Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/12019 E. , 2024/16496 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/12019 Karar No : 2024/16496 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve... sayılı işleminin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük hakla…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/12019 E. , 2024/16496 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/12019 Karar No : 2024/16496 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve... sayılı işleminin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılabilmek için suçu işlediğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olması gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesini ceza hukuku anlamında bir ceza olarak nitelendirdiği ve bu türden bir cezaya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesindeki tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha öce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...FETÖ Silahlı Terör Örgütünün çökertilmesi ve deşifre edilmesine yönelik yürütülmekte olan ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun ... sayılı soruşturması ile yapılan operasyonel çalışmalar neticesinde 11.01.2022 günü yakalanarak gözaltına alınan Sağlık Astsubayı B.Ö.'nün (TC: ...) ... sicil sayılı Müdafii K.S. huzurunda alınan şüpheli ifadesinde; dosyamız sanığı ...'i fotoğrafından "Bana resmi gösterilen şahıs ifademde “...- (...’lı); Askeri okuldan devremdir, 1991-1992 arası doğumlu, ...’lı, ... tarafında oturuyordu” olarak belirttiğim şahıstır, bu şahıs hakkında ifademde detaylı bilgi verdim, hiçbir tereddüt yaşamadan kesin ve net bir şekilde teşhis ediyorum. " şeklinde teşhis emiş olduğu, ifadesinde sanık hakkında "...Evci iznimden sonra okula geri döndüm, artık ceza almadığım haftalarda hafta sonları evci iznine çıkıyordum, çıktığımda ... (... Mühendisliği öğrencisi) ile görüşmelerimiz farklı evlerde devam etti, bu buluşmalardan birinde gittiğim evde okuldan devrem ... (...’lı) de vardı, şuan soy ismini hatırlayamadım, ... (... öğrencisi) bize artık grup olacağımızı, buluşmalara birlikte geleceğimiz söyledi, buluşmalarda yine dini içerikli sohbetler olurdu, bize Fetullah Gülen’in kitabını okumamız için verirdi, biz de bu kitaplardan az okuyup geri verirdik, ayrıca kendi bilgisayarından Fetullah Gülen’in vaazlarından izletirdi, bu süreç yaklaşık 6 ay kadar böyle gitti,artık ben buluşmalara gitmek istemiyordum, gidiş sıklığım azaldı, seyreldi ...", "...İkinci dönem başladı, hafta sonları sabit hattan beni aramaları devam etti, genelde açmıyordum, açtığım zamanlarda da artık gelmek istemediğimi söylüyordum, çeşitli bahaneler üretiyordum, bu süreçten sonra buluşmalara hiç gitmedim, buluşmalara birlikte gittiğimiz devrem ...-... (Ankara’lı) bana neden görüşmelere gelmediğimi soruyordu, artık gelmek istemediğimi ona da tekrar tekrar söyledim...","Arama tarihi olan 15.04.2012 tarihinde ... Sağlık M.Y.O da okuyordum, birlikte ardışık arandığım ... (Fotoğrafı gösterildi) isimli Astsubay şahıs ifademin başında birlikte ... ile görüşmelere birlikte gittiğim okuldan devremdir, bizi arayan muhtemelen bizim ile ilgilenen ... isimli şahıstır." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.