(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/13114 E. , 2010/14113 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/13114 E. , 2010/14113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Davalılar, dava dışı yüklenici.... ile 26.11.1987 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, 16.06.1989 tarihli ipoteğin ise bu sözleşmeden kaynaklanan haklarını teminat altına almak amacıyla kurulduğunu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimlerin yerine getirilmediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kaldırılması dava konusu yapılan ipotek kesin borç ipoteği olduğundan, 10 TL ipotek bedelinin davacı tarafından depo edildiğinden, ipoteğin terkinine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.Somut olayda; mahkemenin kabul ettiğinin aksine incelenen ve ipotek aktinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle arsa sahiplerine tanınan hakların güvencesi (teminatı) olmak üzere tesis edilen bir teminat ipoteği olduğu görülmektedir. Bu ipotekle, arsa sahiplerinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin uygulanmasında ve ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan alacakları teminat altına alınmıştır. İpoteğin teminat fonksiyonu devam ettiği sürece terkini dava konusu yapılamaz. Ne var ki, mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Yapılması gereken iş, davalılardan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini istemek, sözleşme hükümlerini incelemek, yetkili mercilerle gerekli yazışmalarda bulunmak, ihtiyaç duyulursa yerinde keşif de yapılarak ipoteğin teminat fonksiyonunun devam edip etmediği hususunda bir kanıya ulaşmak ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Değinilen yönler üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; 16.06.1989 tarihli ipotek akit tablosunda aynen “…10.000.000 TL’si karşılığında bilafaiz ve on ay vade ile kanuni derecede … ipotek suretiyle rehin edildiği” sözleri bulunmaktadır. Bunun anlamı, lehine ipotek tesis edilen kişilerin on ay süreyle faiz isteyemeyecekleri ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ipotek borçlusu aleyhine takip yapılmayacağıdır. İpoteğin kurulduğu 16.06.1989 tarihinden sonra lehlerine ipotek tesis edilen kişiler faize hak kazanır. İpotek, ana para dışında faizi de teminat altına alındığından, mahkemece sadece 10 TL’den ibaret ana paranın depo edilmesi suretiyle ipoteğin terkini de doğru olmamıştır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 16.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.