Ceza Genel Kurulu 2014/505 E. , 2017/130 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 03.03.2009 Sayısı : 288-76 Dolandırıcılık suçundan sanık...'ın TCK’nun 157/1 ve 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 125 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Şile Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.03.2009 gün ve 288-76 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince …
**Ceza Genel Kurulu 2014/505 E. , 2017/130 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 03.03.2009 Sayısı : 288-76 Dolandırıcılık suçundan sanık...'ın TCK’nun 157/1 ve 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 125 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Şile Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.03.2009 gün ve 288-76 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 17.06.2013 gün ve 67785-11286 sayı ile TCK'nun 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım hüküm fıkrasından çıkarılmak ve gün adli para cezası adli para cezasına çevrilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına oyçokluğuyla karar verilmiş; Daire Başkanı H. Erol ve Daire Üyesi Ş. Aktı; "Sanığın, aşamalardaki savunmalarında; emlak komisyoncusu olan şikâyetçi ...’e taşınmazın üzerinde haciz olduğunu bildiğini, buna rağmen müşteri bulduğunu beyan ettiği, şikâyetçi ...’in tapu dairesinde görevli tanık ...’ye taşınmazın üzerinde herhangi bir sınırlandırma olup olmadığını sorduğunda tanığın kendisine problemsiz bir arazi olduğunu söylediği yönündeki beyanlarının tanık tarafından doğrulanmaması nedeniyle iddiasının gerçeği yansıtmadığı hususları dikkate alındığında, getirtilen tapu kaydına göre taşınmaz üzerinde haciz olduğunun açıkça anlaşıldığı, şikâyetçilerin tapu kayıtlarının aleni olmasından dolayı basit bir araştırmayla gerek tapu dairesine giderek gerekse internet üzerinden E-devlet kayıtlarıyla bulunduğu bilgisayar ve internet ortamından kendilerine gösterilen taşınmaz üzerinde haciz olduğunu tespit edebilecek konumda bulunmaları nedeniyle denetim olanaklarının ortadan kalkmadığı ve gizlenen durumun hile boyutuna ulaşmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığının hukuki nitelikte olduğu bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından beraat kararı verilmesi gerektiği" görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 26.06.2014 gün ve 219860 sayı ile;