8. Ceza Dairesi 2017/21230 E. , 2018/7805 K. Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2012/501 esas, 2013/881 sayılı kararını kapsayan dosya sureti incelendi. Dosya aslının yargılamanın suça sürüklenen çocukların gerçekleştirdiği diğer eylemler bakımın…
**8. Ceza Dairesi 2017/21230 E. , 2018/7805 K.** **"İçtihat Metni"** Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2012/501 esas, 2013/881 sayılı kararını kapsayan dosya sureti incelendi. Dosya aslının yargılamanın suça sürüklenen çocukların gerçekleştirdiği diğer eylemler bakımından Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/20029 esas, 2017/1223 sayılı bozma ilamı neticesinde yapılan yargılamanın derdest olması nedeniyle mahallinde bulunması nedeniyle suret üzerinden yapılan incelemede, Suça sürüklenen çocukların farklı zamanlarda gerçekleştirdiği aynı eylemlerinden dolayı, İzmir 5. Çocuk Mahkemesinin 19.03.2013 tarihli ve 2012/550 esas, 2013/240 karar sayılı dosyası nedeniyle yargılamalarının yapılarak mahkum edildikleri, anılan dosyadaki mala zarar verme suçunun 13.05.2012 tarihinde işlendiği, iddianame tarihinin 17.05.2012 olduğu, İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli kararına konu suç tarihlerinin ise 08.05.2012 ve 09.05.2012, iddianame tarihinin 10.05.2012 olduğu, dolayısıyla suça sürüklenen çocukların eylemlerinin benzer mahiyette bulunduğu anlaşılmakla, bahse konu dosyaların birleştirilip, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlenip işlenmediği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.07.2017 gün ve 3988 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2017 gün ve KYB/2017-43822 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuklar tarafından müştekiye karşı 08.05.2012 ve 09.05.2012 tarihlerinde işlenen mala zarar verme suçu ile ilgili olarak suça sürüklenen çocukların 09.05.2012 tarihinde kendiliğinden polis merkezine gelerek teslim oldukları bir gece gözaltında kaldıktan sonra serbest kaldıkları, 10.05.2012 tarihinde haklarında iddianame düzenlendiği ve İzmir 4. Çocuk Mahkemesi'nin 03.12.2013 tarihli ve 2012/501 esas, 2013/881 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine cezanın tür ve miktarı itibariyle temyize tabi olmadığından Yargıtay 13.Ceza Dairesince reddedilerek kesinleştiği, suça sürüklenen çocuk ... tarafından aynı iş yerinde 13.05.2012 tarihinde işlediği mala zarar verme suçu ile ilgili olarak 17.05.2012 tarihinde suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise 28.05.2012 tarihinde iddianame düzenlendiği, ve İzmir 5. Çocuk Mahkemesi'nin 19.03.2013 tarihli ve 2012/550 esas, 2013/240 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocukların aynı işyerinde 13.05.2012 tarihinde işlemiş oldukları ikinci suça konu eylemi, 08.05.2012-09.05.2012 tarihli birinci suça ilişkin 10.05.0212 tarihinde düzenlenen iddianameden ve 09.05.2012 tarihinde göz altına alınmalarından sonra olması nedeniyle hukuki ve fiili kesinti meydana geldiği, bu nedenle TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanabilme olanağı bulunmadığı anlaşıldığından; Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 28.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.