10. Hukuk Dairesi 2019/653 E. , 2019/1140 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirttiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 19.11.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sah…
**10. Hukuk Dairesi 2019/653 E. , 2019/1140 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirttiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 19.11.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle oluşan Kurum zararının davalı işveren vakıf ve 3. kişi olarak davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21.maddesidir. Mahkemece anılan yasanın 21/4 maddesine aykırı şekilde davanın kabulüne davaya ve talebe konu 62507,77 TL ilk peşin değerli gelirin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ; davalı vakıf 5510 sayılı yasanın 21/1. Maddesi uyarınca tamamından, davalı ... 31235,88 TL sinden 21/4. Madde uyarınca müştereken ve mütelselsilen sorumlu olacak şekilde alınarak davacı kuruma verilmesine karar verilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı kurum vekilinin ve ... vekilinin tüm, davalı işveren vakıf vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-İş kazası veya meslek hastalığına birlikte sebebiyet veren sorumluların işveren ve üçüncü kişi olması durumunda ise, işverenin müteselsilen sorumlu olacağı tutar, 1. fıkra gereğince kendi kusur payı gözetilerek sorumlu tutulacağı miktarın (gelirin ilk peşin sermaye değeri X işverenin kusur oranı), üçüncü kişinin 4. fıkraya göre sorumlu olacağı tutar (gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı X üçüncü kişinin kusur oranı) ile toplamı kadar olmalı, kanun koyucunun getirdiği “gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı” sınırlaması karşısında üçüncü kişinin müteselsilen sorumlu tutulacağı miktarın ise, gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı ile işveren de dahil olmak üzere tüm davalıların kusurları toplamının çarpımı sonucu elde edilecek tutar kadar olması gerekmektedir. Bu yaklaşım ve uygulama, işvereni, iç ilişkide üçüncü kişiye rücu edemeyeceği miktarı Kuruma ödemek zorunda bırakmadığından da hakkaniyete uygundur. Dolayısıyla yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda hesaplama yapıldığında, işveren şirketin peşin sermaye değerli gelir yönünden müteselsil sorumluluğu 60.275,34 TL kadar olduğu anlaşılmıştır. Davalı işverenin somut olaydaki sorumluluğu yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak özellikle değinilen 4. fıkra hükmü çerçevesinde belirlenmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.