4. Hukuk Dairesi 2022/15582 E. , 2023/6813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2021/230K. SAYISI : 2021/İHK-5762 HÜKÜM/KARAR : İtirazın kısmen kabulü/ Davanın kabulü SAYISI : K-2021/14276 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı
**4. Hukuk Dairesi 2022/15582 E. , 2023/6813 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2021/230K. SAYISI : 2021/İHK-5762 HÜKÜM/KARAR : İtirazın kısmen kabulü/ Davanın kabulü SAYISI : K-2021/14276 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ... şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın 29.06.2019 tarihinde karıştığı kazada başvuru sahibinin malul kaldığını, daha önce davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin fazlaya ilşkin haklar saklı tutularak kabul edildiğini, ancak davacının hak kazandığı tazminat miktarı ile ödeme yapılan miktar arasında aşırı orantısızlık olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 176.597,09 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru sahibinin daha önce müvekkili şirkete müracaat ettiğini, müracaat üzerine yapılan aktüeryal hesap neticesi tespit edilen 123.299,20 TL'nin ödendiğini, böylece sorumluluklarının kalmadığını, bakiye tazminat tespitinde ödeme tarihi verilerinin dikkate alınması gerektiğini, başvuru sahibinin kaza sırasında koruyucu tertibat kullanmadığından, tespit edilecek tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Ödenen miktarla ödenmesi gereken miktar arasında 95.100,00 TL'den fazla bir fark mevcut olduğundan ibraname alındığı hususunun KTK 111. maddesi karşısında geçerli bir iddia olarak kabul edilemeyeceği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu raporda davacının maluliyet oranının % 19 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı, PMF-1931 ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği" gerekçesiyle davanın kabulü ile ıslah ile birlikte toplam 176.597,09 TL bakiye maddi tazminatın, 10.08.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte Allianz Sigorta A.Ş.'den alınarak başvuru sahibine verilmesine, karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı şirket tarafından başvurana 11.08.2020 tarihinde 123.299,20 TL ödeme yapıldığını, ödeme yapılmış olması nedeniyle bakiye tazminat bulunmadığından başvurunun reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı düzenlendiğini, raporun hükme esas alınamayacağını, kask ve koruyucu tertibat kullanılmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza sebebiyle elde edilen gelir ve tazminatların belirlenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, aktüer raporunun TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hazırlanması gerektiğini, davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Maluliyet raporunda belirlendiği üzere maluliyetin belirlenmesine etki eden hususlar sıralanırken Kas İskelet Sistemine ait olarak sağ dirsek fleksiyonu, sol el bileği fleksiyonu, sol dirsek fleksiyonu, sağ el bileği fleksiyonu ve diz eklemi hareket kısıtlılığı ile hipertrofik skardan söz edildiği, bu durumun maluliyetin ortaya çıkması ile kask takmama arasında illiyet bağının bulunmadığını gösterdiğini, ayrıca kazanın oluşumu bakımından kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, başvuranın kusurunun bulunmadığına da işaret edildiği gerekçesiyle davalı ... şirketinin bu duruma yönelik itirazının reddine, ancak, davalı ... şirketinin aktüer hesabına yönelik itirazının değerlendirilmesinde, genel şartlar uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiği gerekçesiyle yeniden rapor alınarak" davalı ... şirketinin itirazının kısmen kabulüne, bu doğrultuda anılan Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine, başvurunun kısmen kabulü ile, 101.713,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.08.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte Allianz Sigorta A.Ş.'nden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TBK 54 üncü maddesi uyarınca; bedeni zarar hesaplamalarının Yargıtay İçtihatlarına ve PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, bir an için TRH 2010 Yaşam Tablosunun uygulanacağı kabul edilse dahi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan sadece TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant esas alınarak tanzim ettirilecek rapora göre hüküm kurulması gerektiğini, davalının temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz üzerinden sorumlu olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı sürücüye çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin 2 numaralı, davalı vekilinin 3 numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas kabul edilen 17.01.2021 tarihli aktüer raporunda; PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre ve progresif rant formülü uygulanarak tazminatın hesaplandığı, ... tarafından karara esas kabul edilen 13.03.2021 tarihli aktüer ek raporunda ise; TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; ... tarafından da bu hesaba göre karar verildiği görülmektedir. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü gözetilerek karar verilmesini talep etmesi karşısında; davacının talebi aşılmayacak şekilde PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanıldığı 17.01.2021 tarihli aktüer raporunun hükme esas alınması gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı yararına hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Yine AAÜT’nin anılan fıkrası uyarınca, konusu para ile ölçülemeyen işlerde, asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekâlet ücretine, ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin ise beşte birine hükmedileceği, Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekâlet ücretinin, kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği öngörülmüştür. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın ...'ne iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.