4. Hukuk Dairesi 2013/9336 E. , 2014/4952 K. "" MAHKEMESİ : Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2013 NUMARASI : 2012/552-2013/277 Davacı N.. N.. vekili Avukat M.. L.. tarafından, davalı K.. B.. aleyhine 29/06/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulü…
**4. Hukuk Dairesi 2013/9336 E. , 2014/4952 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2013 NUMARASI : 2012/552-2013/277 Davacı N.. N.. vekili Avukat M.. L.. tarafından, davalı K.. B.. aleyhine 29/06/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davalının temyiz harç ve masraflarına ilişkin adli yardım talebinin 6100 sayılı HMK'nun 336/3. maddesi gereğince kabulüne karar verildikten sonra temyiz incelemesine geçilmiştir. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının sahibi ve yazı işleri müdürü olduğu yerel gazetenin 29.05.2012 ve 05.06.2012 tarihli yayınlarında, kişilik haklarına saldırı niteliğinde haberler yapıldığını belirterek, uğradığı manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, dava konusu haberlerde hakaret içerikli bir ifadenin bulunmadığını belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu yayınlarda kullanılan bir kısım ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği benimsenerek, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.