1. Hukuk Dairesi 2010/1467 E. , 2010/3440 K. "" MAHKEMESİ : MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalıya ait . ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içeresinde kaldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu iptali, terkin ve muhtesatın yıkımı isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllı…
**1. Hukuk Dairesi 2010/1467 E. , 2010/3440 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalıya ait . ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içeresinde kaldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu iptali, terkin ve muhtesatın yıkımı isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..... raporu okundu, düşüncesi alındı. Duruşma isteği değerden reddedilip, Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden çekişme konusu 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 22.10.1990 tarihinde yapıldığı, 27.4.1992 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 18.3.2003 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Kadastro Yasası’nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dâhil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” cümlesi ve aynı Yasa’nın 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Yasa’ya “Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir. Somut olayda, kadastronun kesinleşmesinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçtiği açıktır. Bilindiği üzere; 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Özellikle, bu hususlar gözetilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. O halde, davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazı yerinde değildir, reddine,