22. Hukuk Dairesi 2017/6834 E. , 2017/8468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılardan ...'de çalışmakta iken 31.12.2011 tarihinde işine
**22. Hukuk Dairesi 2017/6834 E. , 2017/8468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılardan ...'de çalışmakta iken 31.12.2011 tarihinde işine son verildiğini, otobüs şöförü olarak çalıştığını, davalılardan ....' nin çalıştırmış olduğu otobüs işletmeciliğini diğer davalı ...'ye devir ettiğini ve bu husus gerekçe yapılarak diğer çalışanlar gibi davacının da işine son verildiğini, haklarının ödenmediğini, alacaklarının ödenmesinden 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6 ve mülga 1475 sayılı iş Kanunu gereğince her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili şirketin sadece diğer davalı şirket adına tescilli bir kısım markaları satın aldığını, ancak şirket devrinin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında 15.03.2012 tarihinde..... Noterliğinin ... yevmiye nolu “marka-alan” adı ile devir sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı ... Anonim Şirketi adına tescil edilmiş olan; - 13.02.1992 başvuru tarihli ve 92/001065 başvuru numaralı 07.10.1992 tescil tarihli ve 135845 tescil numaralı "..." markasının, - 10.06.1996 başvuru tarihli ve 96/008244 başvuru numaralı 23.07.1997 tescil tarihli ve 173098 tescil numaralı "... KARGO ŞEKİL" markasının, - 10.06.1996 başvuru tarihli ve 96/008248 başvuru numaralı 04.08,1997 tescil tarihli ve 173365 tescil numaralı "... KONAKLAMA ŞEKİL" markasının, - 10.06.1996 başvuru tarihli ve 96/008247 başvuru numaralı 04.08.1997 tescil tarihli ve 173438 tescil numaralı ".... ŞEKİL" markasının, - 10.06.1996 başvuru tarihli ve 96/008246 başvuru numaralı 04.08.1997 tescil tarihli ve 173366 tescil numaralı "ŞEKİL" markasının, - 06.06.2003 başvuru tarihli ve 2003/14361 başvuru numaralı 10.01,2005 tescil tarihli ve 2003 14361 tescil numaralı "... MİLES ŞEKİL" markasının, - 12.11.2003 başvuru tarihli ve 2003/30830 başvuru numaralı 12.04.2006 tescil tarihli ve 2003 30830 tescil numaralı "... ŞEKİL" markasının, - 25.11.2004 başvuru tarihli özel/00974 tescil numaralı "CEYLAN KIZ ŞEKİL+...." markasının, - 13.12.2004 başvuru tarihli ve 2004/40950 başvuru numaralı 10.10.2005 tescil tarihli ve 2004 40950 tescil numaralı "...AİR" markasının, - 16.12.2004 başvuru tarihli ve 2004/41500 başvuru numaralı 30.03.2006 tescil tarihli ve 2004 41500 tescil numaralı "..." markasının, - 16.12.2004 başvuru tarihli ve 2004/41499 başvuru numaralı 06.10.2005 tescil tarihli ve 2004 41499 tescil numaralı "YOLBOYUNCA" markasının, - 05.05.2006 başvuru tarihli ve 2006/20646 başvuru numaralı 02.05.2007 tescil tarihli ve 2006 20646 tescil numaralı "... ŞEKİL" markasının, - 09.07.2008 başvuru tarihli ve 2008/41171 başvuru numaralı 14.09.2009 tescil tarihli ve 2008 41171 tescil numaralı "... TAŞ FIRIN YENİ LEZZETLERLE TANIŞIN ŞEKİL" markasının, - 13.11.2008 başvuru tarihli ve 2008/65875 başvuru numaralı 04.06.2010 tescil tarihli ve 2008 65875 tescil numaralı "MAVİBİLET" markasının, - 14.05.2009 başvuru tarihli ve 2009/24628 başvuru numaralı 09.01.2012 tescil tarihli ve 2009 24628 tescil numaralı "... ŞEKİL" markasının, - 21.05.2009 başvuru tarihli ve 2009/25889 başvuru numaralı 27.05.2010 tescil tarihli ve 2009 25889 tescil numaralı "...BUS ŞEKLİ" markasının, - 23.06.2010 başvuru tarihli ve 2010/41210 başvuru numaralı "CİNEBUS" markasının, müvekkili şirket tarafından alındığının açıkça görüldüğünü, davacı yanın iddialarının aksine müvekkili şirket tarafından diğer davalıya ait otobüs işletmeciliğinin devralınmadığını, sadece davalı şirket adına tescilli bir kısım markaların satın alındığını, bu nedenlerle davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını ve şirket çalışanlarının işçilik alacaklarından da sorumluluğu bulunmadığını, her iki şirketin vergi sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, ortakları, faaliyet adresleri, idari kadroları, çalışan personelinin birbirinden tamamen farklı olup bu iki şirketin birbiriyle hiçbir organik bağı olmayan bağımsız şirketler olduklarını, davacının, müvekkili şirkette hiçbir zaman çalışmadığını, belirttiği tarihlerde diğer davalı ....'de çalıştığını,bu nedenden dolayı davacının işçilik alacakları için, müvekkili şirkete husumet yönlendiremeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu bakımdan davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, bu nedenlerle; öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy İş Mahkemelerine gönderilmesine, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine, husumet itirazlarının kabulü ile davanın husumet yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'de vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği ihbar süresinin başladığı 23.11.2011 tarihli fesih bildirimi ile tebliğ edildiğini, davacı işçinin tebellüğ ettiğine dair imzası bulunan fesih bildirimi ile ihbar süresinin başladığını ve ihbar süresinin kullandırılmış olduğundan davacı işçinin ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını bildirerek davanın tümden reddini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davalıların alacaklarından müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir. Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. İş yeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İş yeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Kanunun 120. maddesi hükmüne göre, mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, iş yerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi iş yeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İş yeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddî ve maddî olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi, işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir. Maddî ve maddî olmayan unsurların devri söz konusu olmaksızın da işgücünün önem taşıdığı sektörlerde ekonomik birliğin önemli unsurunu olan işçilerin devri de, iş yeri devri olarak kabul edilmelidir. Devirden sonra işyerindeki ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da göz önünde tutulmalıdır. 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yazılı olan “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşma da yeterli görülmelidir. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda iş yeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İş yeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. İş yerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Somut olayda, mahkemece ... şirketinin uzun süre güvenli taşımacılık adına oluşturduğu bir güven ve müşteri potansiyeli bulunduğu bu şekilde oluşan marka değerinin devrinin maddi öğelerin devrinden daha önemli olduğunu, ... şirketin de marka devir sözleşmesine konu işi yapmayı bıraktığı değerlendirilerek davalılar arasında devir ilişkisi kabul edilmiştir. Mahkemece devir ilşkisinin tespiti bakımından maddi öğeler yönünden bir takım araştrmalar yapılmış ise de işçilerin devri hususu araştırılmamıştır. Davalı ... şirketinde çalışan işçilerin ne kadarının davalı ... şirketine devredildiği araştırılıp sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.