10. Hukuk Dairesi 2024/8567 E. , 2024/10964 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2168 E., 2024/794 K. KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/332 E., 2021/432 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölg…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8567 E. , 2024/10964 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2168 E., 2024/794 K. KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/332 E., 2021/432 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının SSK ve Bağ-Kur hizmetleri dikkate alınarak tahsis başvurusunda bulunduğunu, 01.10.2002 tarihinden geçerli olmak üzere davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, 2015 yılında davacının SSK hizmetleri geçerli olmadığından yaşlılık aylığının iptal edildiğini, davacının SSK hizmetleri hiç bildirmemiş veya doğru miktarda bildirilmiş olsaydı 01.08.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanmış olacağını belirterek, davacının 01.08.2003 tarihinden geçerli olarak yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğunun ve 01.08.2015 tarihine kadar yaşlılık sigortası kapsamında pasif sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili Kurum aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, Kurum işleminin usul ve kanunlara uygun olarak tesis edildiğini, davacının 06.09.2002 tarihli talebine istinaden 01.10.2002 tarihi itibarıyla aylık bağlandığını, ancak davacının aylık bağlama koşullarından biri olan prim gün sayısını doldurmuş olma koşulunu sağlamadığının sonradan tespit edildiğini, davacının tahsis tarihi itibarıyla 9000 iş gününü doldurmadığını, bu nedenle davacının yaşlılık aylığının kesilerek - iptal edilerek yersiz aldığı aylık ve sağlık giderlerinin davacıdan tahsili gerektiğini, müvekkili Kurum tarafından 2015/12722 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının bu takibe itiraz ettiğini, davacının haksız ve mesnetsiz açılmış davasının reddi gerektiğini savunduğu görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SSİY'nin 57 nci maddesine göre aylığa hak kazanma koşulları yerine gelmediği halde Kurum hatası nedeniyle yanlış aylık bağlandığının sonradan tespit edilmesi halinde, sigortalılara yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidilerek, aylığa hak kazanma koşullarının yerine geldiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tahsis talep şartı aranmadan yeniden aylık bağlanır. Davalı Kurum tarafından bu hüküm gereğince davacıya bağlanmış aylık kesilmeksizin 56 yaşını tamamlayacağı tarihi takip eden aybaşı olan 01.08.2003 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerekmektedir gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 01.08.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğunun ve 01.08.2015 tarihine kadar yaşlılık sigortası kapsamında pasif sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum Başkanlığı istinaf dilekçesinde; davacının SSK hizmetlerinin ... isimli başka bir sigortalıya ait olduğunun tespit edilmesi üzerine aylıklarının iptal edildiğini, davacıya yersiz ödeme çıkarıldığını, Kurum tarafından icra takibi yapıldığını, açılan itirazın iptali davasının Tekirdağ İş Mahkemesinin 2017/224 Esas sayılı dosyasında müvekkili lehine sonuçlandığını, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Sigorta İşleri Yönetmeliğinin 57 nci maddesine göre aylığa hak kazanma koşulları yerine gelmediği halde Kurum hatası nedeniyle yanlış aylık bağlandığının sonradan tespit edilmesi halinde, sigortalılara yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidilerek, aylığa hak kazanma koşullarının yerine geldiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tahsis talep şartı aranmadan yeniden aylık bağlanır hükmü bulunduğu, davacının 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükmü gereği 56 yaşını takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Kurum kayıtları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.