21. Hukuk Dairesi 2010/3939 E. , 2011/4464 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edild…
**21. Hukuk Dairesi 2010/3939 E. , 2011/4464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava davalı Kurumun 13.2.2009 tarih ve 2004/1911 Takip nolu ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır. Somut olayda; ... Özel Güvenlik ve Temizlik Hizmetleri Gıda Yemek Taşımacılık San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin 18.11.1999 tarihli ortaklar kurulu kararıyla davacının 3 (üç) yıl süre ile şirket müdürlüğüne seçildiği uyuşmazlık konusu değildir. Şirketin 2001/8-2002/1. aylar arası prim ve gecikme zammı toplamı 256.497,44 TL borçla ilgili 13.2.2009 tarih 2004/1911 Takip nolu ödeme emrinin 13.2.2009 tarihinde davacıya tebliğ edildiği davanın 7 gün içinde açıldığı anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesindeki hüküm de, “sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen ... tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” düzenlemesine göre davacının ödeme emrine konu prim borcunun ait olduğu dönemde üst düzey yönetici olarak sorumlu olması gerekmektedir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Uyuşmazlık, prim borcunun zamanaşımı süresinin hangi mevzuata göre belirleneceği noktasında toplanmaktadır. Çoğunluk görüşü, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 93/2. maddesinde yer alan, " Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden... itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. " hükmünün, Yasanın yürürlük tarihinden önceki hizmetlere ilişkin olarak açılan tesbit davaları dolayısıyla verilen ve kesinleşen kararlar nedeniyle uygulanacağı yönündedir.