21. Hukuk Dairesi 2007/25822 E. , 2008/4749 K. "" MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 23/08/2007 Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 16.531.17 YTL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerin…
**21. Hukuk Dairesi 2007/25822 E. , 2008/4749 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 23/08/2007 Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 16.531.17 YTL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.03.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Av.H.B.ile karşı taraf vekili Av.İ.Y.geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava 05.01.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sol ayakta kırık nedeniyle % 4,10 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminatın takdirinde bir isabetsizlik yoktur, ancak maddi tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak hükme esas alınan raporda davacının ücretinde yanılgıya düşüldüğü, anlaşılmaktadır. Gerçekten bu tür tazminat davalılarında zarar hesabında hangi ücretin esas alınacağı önem arz etmektedir. Bu nedenle zararların tazmininde ana ilke gerçeğe en yakın ücretin esas alınmasıdır. Bilinen ve fiilen çalışılan dönem hesabında bilinen ücretlerin alınması esastır. Bilinen dönem dışında kalan çalışma dönem kazanç kaybı hesabı tamamen varsayıma dayalı hesaplanmaktadır. Davacının işyerinden ayrıldıktan ve giderek iş akdi feshedildikten sonra 27.06.2002 tarihli talebi üzerine 01.07.2002 tarihinden itibaren 506 sayılı yasanın geçici 81/B-a maddesi gereğince 44 yaşında yaşlılık aylığı bağlandığı doysa içerisindeki gelir bağlama kararından anlaşılmaktadır.