12. Ceza Dairesi 2015/4559 E. , 2015/10028 K. Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi Taksirle yaralama suçundan sanık...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62, 52 ve 52/4. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair...Sulh Ceza Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve 2013/203 esas, 2014/482 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, suç tarihinde asıl işveren…
**12. Ceza Dairesi 2015/4559 E. , 2015/10028 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi Taksirle yaralama suçundan sanık...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62, 52 ve 52/4. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair...Sulh Ceza Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve 2013/203 esas, 2014/482 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, suç tarihinde asıl işveren olan..... Ticaret Anonim Şirketinin yetkilisinin kendisi olmadığını, bahse konu şirkette işe olaydan sonra 10.12.2012 tarihinde başladığını belirtmesi, dosya içerisinde bulunan sigortalı işe giriş bildirgesinde sanığın işe başladığı tarihin 10.12.2012 olduğunun belirtilmesi, yine kovuşturma sırasında mahkeme tarafından yazılan müzekkereye söz konusu şirket tarafından verilen cevapta suç tarihindeki şirket yetkilisinin ....olduğunun bildirilmesi karşısında, atılı suçu işlemediği anlaşılan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu ... Bakanlığının 06.03.2015 gün ve 16810 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2015 gün ve 2015/92980 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık...'nun çalışmakta olduğu ...... Ticaret Anonim Şirketi tarafından imzalanan sözleşme ile “... Hızlı Tren Projesi ... Kısmı Rehabilitasyon ve Tekrar İnşaatı İşi” kapsamındaki küçük ve büyük sanat yapıları işlerinde, muhtelif yerlerdeki betonarme duvar imalatlarının, ...sorumlusu olduğu taşeron firma tarafından yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı, 11.11.2012 günü saat 14.40 sularında, ... sorumlusu olduğu firmada kalıpçı ustası olarak çalışan 37 yaşındaki mağdur..., inşaat kalıplarının vinç yardımıyla kamyona yüklenmesi esnada, ayağının kalıp arasına sıkışmasından dolayı ayağını kurtarmak isterken, kamyon üzerinden düşmesi ve hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanarak, şikayetçi olması üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında, iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanarak, Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan bilirkişi raporunda, meydana gelen iş kazasında;... “Hiyap” tabir edilen aracı düşmeyi engelleyecek bir tertibatla donatmayıp, aracın kullanımına izin vermesi nedeniyle tali kusurlu olduğu, asıl işveren olan.... Ticaret Anonim Şirketi yetkilisinin iş aracının denetiminde ihmali bulunması nedeniyle tali kusurlu olduğu, mağdur ... dikkatsiz çalışarak kendi güvenliğini tehlikeye düşürmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu görüşüne yer verilmesi üzerine, sanık... ve .... hakkında taksirle yaralama suçundan dava açıldığı ve yapılan yargılama sonunda adı geçenlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62, 52 ve 52/4. maddeleri gereğince taksirle yaralama suçundan dolayı 2.240,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmakta ise de, Sanık...'nun, ...Ticaret Anonim Şirketinde işe başlama tarihinin 10.12.2012 olduğunu ve olay tarihi olan 11.11.2012 tarihinde anılan firmanın yetkilisi olmadığına dair aşamalarda özde değişmeyen savunmaları, sanığın 20.01.2014 hakim havaleli yazılı savunmasına ekli Sosyal Güvenlik Kurumu Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi'nde anılan firmada işe başlama tarihinin 10.12.2012 olarak gösterilmesi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından yazılan müzekkereye söz konusu şirket tarafından verilen cevapta suç tarihindeki şirket yetkilisinin ... olduğunun bildirilmesi karşısında, atılı suçu işlemediği anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın taksirle yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62, 52 ve 52/4. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Körfez (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve 2013/203 esas, 2014/482 sayılı mahkumiyet kararında isabet görülmemiş olup, Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve 2013/203 esas, 2014/482 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanık...'nun taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkrasının B harfiyle gösterilen bölümünün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine, “B- Sanık...'nun taksirle yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 53/6. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-b maddesi gereğince sanığın beraatine,” ibarelerinin yazılmasına, sanık hakkında beraat kararı verilmiş olmasından dolayı hüküm fıkrasının yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin paragrafında gösterilen yargılama giderlerinden sanığın sorumlu tutulmamasına ve sanığın sebebiyet verdiği YARGILAMA GİDERLERİNİN HAZİNE ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.