(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/13202 E. , 2013/16795 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, gaiplik kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davada yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kardeşi ...'ın ...'de ikamet ederken 1992 de evi terke…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/13202 E. , 2013/16795 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, gaiplik kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davada yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kardeşi ...'ın ...'de ikamet ederken 1992 de evi terkettiğini, bir daha kendisinden haber alınamadığını ileri sürerek ...'ın gaipliğine karar verilmesini istemiş, mahkemece yetkisizlik kararı verilmiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 32. maddesinde: “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır. Somut olaya gelince; davacı vekili ...'ın ...'de ikamet ederken 1992 de evi terkettiğini, bir daha kendisinden haber alınamadığını ileri sürmüş, mahkemece herhangi bir araştırma yapmadan ilgilinin ... ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. İncelenen dosya kapsamından ve özellikle 26.09.2012 tarihli ... Nüfus Müdürlüğü yazısından gaipliğine karar verilmesi istenilen ...'ın son yerleşim yerinin ...'de olduğu anlaşılmaktadır. İlgilinin, kayıtta yer alan yerleşim yeri adresini gösteren bilginin aksi yönünde dosyada bir delil de bulunmamaktadır. Öyleyse yukarıda açıklanan yasal düzenleme dikkate alındığında işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenler göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüne, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici 3. maddesindeki atıf nedeniyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.