7. Ceza Dairesi 2008/13824 E. , 2011/2940 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğüne, kaçak sigaraların müsaderesine, nakil aracının sanığa teslimine, trafik kaydı üzerindeki satılamaz ve devredilemez şerhinin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapıla…
**7. Ceza Dairesi 2008/13824 E. , 2011/2940 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğüne, kaçak sigaraların müsaderesine, nakil aracının sanığa teslimine, trafik kaydı üzerindeki satılamaz ve devredilemez şerhinin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 24.03.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY 26.06.2007 gün 2007/7-147 E ve 2007/159 K sayılı Ceza Genel Kurulu kararına yazdığımız karşı oy yazısında ayrıntılarıyla açıkladığımız gibi, işyerinde ve ikametgahda hakim ve savcı olmadan yapılan aramanın 5271 sayılı CMK.nun 119.maddesine aykırı olarak ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin katılmaması nedeniyle kanuna aykırı olduğu ve bu şekilde ele geçirilen eşyaların yargılamada kullanılamayacağından, ikrara da yasak delillerin uzak etkisi nedeniyle itibar edilemeyeceğinden beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görmediğimden çoğunlukla verilen onama kararına katılmıyorum. KARŞI OY Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin; 5.fıkrasında,"Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." 6. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." 9. fıkrasında, "Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir." Hükümleri mevcuttur. Bu yasal düzenlemeler karşısında, kaçakçılık suçundan açılan kamu davasının niteliğine göre öncelikle kamu zararı kavramına açıklık getirilmesi gerekmektedir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanununun 3. maddesinde; "Gümrük vergileri deyimi, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü; Gümrük yükümlülüğü deyimi, yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi zorunluluğunu; İthalat vergileri deyimi, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri" Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 2. maddesinde; "Gümrük vergileri: Gümrük idaresi veya başka idarelerce, eşyanın ithali veya ihracına bağlı olarak uygulanan vergiler ile diğer mali yükümlülükleri" ifade eder. Hükümleri bulunmaktadır. Bu düzenlemeler karşısında eşyanın yasal yollardan ithali, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmesi suretiyle mümkün olmaktadır. Eşyanın yasal olmayan yollardan yurda getirilmesi, yurt içinde alım satıma konu edilmesi halinde ise ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükler ödenmediğinden, yoksun kalınan bu gelirin kamu zararı olarak kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Kamu zararının belirlenerek sanığa bildirilmesinin gerekip gerekmediği sorununa gelince; Kaçakçılık suçlarında kamu zararının belirlenmesi teknik bir konu olup, yıllara ve eşyanın cinsine göre değişebilen tür ve oranlardaki vergiler ile mali yükleri sanığın belirlemesi ve kendiliğinden kamu zararını gidermesi olanaklı değildir. Diğer yandan, Ceza Muhakemesi Kanununun 231/9. madde fıkrasının değerlendirilebilmesi için, sanığın kamu zararını derhal giderip gideremeyeceğini hakimin bilmesi ve sonucuna göre kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğini tartışabilmesi gerekmektedir. Bu durumda da kamu zararının belirlenerek sanığa bildirilmesi gerektiğinin zorunlu olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; Eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı belirlenip, bu tutarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanununun 231/9. madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, katılan ... idaresinin suçtan dolayı uğradığı zararın sanık tarafından giderilmediğinden ve koşullar oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğinden, aksi yönde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyorum