 2026/830 E. , 2026/1654 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/339 E., 2025/2386 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/86 E., 2023/521 K. Dava, ehliyetsizlik, hile ve gabin hukuksal nedenlerine dayalı tapu kaydının miras payları oranında iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Davacılar vekili; müvekkillerinin 27.02.2022 tarihinde ölen murisleri ...'ın, hay…
1. Hukuk Dairesi 2026/830 E. , 2026/1654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/339 E., 2025/2386 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/86 E., 2023/521 K. Dava, ehliyetsizlik, hile ve gabin hukuksal nedenlerine dayalı tapu kaydının miras payları oranında iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Davacılar vekili; müvekkillerinin 27.02.2022 tarihinde ölen murisleri ...'ın, hayatta olduğu dönemde 3 43... parsel sayılı taşınmazının % 40 hissesini ... ...'ya % 60 hissesini ...'ya sattığını murisin vefatından sonra öğrendiklerini, 17.02.2022 tarihli ... Tapu Müdürlüğünde yapılan tevhit işlemi ile beraber bu taşınmazın 3 43... parsel sayılı taşınmaz ile birleştirildiğini ve 3 43... parsel sayılı taşınmaz olarak kaydının yapıldığını, taşınmazı muris ...'ın fiziksel ve bilişsel engellerinden faydalanarak ve murise yasal danışman atanan murisin oğlu ... ve tapu devri sırasında tanık olarak işleme imza atan ... ... ile işbirliği içerisinde kötü niyetli olarak iktisap ettiklerini, davaya konu taşınmaz yönünden davalıların kötü niyet kastıyla bilerek ve isteyerek hileli davrandıklarını ve kısıtlı olan muris ...'ı aldatarak taşınmazın tescilini haksız olarak sağladıklarını, yine davalıların kazanımlarının aşırı yararlanma (gabin) nedeniyle de iptale tabi olduğunu, vesayet makamı izni olmaksızın satılan dava konusu taşınmaz yönünden hukuki ehliyetsizlik nedeniyle iptal kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili ile davalı ... ... vekili ayrı ayrı; hak düşürücü sürelerin geçtiğini, somut olayda davaya konu taşınmazın ehliyetsizlik nedeniyle tapu kaydının miras payı oranında iptali ile tescil talep edildiğini, davalılar ve davacılar arasında mirasçılık ilişkisi bulunmadığını, bir kısım mirasçılar tarafından miras payları oranında üçüncü kişilere karşı açılan eldeki davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davada, davacılar, miras bırakan ...'ın gerçekleştirdiği işleme ilişkin olarak üçüncü kişiye karşı miras payları oranında tapu iptali-tescil talepli dava açtıklarına göre, tereke adına değil, kendi adlarına dava açtıklarının kabul edilmesi gerektiği, ancak bir ya da bir kısım mirasçı terekeye ait bir mal veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa bu davanın dinlenemeyeceği, nitekim miras bırakanın davacılar dışında ... ve ... isminde iki mirasçısının daha bulunduğu gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların, mirasbırakan ...'ın terekesine 3. kişi konumunda olduğu ve davacılar tarafından mirasçı olmayan kişiye karşı ehliyetsizlik, hile, gabin hukuki nedenlerine dayalı miras payları oranında açılan tapu iptali ve tescil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı, tereke adına dava açılmadığına göre terekeye temsilci tayin edilerek yargılamaya devam edilmesinin de pay oranında açılan davanın dinlenmesini mümkün hale getirmeyeceği gözetilerek davalılara yönelik olarak miras payı oranında açılan iptal tescil isteğinin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK' nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.