T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1640 KARAR NO: 2026/411 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/03/2025 NUMARASI: 2024/793 Esas - 2025/361 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davac…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1640 KARAR NO: 2026/411 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/03/2025 NUMARASI: 2024/793 Esas - 2025/361 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25/07/2014 -25/07/2015 tarihlerini kapsar şekilde kasko sigortası ile sigortaladığı ........ Şti.'nin maliki olduğu, ... idaresindeki ... plakalı aracın ... poliçesi ile davalı ...A.Ş. tarafından sigortalanan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karışmış oldukları trafik kazası sonucu davacı tarafından 17/04/2015 tarihinde sigortalıya 12.933,00 TL tazminat ödendiğini, ödenen bedelin rücuen tahsili için ........ İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ...tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne; buna göre; davalının davaya konu icra takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davaya konu olayın yargılama gerektirdiği anlaşıldığından davacının tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmadığını ve iki rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden, denetime elverişsiz bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, kamera kayıtları incelenmeden yalnızca davacının ekspertiz raporu esas alınarak hazırlanmış işbu rapor hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, itirazlarının hiçbir şekilde giderilmediğini, KDV dahil edilmesi de hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından yalnızca davacının iddiaları ve delilleri değerlendirilmek suretiyle tanzim edilen raporun hukuken bir geçerliliği bulunmadığını, dosyanın bilirkişiye tevdi amacı kök ve ek rapor arasında bulunan çelişkinin giderilmesi olduğunu, çelişkinin giderilmesi için herhangi somut bir bilgi/belge sunulmamış ve itirazlarının değerlendirilmediğini, soyut ve yanlı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunu hükme esas alındığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesine istinaden sigortalısına ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi gereği davalıdan rücuen tahsili istemidir. ... plakalı araç 25.07.2014/ 25.07.2015 tarihlerini kapsar şekilde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davacı sigorta şirketine sigortalıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 11/07/2024 tarih, 2022/301 Esas ve 2024/1269 Karar sayılı kararı ile " ...Mahkemece kusura ilişkin rapor düzenlenmesi için ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesine yazılan yazıya verilen 11/07/2017 tarihli cevapta; dosya içeriğin den olayın ne şekilde ve nasıl meydana geldiği hususunda kesin bir kanaat oluşmadığı, sağlıklı kusur oranı tespiti için mümkünse tarafların hazır bulunacağı mahallinde yapılacak keşifle araçların seyir istikameti, çarpışma noktası, yol genişliği, çarpışma noktalarının taşıt yoluna olan mesafeleri ile olay yeri özelliklerinin kroki üzerinde gösterilmesine gerek duyulduğu belirtilerek, dosya iade edilmiştir.Mahkemece yerinde keşif yapılmaksızın alınan 02/05/2019 tarihli kusur raporunda; 30/03/2015 tarihli trafik kazasında plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ... ve davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun kusursuz oldukları, ayrıca dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiştir.Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz etmeleri ve dosyaya kazaya ilişkin renkli fotoğrafların sunulması üzerine aynı bilirkişiden alınan 15/02/2021 tarihli ek raporda; 30/03/2015 tarihli trafik kazasında, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücü ...'nun kusursuz olduğu, dava dışı .....plakalı aracın sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu bildirilmiştir.Mahkemece aynı bilirkişiden alınan kusura ilişkin kök ve ek rapordaki çelişkiler giderilmeksizin ek raporun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebi yerindedir.... icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Davacı tarafından yansıtma fatura düzenlenerek KDV dahil ödeme yapıldığı anlaşıldığından zarar hesabına KDV dahil edilmemiş olması; Davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinde bulunan Kıymet Kazanma Klozu ile "Genel şartların B.3.3.1.3 maddesi hilafına kısmi hasar halinde kıymet kazanma tenzili uygulanmayacaktır." düzenlemesi kabul edildiğinden tazminattan kıymet kazanma indirimi yapılması da doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kazaya karışan sürücüler tarafından düzenlenen 30/03/2015 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında; davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ... orta şeritte seyri esnasında sol arka kapıdan bir aracın dokunmasıyla hakimiyetini kaybettiğini ve öndeki "B" aracına arka sol taraftan, "C" aracına sağ ön tarafından vurduğunu, dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ...; orta şeritte seyir halinde iken "A" aracının sol arka tarafından çarpması ile ileride hemen durduğunu, davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...; sol şeritte devam ederken "A" aracının ilerisindeki "R" aracına (orta şeritte) vurduğunu, daha sonra kendisine "C" aracının vurduğunu ve müsait bir yere çekip durduğu yazılıdır. Dairemiz kararı doğrultusunda alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...' ın %100 oranında asli derecede kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kusur ve etkisinin olmadığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın nın kusur ve etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre;;Mahkemece Dairemiz kararı doğrultusunda alınan kusur raporunda tarafların aralarında düzenledikleri maddi hasarlı kaza tutanağı, araçların krokideki konumları, kaza sonrası aracın hasarlarını gösteren fotoğraflar, aracın hasarlı olan onarımı yapılan bölge ve parçaları incelenip değerlendirilerek tanzim edildiği, raporun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü, kusur oranının 2918 s. KTK hükümlerine göre belirlendiği anlaşıldığından kusura; hasarın belirlenmesinin aracın hasarlı parçaları, ekspertiz raporu dikkate alınarak ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı, raporun bu haliyle dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve yeterli olmasına göre belirlenen hasar bedeline yönelik istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından yansıtma fatura düzenlenerek KDV dahil ödeme yapıldığı anlaşıldığından zarar hesabına KDV dahil edilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2026