3. Hukuk Dairesi 2010/19746 E. , 2010/21934 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı-k.davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Asıl davada; davacı ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak bağlanan aylık 300 TL tedbir nafakasının a…
**3. Hukuk Dairesi 2010/19746 E. , 2010/21934 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı-k.davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Asıl davada; davacı ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak bağlanan aylık 300 TL tedbir nafakasının aylık 500 TL'ye yükseltilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen davada da davalıya bağlanan 300 TL tedbir nafakasının kaldırılması veya 100 TL indirilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece; her iki davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve k.davalı vekilince temyiz edilmiştir. TMK 197.maddesi gereği ayrı yaşamda haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteyebilir. TMK 200.maddesine göre de "Koşullar değiştiğinde hakim eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemleri kaldırır" hükmü getirilmiştir. Davacı (kadının) yüksekokul mezunu olduğu halde öğrenimine uygun bir iş bulamadığı, ev hanımı olup, herhangi bir gelirinin bulunmadığı, davalının (kocanın) ise; ilkokul öğreteni olup, aylık 1278.00 TL maaşının olduğu anlaşılmıştır. Önceki nafakanın takdir ediliği 9.5.2008 tarihinden bu artırım davasının açıldığı 16.7.2009 tarihi arasında 1 yılı aşkın bir süre geçmiş olması bu süre içinde davacı (kadının) ihtiyaçlarının doğal olarak arttığı ve davalının (kocanın) maaşında da öncekine nisbeten artış olduğu ve paranın da enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu bir gerçektir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, nafakanın en azından TÜİK tarafından yayınladığı ÜFE oranında artırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.