(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7984 E. , 2009/13514 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Taraflar arasındaki ayıplı malın bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ... Elektrik Dağıtım A.Ş ile ilgili davanın kabulüne, diğer davalı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşü…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7984 E. , 2009/13514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Taraflar arasındaki ayıplı malın bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ... Elektrik Dağıtım A.Ş ile ilgili davanın kabulüne, diğer davalı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 15.09.2007 tarihinde buzdolabı satın aldığını,06.09.2008 tarihinde dolaptan gürültülü bir şekilde ses gelerek arıza yaptığını, teknik servis tarafından yüksek gerilim nedeniyle bazı parçaların yanık olması nedeniyle onarımının mümkün olmadığının rapor edildiğini, buzdolabının arızalanması sonucu davalılar tarafından mağdur edildiğini ileri sürerek, buzdolabının ücretsiz değiştirilmesini veya arızadan dolayı meydana gelen zararının faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davalı ... Ev Aletleri San. ve Tic. A.Ş. ile ilgili davanın reddine, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.ile ilgili davanın kabulüne,1.670TL maddi zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Tredaş’tan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir. 1-HUMK.nun 381.maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389. maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür. Bu gibi hallerde de HUMK.nun 388. maddesine uygun olarak 2009/7984-13514 tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HUMK.nun yukarda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.