Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3954 E. , 2025/2950 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3954 Karar No : 2025/2950 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Ticaret Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ticaret Odasında Genel Se…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3954 E. , 2025/2950 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3954 Karar No : 2025/2950 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Ticaret Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ticaret Odasında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, EYT düzenlemesi kapsamında emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 09/05/2000 tarihinde hizmet sözleşmesiyle aday memur olarak işe başladığı ve devamında yıllık iş sözleşmeleriyle istihdamının sürdürüldüğü, uyuşmazlığın ise. Oda Yönetim Kurulu kararı ile iş akdinin feshine (EYT kapsamında emekliliğe sevk) ilişkin olduğu bir başka ifadeyle işçi ile işveren arasında ortaya çıkan özel hukuka tabi bir uyuşmazlık olduğu, yasal düzenlemeler uyarınca davanın görüm ve çözümünde, adli yargı içerisinde yer alan İş Mahkemelerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından 01/06/2004 tarihinden önce memur olarak istihdam edildiği, Geçici 12. madde kapsamında statüsünü koruyacağı ve işbu uyuşmazlıkta idare mahkemesinin görevli olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, İstinaf mahkemesince yeterli delil araştırması yapılmamasının, cevap ve savunma hakkı verilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı ile davalı idare arasında 15/05/2000-15/08/2000 tarihleri arası için aday memurluk sözleşmesi imzalanmıştır. 16/08/2000-31/12/2000 tarihleri arası için geçici hizmet sözleşmesi imzalanmış ve hizmet sözleşmesi 01/01/2001-31/12/2004 tarihleri arasında her yıl yenilenmiştir. 01/01/2005-31/12/2005 tarihleri arasında da kendisiyle iş sözleşmesi imzalanarak bu iş sözleşmesi her yıl yenilenmiştir. Genel sekreter yardımcısı olarak görev yapmakta iken Oda Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı görevine son verilmesine ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine bu kararın iptali için bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, Anayasa'nın 135. maddesinin birinci fıkrasında “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.” şeklinde tanımlanmıştır. 01/06/2004 tarihli ve 25479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun “Odalar” başlıklı 4. maddesinde “Odalar; üyelerinin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslekî disiplin, ahlâk ve dayanışmayı korumak ve bu Kanunda yazılı hizmetler ile mevzuatla odalara verilen görevleri yerine getirmek amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.”; “Oda, borsa ve Birlik personeli” başlıklı 73. maddesinde “Oda, borsa, Birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenler bu Kanunda yer alan hükümler dışında 4857 sayılı İş Kanununa tâbidir.”; 103. maddesinde "8.3.1950 tarihli ve 5590 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır."; Geçici 3. maddesinde “Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulur. Bu yönetmelikler yürürlüğe konuluncaya kadar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan tüzük ve yönetmeliklerin, bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.”; Geçici 12. maddesinde “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte oda, borsa, Birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devam olunur.” hükümleri bulunmaktadır. 18/05/1983 tarihli ve 83/6620 nolu Bakanlar Kurulu Kararıyla çıkarılıp, 05/08/1983 tarihli ve 18126 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları, Türkiye Ticaret Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Personel Yönetmeliği'nin “Çalıştırma Biçimleri” başlıklı 3. maddesinde “Odalar, borsalar ve Birlik hizmetleri memurlar, sözleşmeli ve geçici personel ile hizmetliler eliyle yürütülür. a) Memurlar: Asil ve sürekli görevlerde çalıştırılan kadrolu personeldir. b) (Değişik: 30/4/1990-90/377 K.) Sözleşmeli personel: Asli ve sürekli görevlerde kadrolu memur ve hizmetli personel dışında, sözleşme ile istihdam edilen personeldir. c) (Değişik: 30/4/1990 - 90/377 K.) Geçici personel bir yıldan az süreli veya mevsimlik görevlerde sözleşme ile istihdam edilen personeldir. d) Hizmetliler: Odalar, borsalar ve Birlik'in asli ve sürekli görevlerinin yerine getirilebilmesi için lüzumlu olan destek ve yan hizmetlerde çalışan kadrolu personeldir.”; "Ödev, sorumluluklar ve Yasaklar" başlıklı 4. maddesinde “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 'ödev ve sorumlulukları' hakkındaki 6-16 ncı maddeleri ile 'yasaklar'a ilişkin 26-31 inci maddelerin odalar, borsalar ve Birlik personeli hakkında da uygulanır"; "Kadroların tesbiti" başlıklı 7. maddesinde "Odalar, borsalar ve Birlik'de hizmetlerin gerektirdiği bütün görevler için görevi, ünvanı, adet ve derecesi belirtilmek suretiyle kadrolar bir cetvel halinde tesbit edilir. Kadrosuz personel çalıştırılamaz."; "Derecelerin Tesbiti" başlıklı 11. maddesinde "Göreve ilk defa alınacakların öğrenim durumlarına göre girebilecekleri ve yükselebilecekleri derece ve kademeler 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesindeki ortak hükümlere göre tesbit olunur."; “Sözleşmeli Personel” başlıklı 16. maddesinde "(Değişik: 30/4/1990 - 90/377 K.) Sözleşmeli personele verilecek aylık ücret, aynı kadro unvanında, kadrolu olarak çalışan emsali personele ödenen derece/kademe aylığı, taban aylığı, kıdem aylığı, ek gösterge, ödenek, özel hizmet tazminatı, çocuk ve aile yardımı toplamından az ve bu meblağın 2 katından fazla olmamak kaydı ile; her bir görev alanı için, görevin hiyerarşideki yeri, önemi, ağırlığı ve güçlüğü ile kuruluşun bütçe imkanları gözönünde bulundurularak, oda ve borsalarda meclisler, Birlik'te ise Yönetim Kurulu tarafından tesbit olunur. Sözleşmeli personel, en çok üç ay süreyle denenmek kaydı ile işe alınır. Deneme süresi sonunda işe devamı idarece uygun görülmeyenlerin sözleşmeleri yenilenmez ve işten çıkarılırlar."; “Atama” başlıklı 18. maddesinde “A) Odalar ve borsalarda: a) Genel katip, yönetim kurullarının inhası ve meclislerin onayı ile, b) Diğer personel yönetim kurullarının kararı ile göreve atanırlar. B) Birlik'de: a) Birlik Genel Katibini, Yönetim Kurulu Başkanının teklifi ile Yönetim Kurulu, b) Müdür muavini ve daha üst ünvanlı personel, Birlik Genel Katibinin teklifi ile Yönetim Kurulu, c) Diğer personeli ise Birlik Genel Katibi doğrudan göreve atar. Personelin işine son verilmesi ve nakillerinde aynı esaslara uyulur. İlk defa göreve alınanlarla, yeniden göreve atananların atamanın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren meşru mazeretleri olmaksızın, en geç 15 gün içinde göreve başlamaları esastır. Aksi halde atama işlemi iptal edilir.” düzenlemeleri yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde de, idari dava türleri arasında sayılan iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış ve bu davaların da idari yargı yerinde görülmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 5174 sayılı Kanun'un Geçici 12. maddesi uyarınca, Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/06/2004 tarihinde oda, borsa, birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devam olunduğu yine 01/06/2004 tarihinden önce, 5590 sayılı Kanun ve Kanun'un 86. maddesi uyarınca çıkarılan Yönetmelik kapsamında kamu personeli statüsünde istihdam edilen sözleşmeli personelin mevcut statüsünü sürdürdüğü, her ne kadar, 5174 sayılı Kanun'un 73. maddesinde "Oda, borsa Birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenler bu Kanunda yer alan hükümler dışında 4857 sayılı İş Kanununa tâbidir." hükmü ile oda personelinin 4857 sayılı İş Kanunu'na göre istihdamı öngörülmüş ise de, İş Kanunu hükümlerinin 5174 sayılı Kanun'da hüküm bulunmayan durumlarda uygulanacağı anlaşılmıştır. Kuruluş amaçları kamu yararı, faaliyet konuları kamu hizmeti olup, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahip olan ve tek taraflı işlemlerle, yeni hukuki durum yarattıkları için personeli de kamu hukukuna tabi olan oda, borsa ve birliklerin kamu hizmeti görmek amacıyla 5590 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde, personeliyle yaptıkları idari sözleşme niteliğindeki uyuşmazlıklara ilişkin davaların görüm ve çözüm yerinin idari yargı yeri olduğu tartışmasızdır. Buna karşılık, 5174 sayılı Kanun'un 73. maddesinde oda, borsa, birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenlerin bu Kanunda yer alan hükümler dışında 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olduğunun Kanun'un Geçici 12. maddesinde ise Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/06/2004 tarihinde oda, borsa, birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devam olunduğunun belirtildiği görülmektedir. Bu bağlamda uyuşmazlıkta davacının fiilen çalışmaya başladığı tarihin 01/06/2004 tarihinden önce olduğu husus gözetildiğinde, 5174 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi ve geçiş maddeleri de dikkate alınarak, davalı idare tarafından davacı hakkında tesis edilen göreve son verme işleminin yargısal denetiminin, 2577 sayılı Kanun'un, “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında tanımlanan iptal davaları kapsamında idari yargı yerlerinde yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 21/10/2019 tarih ve E:2019/581, K:2019/674 sayılı; 02/12/2024 tarih ve E:2023/587, K:2024/562 sayılı; 07/01/2025 tarih ve E:2024/580, K:2025/22 sayılı kararları da bu yöndedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 18/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, ... Ticaret Odasında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, EYT düzenlemesi kapsamında emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 01/06/2004 tarih ve 25479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5174 sayılı "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun "Oda, borsa ve Birlik personeli" başlıklı 73. maddesinde; "Oda, borsa, Birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenler bu Kanunda yer alan hükümler dışında 4857 sayılı İş Kanununa tâbidir.", Geçici 12. maddesinde "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte oda, borsa, Birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devam olunur." şeklinde düzenlemelere yer verildikten sonra, aynı Kanun'un 103. maddesiyle, 08/03/1950 tarih ve 5590 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre, İdarî yargı yerlerinde açılabilen İdarî davaların, bir tarafını idarenin teşkil ettiği ve bunların kamu hukukuna tâbi hukukî uyuşmazlıkları kapsadığı, buna karşın İş Kanunu'na tâbi iş sözleşmelerinin feshinden dolayı işveren ile işçi arasında ortaya çıkan özel hukuka tâbi hukukî uyuşmazlıkların çözüm yerinin iş mahkemeleri olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ... Ticaret Odasında kendi rızasıyla 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi sözleşmeli personel olarak görev yaptığı ve uyuşmazlığın görevine son verilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının iptali isteminden kaynaklandığı ve işçi ile işveren arasında ortaya çıkan özel hukuka tabi bir uyuşmazlık olduğu görüldüğünden, davanın görüm ve çözümünde Adli Yargının görevli olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle bozma yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.