4. Hukuk Dairesi 2011/13418 E. , 2012/15522 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 05/07/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dil
**4. Hukuk Dairesi 2011/13418 E. , 2012/15522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 05/07/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Anadolu'da Vakit Gazetesi'nin 01.04.2010 tarihli nüshasının 1. ve 2. sayfalarında yayımlanan ve davalı ... tarafından kaleme alınan yazı ile kişilik hakları ihlal edildiğinden, uğramış olduğu manevi zararının tazminini istemiştir. Davalılar, dava konusu edilen yazının eleştiri sınırları içerisinde olduğunu, hedefinin ana muhalefet partisi yetkilileri olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, yayının davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, somut olayda, Anayasa Mahkemesi Raportörü iken önce Denizcilik Müsteşarlığı Müsteşar Yardımcılığı'na, kısa bir süre sonra da Cumhurbaşkanı tarafından "üst düzey bürokrat" kontenjanından Anayasa Mahkemesi Üyeliği'ne atanan dava dışı ...'ın atanma sürecinin ana muhalefet partisi grup başkan vekili ve dönemin YAR-SAV başkanınca eleştirildiği günlerde, davalı ... tarafından "Dürüstseniz Fulya Hanım'ı İstifa Ettirin!" başlıklı dava konusu yazının kaleme alındığı ve yazı özetinin "CHP'liler Fulya Hanım'a Niye Sessiz Kaldı?" başlığıyla haber mahiyetinde gazetenin 1. sayfasında da yayımlandığı, özellikle dönemin CHP Grup Başkan vekili ... ve YAR-SAV başkanı ...'ın bu yöntemle yapılan atamanın bir siyasi rüşvet olduğu, yeni atanan bu üyenin tarafsız davranamayacağı, istifa etmesi gerektiği, yargının ele geçirilmeye çalışıldığı şeklindeki eleştirileri ekseninde kaleme alındığı anlaşılan yazıların içeriğinde; " davacının Anayasa Mahkemesi Üyeliği'ne atanma sürecinin de tıpkı ... gibi olduğu, davacının da raportörlükten Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı'na atandığı, bu sayede "üst düzey bürokrat" sıfatını kazandıktan sonra Cumhurbaşkanınca "üst düzey bürokrat" kontenjanından Anayasa Mahkemesi Üyeliği'ne atandığı bildirilmiş; yeni seçilen üyenin ilerde nasıl davranacağının henüz belli olmadığı bildirilerek bazı örnekler verilmek suretiyle, davacının ise Anayasa Mahkemesi Üyeliği'ne CHP döneminde atandığı ve kendisini üyeliğe getirenin 28 yıl boyunca CHP'de görev yapan dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı ... olduğu gerçeğini ispatlarcasına, üyeliğe getirildiği dönemin iktidar partisi tarafından sonradan açılan davalarda hep bu partinin görüşleri ile aynı doğrultuda oy kullandığı,bahse konu atamaya tepki gösterenlerin aynı durumda olan davacı ile ilgili de tepki göstermeleri gerektiği" belirtilmiştir. Dosyada mevcut bilgilerden davacının da aradaki yaklaşık bir yıllık Danıştay Üyeliği görevi dışında, benzer bir süreç sonunda Anayasa Mahkemesi Üyeliği'ne atandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu yazılar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; güncel bir konuya ilişkin olup yayımlanmasında kamu yararı bulunduğu, konunun önemi ve değeri göz önünde tutulduğunda düşünsel bağlılığın da korunduğu, yazılardaki yorumların kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmaktadır. Şu durumda, çatışan yararlar dengesinin davacı yararına bozulmadığı böylece davacının kişilik haklarının saldırıya uğramadığı benimsenmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. 18/10/2012