Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3838 E. , 2024/3834 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3838 Karar No : 2024/3834 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1.Davacının 2019 Mart dönemi doçentlik başvurusunun iptaline dair işlemin, 2. Bu işlemin dayanağı Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası ile 3. Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönerg
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3838 E. , 2024/3834 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3838 Karar No : 2024/3834 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR :1- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1.Davacının 2019 Mart dönemi doçentlik başvurusunun iptaline dair işlemin, 2. Bu işlemin dayanağı Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası ile 3. Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 11. maddesinin 1. fıkrasının iptali ile mahrum kaldığı mali ve özlük haklarının tazmini istemidir. DAVACININ İDDİALARI : Bitlis Eren Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri ABD’nda doktor öğretim üyesi olarak görev yaptığı, Mart 2019 döneminde “Siyasal Hayat ve Kurumlar” bilim alanından doçentlik başvurusunda bulunduğu, eser incelemesi aşamasında jüri üyelerinden birinin eserlerinin bir kısmı hakkında etik ihlal iddiasında bulunduğu, bir olayın etiğe aykırı davranış sayılması için kasıt veya ağır ihmal sonucu olarak gerçekleştirilmiş olmasının gerektiği, ağır ihmal ve kasıt boyutuna varmayan hataların bu derece ağır bir yaptırıma bağlanmasının ölçüsüz ve ağır olduğu, jüri üyelerinden sadece birinin etik ihlal iddiasında bulunduğu, 1. iddia ile ilgili olarak; Dokuz Eylül Üniversitesi Lisansüstü Yönetmeliği’ne göre doktora öğrenimi tamamlanana kadar tez ile ilgili en az bir makalenin ulusal/uluslararası hakemli dergilerde yayınlanması gerektiği, bu nedenle tez kitabı ile ilgili makale konularının ve içeriklerinin benzer olduğu, bu denli bir hatanın normal kabul edileceği, hacimce küçük olan makalenin dilimlenerek kitap bölümü yapılamayacağı, 2. iddia ile ilgili olarak; sonradan yazılan makalede kitaba 10 yerde dipnot düşülerek atıfta bulunulduğu, 3. iddia ile ilgili olarak; makalede kitaba atıfta bulunulduğu, 4. iddia ile ilgili olarak; D2 kodlu makalenin B2 kodlu bildirinin değiştirilmiş ve genişletilmiş hali olduğu, 5. iddia ile ilgili olarak; ortak yazarlı olduğu akademisyenin doçent unvanını aldığı, kasıt veya ağır ihmalinin bulunmadığı, 6. İddia ile ilgili olarak, bildirinin dilimlenmesinden değil geliştirilmesinden söz edilebileceği, bildirinin 7 sayfa, kitap bölümünün 17 sayfa olduğu, hacimce küçük olan bildirinin dilimlenerek kitap bölümü yapılamayacağının açık olduğu, iddia edilen eserler puanlamadan çıkarılsa bile asgari koşulları sağladığı, dava konusu düzenlemelerin bir suçtan dolayı birden fazla ceza verilmemesi ilkesine aykırılık oluşturduğu, etik ihlalden dolayı düzenleme uyarınca idari-cezai-hukuki sorumluluğa gidilebildiği, doçentlik başvurusunun iptal edildiği ve iki dönem doçentlik başvurusunun engellendiği, ayrıca Doçentlik Yönetmeliği’nde hakkında etik ihlal kararı verilen adaylara ilişkin bir yaptırım düzenlenmediği, üç dönem kuralının ÜAK Yönergesi’nde düzenlendiği, normlar hiyerarşisi uyarınca Yönetmeliğe aykırı düzenleme yapılamayacağı, dava konusu işlem ile düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu, iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : ... BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : 12.06.2020 gün ve 31153 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Kanun ile Doçentlik Yönetmeliği’nde yayın etiğine aykırılık iddiası nedeniyle başvurunun iptali durumunda en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvuru yapılacağının düzenlendiği, doçentlik unvanı elde edilme aşamasındaki en önemli değerlendirmenin bilimsel yayın ve çalışmaların bilime yenilik katıp katmadıkları ve özgünlükleri üzerine yapıldığı, yapılan incelemede hakkında etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerin 2547 sayılı Kanun’a uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. ... BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : Doçentlik değerlendirmelerinin üç aşamada gerçekleştirildiği, birinci aşamada asgari şart yönünden inceleme yapıldığı ve davacının bu aşamada başarılı olduğu, ikinci aşamada etik incelemesi yapıldığı ve davacının başarısız bulunduğu, üçüncü aşamada ise eser incelemesi yapıldığı, davacının başvurusundan sonra eserlerinin 5 kişilik jüri üyesine gönderildiği, bunlardan üçünün davacıyı başarısız bulduğu, birinin etik ihlal iddiasında bulunduğu, sadece bir jüri üyesinin davacının eserlerini başarılı bulduğu, etik ihlal iddiası üzerine üç kişilik uzman görüşü alındığı, bunlardan ikisinin eserleri etik açıdan uygun bulmadığı, birinin uygun bulduğu, bu rapor üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, davacı hakkındaki etik ihlal iddiası olumlu sonuçlansa bile eser incelemesi aşamasındaki olumsuz raporlar nedeniyle doçent unvanı alamayacağı ve Yönetmelik uyarınca en erken üçüncü dönemde başvuru yapabileceği, düzenlemenin adaylar düşünülerek getirildiği, eserinde eksiklik veya yanlışlık bulunan adaya bu şekilde süre verildiği, artık doçentlik başvurularının senede üç defa alınmaya başladığı, dolayısıyla aslında bir senelik bir bekleme süresinin bulunduğu, bununla birlikte adayların etik ihlalde bulunmamaları için bir caydırıcılığın olması gerektiği, üç dönem kuralının bu amaca da uygun olduğu, Yönergenin Yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiği, doçentlik başvurularında tüm sorumluluğun adaya ait olduğu, davacı her ne kadar tali ve küçük hataları olduğunu kabul etmişse de doçentlik unvanının akademik çalışma ile elde edilen son unvan olduğu, adayların dikkatli ve özenli olmalarının beklendiği, davanın reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava; Bitlis Eren Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 2019 Mart dönemi doçentlik başvurusunun iptaline dair işlemin ve bu işleme dayanak olan Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası ile Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 11. maddesinin 1. fıkrasının iptali ve mahrum kaldığı mali ve özlük haklarının tazmini istemiyle Üniversitelerarası Kurul ile YÖK Başkanlığına karşı açılmıştır. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinin (b) fıkrasının 6. bendinde, " (Değişik: 22/2/2018-7100/3 md.) Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" akademik bir organ olan Üniversitelerarası Kurulun görevleri arasında sayılmış; "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde, "(Değişik: 22/2/2018-7100/5 md.) a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek. (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. ..... c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. ... hükmü getirilmiştir. 2547 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 24/ç maddesine dayanılarak "doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esasları" belirlemek amacıyla hazırlanarak 15.04.2018 tarih ve 30392 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, "doçentlik bilim/sanat alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik değerlendirme jürilerinin oluşturulması, doçentlik sürecinin yürütülmesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin" hükümleri kapsayan Doçentlik Yönetmeliğinin işlem tarihi itibariyle yürürlükte olduğu şekliyle "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Üniversitelerarası Kurul, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık ile disiplin cezaları bakımından doçentlik değerlendirmesine başvuran adayların durumlarını, kendi bünyesinde oluşturacağı veri tabanından kontrol eder. (2) Eser incelemesi yapan jüri üyeleri, başvuru dosyasında yer alan herhangi bir eserde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık tespit ederse, bu durumu hazırlayacağı gerekçeli bir raporla ve iddiaya konu olan eserlerle birlikte Üniversitelerarası Kurula bildirir. (3) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemler, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Üniversitelerarası Kurul, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemlerin yapılması için durumu belgeleriyle birlikte ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir ve bir karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. (4) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddialarını incelemek ve sonuçlandırmak amacıyla Üniversitelerarası Kurul bünyesinde Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Spor Bilimleri, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar alanlarından olmak üzere üç adet Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kurulur. Bu komisyonların kuruluşu, çalışma usul ve esasları Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenir. 5) İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonu tarafından incelenen bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiasının doğru olmadığının tespiti halinde, doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam eder. (6) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen (Değişik ibare:RG-7/9/2019-30881) adayın başvurusu iptal edilir. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır. (7) İnceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğu tespit edilen adayla ilgili karar, gerekli disiplin ve diğer idarî işlemlerin başlatılması amacıyla bilgi ve gereği için adayın bağlı olduğu kuruma ve gerekli görülen hallerde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. (8) Jüri üyelerince doçentlik değerlendirme başvurusuyla ilgili olarak adayın yanıltıcı bilgi veya belge sunduğunun ileri sürülmesi veya re'sen tespit edilmesi halinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar Üniversitelerarası Kurul, doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonu tarafından yapılacak inceleme neticesinde iddianın doğru olduğunun tespiti halinde (Değişik ibare:RG-7/9/2019-30881) adayın başvurusu iptal edilir. İddianın doğru olmadığına karar verilmesi halinde doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam eder. (9) Adayın doçentlik başvuru süreci devam ederken aday hakkında doçentlik başvuru dosyasında sunmuş olduğu herhangi bir eserinde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunduğu iddiasını içeren şikâyet veya ihbar yapılması halinde, Üniversitelerarası Kurul bu başvuruyu değerlendirilmesi amacıyla derhal ilgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonuna gönderir. İlgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu bu başvuru hakkında ön değerlendirme yapar. Yapılan ön değerlendirmede, başvurunun inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeye dayalı olduğunun tespit edilerek iddianın incelenmesine karar verilmesi halinde Üniversitelerarası Kurul doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. Bunlar hakkında sekizinci fıkra hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Yine 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11 inci ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesinde, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerin neler olduğu düzenlenmiş; 11. maddesinin dava konusu edilen 1. fıkrasında, "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın doçentlik başvurusu iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurulabilir. Adayın idari cezai ve hukuki sorumluluğa ilişkin hükümler saklıdır." hükmü yer almıştır. Bilim insanlarınca, Etik; "bir çalışma faaliyetinde bulunan insanların ahlak ilkelerini, davranış biçimlerini, görevlerini ve zorunluluklarını belirleyen kurallar zinciri olarak"; Araştırma ve yayın etiği ise; "bilimsel araştırma ve yayınların dürüstlük, açıklık, nesnellik (objektif olma), başkalarının bulgu ve yaratılarına saygı gibi temel ilkelere uygun biçimde yapılmasını sağlamayı amaçlayan ve bunun gerçekleşmesi için çalışmalar yapan uygulamalı etik alanı" olarak tanımlanmaktadır, Bu konuda yayınlanan makalelerde; "Bilim; akademisyenleri güven ilkesi ve sorumluluk bilincine dayalı olarak bilimsel değer ve ilkelere, etik tutum ve davranış standartlarına uygun hareket etme yükümlülüğü altına sokar. Her bireyin değer ve onuruna saygı, gerçeği izleme, kusursuzu arayış esastır. Bu bağlamda akademik özgürlük ve özerklik, akademik dürüstlük, sorumluluk ve hesap verebilirlik, başkalarına saygı, temel hakların korunması, liyakat temel değerler arasındadır. Etik olmadan bilim olmaz. Bilimsel yayında akademik değerlerin korunması elzemdir. Bilim insanlarının etik değerlere aykırı davranışlarda bulunmamaları esastır. Bilimsel çalışmanın dürüst yapıldığına, doğru temellere dayandığına, araştırma verilerinin doğru yöntemlerle toplandığına, doğru istatistiklerin kullanıldığına ve sonuçların uygun rapor edildiğine, sonuçların yazılım, sunum ve paylaşımında profesyonel standartlara uyulduğuna inanılır" değerlendirilmeleri yapılmış ve bu konuda ilkeler belirlenerek standart getirilmesi amacıyla düzenlemeler yapılmıştır. Nihayetinde bahse konu Doçentlik Yönetmeliğinin 7. maddesinde "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık" tespit edildiğinde yapılacak işlemler düzenlenirken, Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesinde, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerin tek tek sayılmak suretiyle açıklandığı, 5. maddesinde ise, evrensel olarak tanınan bilim kuramları, bilim alanlarının temel bilgileri, matematik teoremleri ve ispatları gibi önermelerin çalışmalarda kullanılmasının etik ihlal olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği görülmekte olup; bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılığın disiplin cezasını gerektirdiği de 2547 sayılı Kanun'da düzenlenmiştir. Dava konusu düzenlemelerde ise; bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılığın tespiti halinde doçentlik başvurusu yapan adayın başvurusunun iptal edileceği düzenlenmiş, dava konusu işlemden sonra aslında bahse konu Yönergede mevcut olan "Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurulabilir." cümlesi dava konusu Yönetmelik hükmüne de eklenmiştir. Bu durumda; bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılığın tespiti halinde adaylığın iptal edilerek yeniden hazırlanılması için bir süreç belirlenmesine yönelik dava konusu hükümlerde üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacı hakkında tesis edilen birel işleme gelince; 8. Dairenin 16.12.2020 tarihli kararı uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, 3 farklı üniversiteden seçilen üç profesör tarafından düzenlenen ortak raporda; "doçentlik işlem dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler incelenerek 6 başlık halinde değerlendirmek yapmak suretiyle sonuç itibariyle; davacının başvurusunda beyan ettiği çalışmaların doçentlik için gerekli evsafa haiz olmadığı ve dosyasında etik ihlale rastlandığı kanaatine varıldığı" belirtilmiş olup; karara esas alınabilecek nitelikte olan bahse konu rapor dikkate alındığında; dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan; davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtildiğine göre, sonraki dönemlerde davacının yaptığı başvuru üzerine 21.01.2021 tarihi itibariyle doçentlik unvanına hak kazandığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Dava, davacının 2019 Mart dönemi doçentlik başvurusunun iptaline dair işlemin ve bu işleme dayanak olan Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası ile Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 11. maddesinin 1. fıkrasının iptali ile mahrum kaldığı mali ve özlük haklarının tazmini istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek. (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Üniversitelerarası kurul" başlıklı 11/b-6 maddesinde "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Üniversitelerarası Kurulun görevleri arasında sayılmış olup; "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde "a. Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir: "..(4) Bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri" hükmü yer almıştır. Doçentlik Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihine yürürlükte bulunan haliyle, "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. (2) Bu Yönetmelik, doçentlik bilim/sanat alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik değerlendirme jürilerinin oluşturulması, doçentlik sürecinin yürütülmesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar.", 7.maddesinin 6. fıkrasında ise "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır." hükümlerine yer verilmiştir. Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu yönerge 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11 inci ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralı, "Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırı Eylemler" başlıklı 4. maddesinde " (1) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemler şunlardır: ç) Tekrar yayım: Mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak, d) Dilimleme: Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak, (2) Diğer etik ihlal türleri şunlardır: j) Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak." kuralı; "İnceleme sonucunda yapılacak işlemler" başlıklı 11. maddesinde, "(1) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın doçentlik başvurusu iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurulabilir. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğa ilişkin hükümler saklıdır. ** (2) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerde bulunduğu tespit edilen kişiler hakkında ilgili mevzuat uyarınca gerekli disiplin ve diğer idari, hukuki ve cezai işlemlerin yapılması için durum Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. (3) Etiğe aykırı eylemlerin gerçekleşmesi halinde bundan zarar gören veya hakları olumsuz etkilenen kişi ve kuruluşların bahsi geçen duruma rıza göstermesi, ilgililer hakkında etik yaptırım uygulanmasını ortadan kaldırmaz." kuralı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası yönünden; Uluslararası standartlarda yayın yapılması amacıyla getirildiği anlaşılan (dava konusu işlem tarihindeki haliyle) Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır." hükmünde hukuka, hizmet gereklerine, üst hukuk normlarına aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığından davanın bu kısmı yönünden reddi gerekmektedir. Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 11. maddesinin 1. fıkrası yönünden; Davacı tarafından, Doçentlik Yönetmeliğinde süreyle ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamasına rağmen Yönerge ile en erken üç dönem sonra yeniden başvuru şartı getirildiği, bu durumun sürecin uzamasına neden olduğu, normlar hiyerarşisi kuralının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. Doçentlik Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, 'bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın, doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılacağı, adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümlerin saklı olduğu' düzenlenmiştir. Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin dava konusu maddesinde ise, 'bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın doçentlik başvurusunun iptal edileceği, başvurusu iptal edilen adayın, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurulabileceği, adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğa ilişkin hükümlerin saklı olduğu" belirtilmiştir. Yönergenin dava konusu maddesi, dayanak Yönetmeliğe uygun olmakla birlikte, Yönetmeliği aşar şekilde düzenleme yapıldığı iddia edilen kısmında, başarısız bulunan doçent adaylarının, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamladıktan sonra en erken üçüncü dönemde yeniden başvuruda bulunabileceği öngörülmüştür. Doçentliğin haiz olduğu öneme binaen çalışmaların belirli nitelikleri ve asgari yeterlilikleri taşıması gerektiği açıktır. Nitekim, jüri tarafından bu nitelik, yeterlilik ve ilgili bilim/sanat alanına katkı yönünden değerlendirme yapılmaktadır. Bu nedenle etiğe aykırı davranış sebebiyle değerlendirmeye alınmayan çalışma sonrasında doçent adayının eksikliği mümkün olan en erken zamanda tamamlamasından ziyade, bilimsel eserin niteliğine dikkat etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte adayların etik ihlalden kaçınmaları için disipline edilmesi açısından öngörülen sürenin makul ve yeterli olduğu sonucuna varıldığından, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bununla birlikte, 12/06/2020 tarih ve 31153 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası, "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen (Değişik ibare:RG-7/9/2019-30881) adayın başvurusu iptal edilir. (Ek cümleler:RG-12/6/2020-31153) Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Yeniden doçentlik başvurusunda bulunan aday etik ihlal tespitine konu olan yayınlarını belirtmekle yükümlüdür. Aday yanlış beyan dışında etik ihlal tespitine esas olan yayınlarını beyannamede kullanamaz. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde düzenlenerek yeknesaklık sağlanmıştır. Davacının 2019 Mart dönemi doçentlik başvurusunun iptaline ilişkin işlem yönünden; Dava dosyasının incelenmesinden; Bitlis Eren Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı'nda doktor öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, Mart 2019 döneminde 'Siyasal Hayat ve Kurumlar' temel alanından yapmış olduğu doçentlik başvurusunun eser inceleme aşamasında, bir jüri üyesi tarafından etik ihlalde bulunulduğuna ilişkin görüşü üzerine eserlerin etik inceleme komisyonuna sevk edildiği, Komisyon tarafından üç kişilik jüri oluşturulduğu ve uzman görüşü alındığı, bu rapor üzerine tesis edilen Komisyon raporunda, davacının "D1 - C1.1 kodlu yayınında dilimleme ile yanlış veya yanıltıcı beyan, D8 - C1.2 kodlu yayında dilimleme ile yanlış veya yanıltıcı beyan, D10 – C1.2 kodlu yayında dilimleme ile yanlış veya yanıltıcı beyan, B2 - D2 kodlu yayında tekrar yayım ve C2.2 - B4 kodlu yayında dilimleme ile yanlış veya yanıltıcı beyan" şeklinde etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle doçentlik başvurusunun iptaline ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bakılan davada; uyuşmazlığın çözümü hukuk bilgisi dışında teknik ve uzmanlık gerektirdiğinden Dairemizin 16/12/2020 tarihli ara kararıyla, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyetince yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan raporda özetle, "Adayın D11 başlıklı çalışmasının daha önce yayınlanan C2.1 başlıklı çalışmasının İngilizce çevirisi olduğu, ayrı çalışmalar olarak değerlendirilmesi ve puanlanmasının etik kurallara aykırı olduğu, D1 numaralı çalışmanın doktora tez çalışmasına dayandığı ve 2014 yılında yayınlandığı, doktora tez çalışmasının ise 2016 yılında C1.1 numaralı kitap olarak yayınlandığı, D1 numaralı esere doktora tezinde veya kitaplaştırılmış hali olan C1.1 numaralı eserde atıf verilmemesinin usulen hatalı olduğu, eserin ayrı puanlamaya dahil edilmesinin etik kurallara aykırı olduğu, D13 numaralı eserin bütünüyle C1.1 numaralı eserden kopyalanarak üretildiği ve ayrı bir eser olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Adayın D8 ve D10 numaralı çalışmalarının önce ayrı makaleler olarak yayınlandığı, sonar uluslararası yayınevleri tarafından kitap kategorisinde C1.2 numarasıyla ayrı bir çalışma içerisinde yeniden yayınlandığı, C1.2 numaralı kitabın D8, D10 ve G2 numaralı makalelerin kopyalama yoluyla türetildiği ana eser niteliğinde olduğu, Adayın B4 numaralı makalesi ile C2.2 numaralı kitap bölümünün aynı çalışmalar olduğu, ayrı ayrı değerlendirilmesinin etik kurallara uymadığı, Davacının doçentlik başvurusunda beyan ettiği çalışmaların doçentlik için gerekli evsafa haiz olmadığı ve etik ihlale rastlandığı" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir. Mezkur rapor Dairemizce yeterli ve hükme esas alınabilir nitelik ve yeterlilikte görülmüştür. Bu durumda; dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgelerin bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirilmesinden, davacının, 2019 Mart döneminde 'Siyasal Hayat ve Kurumlar' bilim alanından yapmış olduğu doçentlik başvurusu kapsamında sunduğu eserlerinde etik ihlalde bulunduğu anlaşıldığından, doçentlik başvurusunun iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.